Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9824 E., 2025/418 K.
Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/9824 · K. 2025/418 · 13.01.2025
İş HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı bozdu; incelenen temel soru: tavzih talebi istemine ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava şu taleple açılmış:
Davacı vekili dava dilekçesinde; hüküm fıkrasında davacının 29.05.2001-02.06.2001 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptali şeklinde hüküm kurulduğunu, iptali gereken sürenin 29.05.2001-30.06.2001 tarihleri olduğunu ileri sürerek maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davalı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: tavzih talebi istemine ilişkindir.
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesi kapsamında değerlendirilerek tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş ise de kesinleşmiş karar karşısında tavzih yolu ile taraflara tanınan hak ve borçlar genişletilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9824, K. 2025/418, T. 13.01.2025
İlgili mahkemeler
Ankara 33. İş Mahkemesi
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davalı
Uyuşmazlık
tavzih talebi istemine ilişkindir
Mevzuat
5510 sayılı Kanun (m. 2001/2); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 305); 506 sayılı Kanun
Gerekçe özü
“Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesi kapsamında değerlendirilerek tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş ise de kesinleşmiş karar karşısında tavzih yolu ile taraflara tanınan hak ve borçlar genişletilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.”
Hüküm
Kaldırma (bölge adliye mahkemesi kararı), Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf Kurum kayıtlarında gözüken 33 günlük 4/a sigortalılığının iptalini talep ettiği, Mahkemece verilen karar da istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleştiği, davacıya ait hizmet döküm cetvelinde 33 günlük hizmetin bulunduğu ve bu hizmete ilişkin Kurumun bazı belgelerinde tarihin 29.05.2001-02.06.2001 tarihleri olarak yazılı old…
↺
Yargıtay 10. Hukuk DairesiBozma
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi ek kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesi kapsamında değerlendirilerek tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş ise de kesinleşmiş karar karşısında tavzih yolu ile taraflara tanınan hak ve borçlar genişletilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, tavzih talebi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 6100 sayılı Kanun'un 304 ve 305. madde hükümleridir.
10. Hukuk Dairesi 2024/9824 E. , 2025/418 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi Taraflar arasındaki tavzih talebi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ek kararla tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Atıf yapılan mevzuat
5510 sayılı Kanun (m. 2001/2)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 305)
506 sayılı Kanun
¶Karar metninin tamamı
10. Hukuk Dairesi 2024/9824 E. , 2025/418 K.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/338 E., 2024/543 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/366 E., 2020/142 K.
Taraflar arasındaki tavzih talebi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ek kararla tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; hüküm fıkrasında davacının 29.05.2001-02.06.2001 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptali şeklinde hüküm kurulduğunu, iptali gereken sürenin 29.05.2001-30.06.2001 tarihleri olduğunu ileri sürerek maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK 305/A maddesi uyarınca taraflardan her biri nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebileceği, davacı davalı ... yanında çalışmadığını ancak adına 29.05.2001 tarihinden itibaren hizmet bildiriminde bulunulduğunu ileri sürerek, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptalini talep ettiği, Mahkemece ... adına kayıtlı 1074782 sicil sayılı iş yerinde çalışmadığı kabul edilerek, davacının iş yerinden bildirilen hizmetinin iptaline karar verildiğini davacının hizmet döküm cetveline göre 5510 sayılı Kanun kapsamında 2001/2. dönemden 1074782 sicil sayılı iş yerinden 33 gün hizmet bildirimi bulunduğu, Mahkemece iptal edilen hizmet 33 gün süreli hizmet olup, 29.05.2001-30.06.2001 tarihleri arasındaki süreye denk gelmesine rağmen maddi hata ile 29.05.2001-02.06.2001 tarihlerinin yazıldığını, iptal edilen hizmet ile sürenin uyumsuz olması nedeniyle maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin Mahkemenin 20.10.2020 tarihli kararında hüküm fıkrasının 1. maddesinin hükümden çıkartılarak yerine 1. madde olarak "davacının 29.05.2001 - 30.06.2001 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamındaki 4/1a sigortalılığının iptaline," cümlesinin eklenmesine, karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf yoluna başvuran davalı Kurum vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf Kurum kayıtlarında gözüken 33 günlük 4/a sigortalılığının iptalini talep ettiği, Mahkemece verilen karar da istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleştiği, davacıya ait hizmet döküm cetvelinde 33 günlük hizmetin bulunduğu ve bu hizmete ilişkin Kurumun bazı belgelerinde tarihin 29.05.2001-02.06.2001 tarihleri olarak yazılı olduğu ve mahkemece de kesinleşen kararda bu tarihlerin esas alındığı ortada olduğu, ancak davacı adına 2001/1 dönemde 33 günlük hizmet olup, bu hizmetin iptali talep edildiği, kesinleşen kararda tarihin hatalı olması nedeniyle hüküm fıkrasında maddi hata yapıldığı, dolayısıyla bu maddi hata nedeniyle oluşan yanlışlığın düzeltilmesine yönelik mahkeme kararı yerinde olduğu, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tavzih talebi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 6100 sayılı Kanun'un 304 ve 305. madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305-306. maddeleri bir hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceklerini düzenlenmiştir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Zira tashihte, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile benzeri açık hatalar düzeltilebilir (HMK m.304).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/A maddesinde ise “(1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Davacı, 29.05.2001-30.06.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında kalan 1074782 iş yeri numaralı ... kıraathane iş yerinden bildirilen 33 gün çalışmasının iptalini talep ettiği, mahkemece 29.05.2001-02.06.2002 tarihleri arasındaki 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetinin iptaline karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın onararak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesi kapsamında değerlendirilerek tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş ise de kesinleşmiş karar karşısında tavzih yolu ile taraflara tanınan hak ve borçlar genişletilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi ek kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi ek kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 07:38 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.