Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/11872 E., 2025/116 K. — alacak

Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/11872 · K. 2025/116 · 08.01.2025

İş Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Alacak talebiyle açılan davada bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırıp davayı reddetmiş. Yargıtay temyiz istemini reddetti ve kararı düzelterek onadı; incelenen temel soru: iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada alacak talep etmiş.

Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davanın kendisine yöneltilemeyeceğini (husumet itirazı) ileri sürmüş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp davayı reddetmiş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: işten çıkış emrinin düzenlenmemiş olması nedeniyle dava açma süresinin başlamadığını, sürenin yeniden başlatılması gerektiğini, rusya iş mevzuatında Türk hukukundaki gibi zamanaşımı ve hak düşürücü süre düzenlemesi bulunmadığını, işçinin hakkının ihlal edildiğini öğrendiği tarihin ispat… ve rusya iş mevzuatındaki sürelerin nazara alınmasının hak arama hürriyetini kısıtlayıcı mahiyette olduğunu.

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı.

Yargıtay kararında birden fazla sonuç var (temyiz isteminin reddi ve düzeltilerek onama); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de Bölge Adliye Mahkemesince; söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmü uyarınca sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar ve…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/11872, K. 2025/116, T. 08.01.2025
İlgili mahkemeler
Ankara 21. İş Mahkemesi
Yargılama yolu
İstinaf: kaldırma ve ret · Temyiz eden: davacı
Talepler
alacak
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu alacak kalemlerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz sebepleri
1. İşten çıkış emrinin düzenlenmemiş olması nedeniyle dava açma süresinin başlamadığını, sürenin yeniden başlatılması gerektiğini,
2. Rusya iş mevzuatında Türk hukukundaki gibi zamanaşımı ve hak düşürücü süre düzenlemesi bulunmadığını, işçinin hakkının ihlal edildiğini öğrendiği tarihin ispatına ilişkin yükümlülüğün işverene ait olduğunu, kamu düzeni ve emredici kurallar çerçevesinde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
3. Rusya iş mevzuatındaki sürelerin nazara alınmasının hak arama hürriyetini kısıtlayıcı mahiyette olduğunu ileri sürmüştür.
Uyuşmazlık
iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı
Mevzuat
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (m. 2); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin, Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.”
“Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de Bölge Adliye Mahkemesince; söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmü uyarınca sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar ve…”
Hüküm
Temyiz isteminin reddi, Düzeltilerek onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm düzeltilerek onandı; düzeltilen kısım dışında karar aynen kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)Kararı kaldırıp davayı reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
  2. ✓
    Yargıtay 9. Hukuk DairesiDüzeltilerek onama, Temyiz isteminin reddi
    1.Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı soruiş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı.
Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin, Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de Bölge Adliye Mahkemesince; söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmü uyarınca sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar ve…
2. Rusya iş mevzuatında Türk hukukundaki gibi zamanaşımı ve hak düşürücü süre düzenlemesi bulunmadığını, işçinin hakkının ihlal edildiğini öğrendiği tarihin ispatına ilişkin yükümlülüğün işverene ait olduğunu, kamu düzeni ve emredici kurallar çerçevesinde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 3. Rusya iş mevzuatındaki sürelerin nazara alınmasının hak arama hürriyetini kısıtlayıcı mahiyette olduğunu ileri sürmüştür. Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin, Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de Bölge Adliye Mahkemesince; söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmü uyarınca sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (m. 2)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karar metninin tamamı

9. Hukuk Dairesi 2024/11872 E. , 2025/116 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1505 E., 2024/1662 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/597 E., 2024/108 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007-2015 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini ve müvekkilinin Türkiye'ye gönderildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ile genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu alacak kalemlerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.İşten çıkış emrinin düzenlenmemiş olması nedeniyle dava açma süresinin başlamadığını, sürenin yeniden başlatılması gerektiğini, 2. Rusya iş mevzuatında Türk hukukundaki gibi zamanaşımı ve hak düşürücü süre düzenlemesi bulunmadığını, işçinin hakkının ihlal edildiğini öğrendiği tarihin ispatına ilişkin yükümlülüğün işverene ait olduğunu, kamu düzeni ve emredici kurallar çerçevesinde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 3. Rusya iş mevzuatındaki sürelerin nazara alınmasının hak arama hürriyetini kısıtlayıcı mahiyette olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı noktalarında toplanmaktadır. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara, 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, Ankara, 2021, s.127). Buna göre Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde sözü edilen sürelerin, Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de Bölge Adliye Mahkemesince; söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmü uyarınca sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “hak düşürücü süre nedeniyle” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 4fcbea8f9f59aac671c111b91c912038e22b33b7c9968cfd272835b8e60371d7

Son alınma: 07.11.2026 06:31 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.