Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1324 E., 2025/198 K.

Yargıtay · 6. Ceza Dairesi · E. 2023/1324 · K. 2025/198 · 07.01.2025

Ceza Hukuku Oy çokluğu Tehdit Hırsızlık Yağma

Kısa özet

Bu davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.

Karar oy çokluğuyla verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1324, K. 2025/198, T. 07.01.2025
Mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 289, 302/1, 288, 302/2); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 37/1)
Hüküm
Bozma — oy çokluğu
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 6. Ceza DairesiBozma
    Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dosyanın, aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

Uyuşmazlık ve gerekçe

6. Ceza Dairesi 2023/1324 E. , 2025/198 K. HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;

Atıf yapılan mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 289, 302/1, 288, 302/2)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 37/1)

Karar metninin tamamı

6. Ceza Dairesi 2023/1324 E. , 2025/198 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2093 E., 2022/2421 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi göz önüne alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi göz önüne alınarak sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ... ve mağdur ...’ın suç tarihinden önce tanıştıkları, görüştükleri dönem içerisinde sanık ...’in mağdur ...'a borç paralar verdiği, ancak mağdur ...’ın sanık ...’e borcunu ödemediği, olay tarihinde mağdurlar ... ve ...'nin araçla Gümüşhane ilinden ... iline doğru yola çıktıkları, bir süre sonra yolda sanıklar bulundukları aracım mağdurların bulunduğu aracı durdukları, sanıklar ... ve ...'nın araçtan inerek mağdur ...'ı kendi araçlarına bindirdikleri, sanıklara ait araçta sanık ...’in mağdur ...'a “benim 5.000,00 TL alacağım var, getirmezsen Gümüşhane’de sizi barındırmam” dediği, bu sırada sanık ...’un da mağdur ...'ın yanında oturduğu, sanık ...'un mağdur ...'a sarılıp onu tuttuğu, sanıkların mağdur ...'ın üzerinde bulunan 1.000,00 TL parayı aldıkları, ardından sanık ...’in mağdur ...’un yanına gittiği ve telefonunu istediği, mağdurun vermek istememesi üzerine “... sevgilin değil mi, bir şey olmasını istemiyorsan ver” şeklinde tehditte bulunduğu ve mağdur ...’a ait telefonu elinden aldığı olayda; sanıkların mağdur ...'dan para tahsili konusunda anlaşmalarının bulunduğu, sanık ...'in ani kastla gerçekleştirdiği mağdur ...'ye yönelik eylemlerinin basit tehdit ve hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanık ...'in mağdur ...'ye yönelik eylemleri üzerinde sanık ...'un fiili hakimiyetinin bulunmadığı ve eylemlere katılmadığının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında beraat; sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık ve basit tehdit suçlarından mahkûmiyet kararları verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dosyanın, aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 gününde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) K A R Ş I O Y: Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ... ve mağdur ...’ın suç tarihinden önce tanıştıkları, sanık ...’in mağdur ...'a borç verdiği ancak mağdur ...’ın sanık ...’e borcunu ödemediği, olay tarihinde mağdurlar ... ve ...'nin araçla Gümüşhane’den Trabzon’a doğru trafikte seyir halinde bulundukları sırada sanıkların kullandıkları araç ile mağdurların bulunduğu aracın önünü keserek durdurdukları, sanıklar ... ve ...'nın araçtan inerek mağdur ...'ı kendi araçlarına bindirdikleri, sanık ...’in mağdur ...'a “benim 5.000,00 TL alacağım var, getirmezsen Gümüşhane’de sizi barındırmam” dediği, bu sırada sanık ...’un da mağdur ...'ın yanında oturduğu, sanık ...'un mağdur ...'a sarılıp onu tuttuğu, sanıkların mağdur ...'ın üzerinde bulunan 1.000,00 TL parayı aldıkları, ardından sanık ...’in mağdur ...’un yanına gittiği ve telefonunu istediği, mağdurun vermek istememesi üzerine “... sevgilin değil mi, bir şey olmasını istemiyorsan ver” şeklinde tehditte bulunduğu ve mağdur ...’a ait telefonu elinden aldığı anlaşılan olayda; kabul edilen oluş bütün halinde değerlendirildiğinde; sanık ...’in mağdur ...’a yönelik sarfettiği sözlerin yağma suçunun unsuru olan tehdit niteliğinde kabul edilmesi gerektiği, bununla birlikte sanık ...’in mağdur ...’a yönelik eylemini gerçekleştirdiği sırada sanık ...’un mağdur ...’a sarılarak engel olduğu, bu anlamda suçun icrasında üstlendiği rol ve katkı nazara alındığında önceden yaptıkları plan ve iş birliği doğrultusunda hareket ederek fiil üzerinde hakimiyet kurduğunun kabul edilmesi gerektiğinden sanık ...’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. kapsamında müşterek fail olarak yağma suçunu işlediği kanaatinde olduğumdan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun (II) numaralı bozma kararına iştirak etmiyorum.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 0b7909d773e7d087a585af86ef0488ffda19a3422d09cb15f4aa665a560c06b0

Son alınma: 07.11.2026 03:14 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış tehdit kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.