Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/11434 E., 2025/182 K.
Yargıtay · 6. Ceza Dairesi · E. 2023/11434 · K. 2025/182 · 07.01.2025
Ceza HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Sanık hakkında silahla tehdit ve cinsel taciz suçlarından verilen beraat hükmü temyiz edildi. Yargıtay, her iki suç yönünden 8 yıllık olağan dava zamanaşımının temyiz incelemesine gelindiğinde dolduğunu belirleyerek hükmü bozdu ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verdi. Karar oy birliğiyle verildi.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu dosyada yerel mahkeme sanık hakkında beraat (suçun sabit görülmemesi) kararı vermişti. Karar temyiz edilince dosya Yargıtay’a geldi.
Yargıtay, dosyaya bakarken davanın zaman aşımına (kanunda öngörülen sürenin dolması nedeniyle artık davanın devam edememesi) uğrayıp uğramadığına baktı. Tehdit suçu için son zamanaşımını kesen işlem olarak 15.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı, cinsel taciz suçu için ise 25.02.2015 tarihli sanık savunması esas alındı.
Yargıtay, bu tarihlerden temyiz incelemesi gününe kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin geçtiğini söyledi. Bu nedenle alt mahkemenin hükmünü bozdu ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verdi.
Pratikte bunun anlamı şu: Yargıtay, davanın esasını tartışmadan, sürenin dolduğu için artık yargılamanın devam edemeyeceğine hükmetti. Karar oy birliğiyle verildi.
§Avukat için özet
Asliye Ceza Mahkemesince silahla tehdit ve cinsel taciz suçlarından beraat hükmü kurulmuş; hüküm katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, ön incelemede 6723 sayılı Kanun m. 33 ile değişik 5320 sayılı Kanun m. 8 uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK m. 305 kapsamında kararın temyize tabi olduğunu, 5271 sayılı CMK m. 260/1 uyarınca temyiz hakkı ve yetkisinin bulunduğunu, 1412 sayılı CMUK m. 310 anlamında süresinde başvuru yapıldığını ve m. 317 yönünden red nedeni bulunmadığını tespit etmiştir.
Esasa girildiğinde Daire, tehdit ve cinsel taciz suçları bakımından 5237 sayılı TCK m. 106/2 ve m. 105/2 uyarınca belirlenen ceza türü ve üst haddine göre TCK m. 66/1-e’de öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. TCK m. 67/2-d kapsamında zamanaşımını kesen son işlemin tehdit suçu bakımından 15.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı, cinsel taciz suçu bakımından 25.02.2015 tarihli sanık savunması olduğu belirtilmiş; bu tarihlerden temyiz incelemesine kadar 8 yıllık sürenin dolduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle 1412 sayılı CMUK m. 321 uyarınca bozma, 322/1-1 uyarınca yeniden yargılama gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK m. 223/8 gereği kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararlaştırılmıştır. Tebliğname’ye aykırı olarak verilen karar oy birliğiyledir.
Künye
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/11434, K. 2025/182, T. 07.01.2025
Mevzuat
6723 sayılı Kanun (m. 33); 5320 sayılı Kanun (m. 8); 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (m. 310, 321); 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 260, 223); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 67)
Gerekçe özü
“Sanığın tehdit ve cinsel taciz suçlarından yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 105 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.”
“5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin tehdit suçu için 15.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı, cinsel taciz suçu için 25.02.2015 tarihli sanık savunması olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 6. Ceza DairesiBozma
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü…
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Sanığın tehdit ve cinsel taciz suçlarından yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 105 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin tehdit suçu için 15.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı, cinsel taciz suçu için 25.02.2015 tarihli sanık savunması olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
6. Ceza Dairesi 2023/11434 E. , 2025/182 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Atıf yapılan mevzuat
6723 sayılı Kanun (m. 33)
5320 sayılı Kanun (m. 8)
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (m. 310, 321)
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 260, 223)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 67)
¶Karar metninin tamamı
6. Ceza Dairesi 2023/11434 E. , 2025/182 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/116 E., 2021/784 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, cinsel taciz
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Sanığın tehdit ve cinsel taciz suçlarından yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 105 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin tehdit suçu için 15.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı, cinsel taciz suçu için 25.02.2015 tarihli sanık savunması olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.