Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı bozdu.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davalı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: husumet itirazında bulunduklarını, davacının kıdem tazminatı alacağının bulunmadığını, davacıya 4.631,02 USD kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını ve davacıya 13.03.2015 tarihinde usulüne uygun fesih ihbarı yapılmasına rağmen ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu.
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/13723, K. 2025/134, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davalı
Talepler
fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile proje bazlı olarak çalıştığını, müvekkili Şirkette 21.05.2011-04.12.2011 tarihleri arasında çalıştığını, işin sona ermesi neticesinde iş sözleşmesine son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, davacının ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davacıya 13.03.2015 tarihinde usulüne uygun fesih ihbarı yapılmasına rağmen ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
4. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini,
5. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanları dikkate alındığından ve sunulan ücret bordroları değerlendirilmediğinden bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını,
6. Davacının yaptığı fazla çalışmaya karşılık ücretinin ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Mevzuat
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (m. 2)
Gerekçe özü
“Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli kararı ile; uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
↺
Yargıtay 9. Hukuk DairesiBozma
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. Hukuk Dairesi 2024/13723 E. , 2025/134 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışı şantiyelerinde 2009-2015 tarihleri arasında kalıpçı formeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından usulüne uygun ihbar öneli verilmeksizin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacının kıdem tazminatı alacağının bulunmadığını, davacıya 4.631,02 USD kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, 3. Davacıya 13.03.2015 tarihinde usulüne uygun fesih ihbarı yapılmasına rağmen ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 4. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, 5. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanları dikkate alındığından ve sunulan ücret bordroları değerlendirilmediğinden bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, 6. Davacının yaptığı fazla çalışmaya karşılık ücretinin ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, davalının, davacının alacaklarından sorumlu olup olmadığı, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması hususlarına ilişkindir.
Atıf yapılan mevzuat
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (m. 2)
¶Karar metninin tamamı
9. Hukuk Dairesi 2024/13723 E. , 2025/134 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/273 E., 2024/260 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışı şantiyelerinde 2009-2015 tarihleri arasında kalıpçı formeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından usulüne uygun ihbar öneli verilmeksizin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile proje bazlı olarak çalıştığını, müvekkili Şirkette 21.05.2011-04.12.2011 tarihleri arasında çalıştığını, işin sona ermesi neticesinde iş sözleşmesine son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, davacının ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli kararı ile; uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü kapsamında taraflar arasında davacının 15.12.2011-08.05.2015 tarihleri arasındaki üçüncü çalışma dönemi yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan, dava konusu alacakların ait olduğu söz konusu çalışma dönemi hakkında Afganistan hukukunun uygulanması gerektiği, gerekirse Afganistan hukukunda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ve bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Afganistan İslam Emirliği Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürlüğü Hukuk, Suç ve Tutuklu İşleri Genel Müdür Yardımcılığı Hukuk Masasına ait 07.09.2022 tarihli ve 78 sayılı yazısında Afganistan ülkesinde işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklara uygulanacak olan 131, 132 ve 133. maddelerin bildirildiği, buna göre çalışılan ülke mevzuatında dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir hukuki düzenlemenin bulunmadığı, bu hâliyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk hukukuna göre çözümlenmesi gerektiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğunu ispat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Husumet itirazında bulunduklarını,
2. Davacının kıdem tazminatı alacağının bulunmadığını, davacıya 4.631,02 USD kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını,
3. Davacıya 13.03.2015 tarihinde usulüne uygun fesih ihbarı yapılmasına rağmen ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
4. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini,
5. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanları dikkate alındığından ve sunulan ücret bordroları değerlendirilmediğinden bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını,
6. Davacının yaptığı fazla çalışmaya karşılık ücretinin ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, davalının, davacının alacaklarından sorumlu olup olmadığı, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması hususlarına ilişkindir.
Dairemizin bozma kararında; davacının 15.12.2011-08.05.2015 tarihleri arasındaki üçüncü çalışma dönemi yönünden Afganistan hukukunun uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafın 20.5.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunduğu 07.09.2022 tarihli ve 78 sayılı Afganistan İslam Emirliği Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürlüğü Hukuk, Suç ve Tutuklu İşleri Genel Müdür Yardımcılığı Hukuk Masasının; “2008 yılında 966 sayılı resmi gazetede yayımlanan iş kanunun 131,132 ve 133 maddeleri, işçi ve işveren konusunda aşağıdaki hususları içermektedir.
131.madde;
1-Kurum ile işçi veya stajyer arasındaki işten kaynaklanan uyuşmazlık, idare ile işçi veya stajyer arasında iş bu kanun, ilgili mevzuat hükümleri ve iş sözleşmeleri esas alınarak doğrudan yapılacak bir anlaşmayla çözüme kavuşturulabilir.
2-İşten kaynaklanan uyuşmazlık kurum ve işçi veya stajyer tarafından çözülemezse konu birinci aşamada kuruma ait uyuşmazlık çözüm komisyonu, ikinci aşamada iş uyuşmazlıkları yüksek çözüm komisyonu, aksi takdirde yetkili mahkeme tarafından çözüme kavuşturulmaktadır.
132.madde:
İşçinin hukuka aykırı olarak işten uzaklaştırılması ve uyuşmazlık çözüm komisyonlarının kararından sonra ilgili mahkemenin hükmüne göre ayrılma süresini kapsayan maaşı ve diğer hakları kendisine ödenir.
133.madde:
İş uyuşmazlığı çözüm komisyonlarının oluşumu, oluşumu ve İş uyuşmazlıklarının nasıl ele alınacağı ile ilgili hususlar ilgili mevzuat belgesine göre düzenlenir” şeklindeki yazısına dayanılarak çalışılan ülke mevzuatında dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir hukuki düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle 15.12.2011-08.05.2015 tarihleri arasındaki üçüncü çalışma dönemi yönünden de Türk hukuku uygulanarak karar verilmiştir.
5718 sayılı Kanun'un 2. maddesi; "(1) Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Hâkim, yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir.
(2) Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde, Türk hukuku uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere 5718 sayılı Kanun'un 2/2 hükmü uyarınca; yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde Türk hukukunun uygulanacağı düzenlenmiş ise de İlk Derece Mahkemesince Afganistan iş mevzuatı bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın sadece davacı tarafın sunduğu yazıya itibar edilerek Türk hukukunun uygulandığı, bu hâliyle Dairemiz bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği ve eksik incelemeyle karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; davalı tarafa da uyuşmazlık konusuna ilişkin tercüme edilmiş kanun maddelerini, ilgili bilgi ve belgeler ile olayın çözümü için gerekli olan tüm dokümanları sunması için süre ve imkân tanınması, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne yöntemine uygun bir biçimde yazı yazılarak davacının 15.12.2011-08.05.2015 tarihleri arasındaki çalışma dönemindeki değişiklikleri de içerecek şekilde Afganistan İş Kanunu ve ilgili mevzuatın tüm maddeleri ile bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi, sonucuna göre yeniden değerlendirme yapılmasıdır.
Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 05:45 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış fazla çalışma ücreti kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.