İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1067 E., 2025/4 K.
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2024/1067 · K. 2025/4 · 03.01.2025
Ticaret Hukukuİlk derece mahkemesiKesinleşmediOy birliği
Bu bir ilk derece mahkemesi kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Davacı, ortaklıktan ayrıldığı şirketle bağlantısının kalmadığının ve vergi dairesine çıkış durumunun bildirilmesinin tespitini istedi. Mahkeme, dava dilekçesinde HMK m. 119’daki zorunlu unsurların bulunmadığını ve özellikle husumetin kime yöneltildiğinin açık olmadığını belirterek davayı usulden reddetti. Karar oy birliğiyle verildi ve istinaf yolu açık bırakıldı.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı, bir şirketle artık ilişkisinin kalmadığını ve bunun vergi dairesi tarafında da dikkate alınmasını istemiş. Yani mesele, şirket ortaklığından ayrılmış olmasına rağmen kayıtlarda hâlâ sorumlu görünmesiyle ilgili bir talep üzerine başlamış.
Mahkeme, davanın içeriğine girmedi. Çünkü dava dilekçesinde olması gereken bazı temel bilgiler eksikti. Özellikle davanın kime yöneltildiği açık değildi; bu yüzden mahkeme, ortada usule uygun bir dava dilekçesi bulunmadığını söyledi. Dilekçede ayrıca bazı zorunlu bilgiler ve açıklamalar da yer almıyordu.
Bunun sonucu olarak mahkeme, davayı esastan incelemeden usulden reddetti. Bu karar, mahkemenin davacının anlattığı uyuşmazlığın doğru ya da yanlış olduğuna bakmadan, dava açma şeklinin uygun olmadığına karar verdiği anlamına gelir. Karar oy birliğiyle verildi ve tebliğden sonra iki hafta içinde istinaf (bölge adliye mahkemesine başvuru) yolu açık bırakıldı.
§Avukat için özet
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E. 2024/1067, K. 2025/4 sayılı kararında uyuşmazlık, ortaklık payı alacağının tahsili kaynaklı olarak sunulan dilekçenin dava şartlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmıştır. Davacı, 2006 yılında ortaklıktan ayrıldığını, şirket ortaklarının ticari usul ve kurallara aykırı işlemlere karıştığını, ortaklık devrinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmediğini ve bu nedenle Vergi Dairesinde yükümlü görünmeye devam ettiğini ileri sürmüştür.
Mahkeme, dilekçenin HMK m. 119’daki zorunlu unsurları taşımadığını tespit etmiştir. Özellikle davacı taraf, davalıyı ve husumetin yöneldiği kişiyi açıkça belirtmemiş; dava şirkete mi, ortaklara mı yöneltildiği anlaşılmamıştır. Ayrıca davalının adres/kimlik/MERSİS gibi ayırıcı unsurlarının da yer almadığı, bu eksikliklerin HMK m. 119/2 kapsamında süre verilerek giderilebilecek türden olmadığı kabul edilmiştir.
Kararda, HMK m. 119/2 kapsamında düzeltilebilir görülebilecek vakıa, delil ve hukuki sebep eksiklikleri bulunsa da, bunların yanında dava dilekçesinin temel unsurlarının yokluğu nedeniyle hukuki yarar olmadığı vurgulanmıştır. HMK m. 194’e de atıf yapılarak vakıaların somutlaştırılması ve delillerin gösterilmesi yükümlülüğünün yerine getirilmediği belirtilmiştir.
Sonuçta dava, husumet yöneltilmemesi ve HMK m. 119 şartlarının gerçekleşmemesi nedeniyle usulden reddedilmiştir. Gerekçeli kararda yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, karara karşı tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık tutulmuştur. Kayıtta karşı oy bulunmamaktadır.
Künye
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1067, K. 2025/4, T. 03.01.2025
Hüküm
Davanın usulden reddi — oy birliği, kesinleşmedi (kaynağa göre)
Pratik sonuç
Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; kesin olarak verilen kararlar bunun dışındadır.
→Yargılama süreci
•
İzmir 5. Asliye Ticaret MahkemesiDavanın usulden reddi
119/2’ye göre giderilmesi mümkün olmadığı tespit edilmekle davanın usulden reddine,
¶Karar metninin tamamı
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1067 Esas
KARAR NO : 2025/4
TALEP : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
TALEP TARİHİ : 16.12.2024
KARAR TARİHİ : 03.01.2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ...’ın 16.12.2024 harç tarihli el yazısı ile yazılan dava dilekçesinde; davalı olarak göstermediği ... Ltd Şti'den 2006 yılında ortaklığından ayrıldığını, bu şirketin ortaklarının ticari usul ve kurallara aykırı olarak çeşitli takip ve hukuksuz işlere karıştığını, firmadaki ortakların devrinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmediğinden Vergi Dairesinde yükümlü olarak kaldığını belirterek Vergi Dairesine çıkış kararının tebliğine ve şirketle bağlantısı olmadığına karar verilmesine ilişkin talepte bulunmuştur.
Davacı dava dilekçesinde HMK m 119'da yer alan şartları taşımayan bir dilekçe ile talepte bulunmuştur. Dilekçede davacı taraf, davalı taraf, davacının kimlik numarası, davalının TC kimlik numarası, davalı şirket ise mersis numarası, kayıtlı Ticari Merkezi, sicile kayıtlı olduğu bölge ve adresi, davacının dayandığı bütün vakıaların sıra numarası ile açıklaması ve özeti, iddia ettiği vakıaları ispatlayacak delilleri, dayanılan hukuki sebepler, açık bir şekilde netice ve talep kısmı yer almamıştır.
Öncelikle davacı davayı kime açtığını, kime husumet yönelttiğini belirtmemiştir. Dava konusu şirkete karşı mı ? yoksa bu şirketin ortaklarına karşı mı ? açıldığı belirtilmemiştir. Bu durum HMK m. 119/2 fıkrada yer alan davacıya süre verilerek düzeltilebilecek hususlardan değildir.
Davacı taraf dava dilekçesinde HMK m. 119'da yer alan davalının adres / kimlik numaraları / mersis numarası gibi ayırıcı unsurları da dilekçesine yazmamıştır. Yine bu unsurlarda HMK m. 119/2 fıkra gereğince davacıya süre verilerek düzeltilebilecek hususlardan değildir.
Davacının dilekçesinde HMK m. 119/2 fıkra kapsamına girip düzeltilebilecek olan “e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.” ile “f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği” ve “g) Dayanılan hukuki sebepler.” de bulunmamaktadır. Bu eksiklikler davacıya süre verilerek düzeltilebilecek ise de; diğer unsurların bulunmamış olması nedeniyle bu eksikliklerin giderilmesinde hukuki yarar yoktur.
Davacının dilekçesinde netice ve talep kısmında ise açık bir şekilde talep sonucu belirtilmemiş “ortaklığın sonuçlandığı tarihten itibaren hiçbir sorumluluk kabul etmediğini” ve bu tarihten sonra “ortaklıktan çıkış kararının İzmir Kordon Vergi Dairesine bildirilmesini” talep etmiş olup, bu talepler hukuki bir sonucu ihtiva etmeyip verilecek karar sonucunda kararın uygulanmasına ilişkin sonuçlardandır. Kaldı ki; verilecek olan kararla bunların uygulanmasını davacının bizatihi talep etmesi de mümkündür.
Ayrıca HMK m. 194 e göre “ (1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.” hükmüne göre davacının dayandığı vakaları somutlaştırması ve delilleri göstererek hangi vakıayı hangi delille ispatladığını belirtmesi de gerekmektedir.
Mevcut duruma göre davacının dava açarken husumeti kime yönelttiğini belirtmediği, husumet belirtmeksizin dava açtığı, hasımsız olarak dava açtığı tespit edilmekle, HMK m. 119/2'deki şartların gerçekleşmediği belirlenmiştir. Yine dava dilekçesinde diğer unsurların da bulunmadığı anlaşılmış olmakla; davanın bu eksiklikler giderilerek yeniden açılması mümkün olduğundan ve gerekli unsurları taşımayan bir dilekçe ile dava açıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının HMK m.119 da yer alan dava dilekçesindeki şartları taşımadığı, husumetin yöneltilmediği HMK m. 119/1-b’deki davalının yer almadığı ve bu eksikliğin HMK m. 119/2’ye göre giderilmesi mümkün olmadığı tespit edilmekle davanın usulden reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan dava dosyasına yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacının yokluğunda gerekçeli kararın davacıya tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/01/2025
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.