Boşanma talebiyle açılan davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada boşanma talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adli…
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6839, K. 2025/93, T. 14.01.2025
İlgili mahkemeler
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · Mersin 6. Aile Mahkemesi · Mersin 2. Aile Mahkemesi
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret
Talepler
boşanma
Savunma
Davalılar vekilleri, davanın reddini talep etmiştir.
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adli…”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında açıklandığı üzere taraflar arasında mal paylaşımına ilişkin davanın derdest olduğu, davacının iddialarının bu dava dosyası kapsamında tartışılıp değerlendirilebileceği, davacının işbu davanın açılmasında hukuki menfeatinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı t…
✓
Yargıtay 11. Hukuk DairesiOnama
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğ…
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adli…
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ın 1998 yılında evlendiğini, 30.11.2018 tarihinden bu yana Mersin 6. Aile Mahkemesinin 2018/933 E. sayılı dosyası üzerinden boşanma davalarının devam ettiğini, boşanma kararının ardından davalının mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini ve ortağı olduğu diğer davalı şirketlerdeki hisselerini muvazaalı olarak ortaklarına veya güvendiği üçüncü kişilere devrederek müvekkilinden mal kaçırmaya başladığını, nitekim davalının, Mersin 6. Aile Mahkemesinin 2018/933 E. sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunda 10 yıl önce planlar yapıp mal varlıklarını şirketlere aktardığını, kendisini zarar etmiş olarak da gösterebileceğini, tüm malvarlığını şirket üzerine yaptığını kendi adına almadığını ifade ettiğini, ayrıca devam eden birçok projelerinin olduğunu da kabul ettiğini, davalı ... 'nın, 23.12.2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde (TTSG) yayımlanan kararla ... Boya İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerini Mersin ... Teknik Yalıtım İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne devrettiğini, 30.12.2019 tarihinde TTSG'de yayımlanan karar ile ise ... Boya İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti.'ni Mersin ... Teknik Yalıtım İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. devralarak birleştirdiklerini, davalı ...'ın, Mersin ... Teknik Yalıtım İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin de ortağı olduğunu, davalının 2010 yılında ortağı ... ile birlikte Mersin ... Proje İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğunu, 30.04.2019 tarihinde davalı ...'ın bu şirketteki hisselerini ...'ya, 23.07.2019 tarihinde ise ...'nın tüm şirketi ...'a devrettiğini, davacı ile davalı ...'ın 2016 yılından beri ayrı yaşadıklarını, davalının, davacı ile arası bozulmadan önce 16.06.2016 tarihinde ... İnşaat Taahhüt ve Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğunu, bu şirket ile çok büyük işler gerçekleştirerek büyük paralar kazanacağını anlayan davalının, davacı ile arasının bozularak boşanacaklarını anlaması üzerine bu şirketteki hisselerini 26.11.2016 tarihinde ...'a devrettiğini, davalı ...'ın bu şirketlerle ilişiğinin devam ettiğini muvazaalı olarak hisselerinin devrini sağladığını, davalının tüzel kişiliğin perdesine sığınarak davacı eşine karşı mal kaçırmayı ve kendisi hakkında başlatılacak takipleri sonuçsuz bırakmayı amaçladığını, bu nedenle mal paylaşımı davalarında tüzel kişilik perdesinin aralanarak işbu şirketlerin sorumlu tutulması için huzurdaki davanın açılma zorunluluğu doğduğu, davalı ... mal kaçırma kastıyla işlemler gerçekleştirdiğinden ve tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi uyarınca başta ticari defterler ve banka kayıtları ile şirketlerin bilançoları olmak üzere diğer davalı şirketlerin tüm kayıtlarının getirtilerek ve tüm yetkili ve ortaklarının mahkeme huzurunda dinlenerek davalı ...'ın diğer davalı şirketlerle organik bağının bulunduğunun ve bu şirketlerin gizli ortağı/yöneticisi olduğunun tespitini talep etme gereksinimi doğduğunu ileri sürerek diğer davalı şirketlerin kayıtlarının getirtilip davalı ... ile organik bağının bulunduğunun, gizli ortak ve/veya yönetici olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin temelini dürüstlük kuralından aldığı, bu teori ile uygulamada şirketlerin tüzel kişiliğin perdesine sığınarak alacaklılarına borçlarını ödemelerinden kaçınmalarına engel olunmasının amaçlandığı, Mersin 6. Aile Mahkemesinin 2018/933 E. sayılı dosyasında boşanma davasının ve Mersin 2. Aile Mahkemesinin 2021/641 E. sayılı dosyasında mal rejiminden kaynaklanan katkı payı, katılma alacağı ve değer artış payı talepli karşılıklı açılan davaların derdest olduğu, davalı ... 'ın yaptığı hisse devirlerinin ya da davalı şirketler ile gerçekleşen devir işlemlerinin mal kaçırma kastı ile yapıldığına dair eda davası açılabileceği, davalı ... 'ın şirketlerin gizli ortağı/yöneticisi olduğunun tespiti yönünden davalılar aleyhine dava açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı, bu konuda açılabilecek eda davasında tespitinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
¶Karar metninin tamamı
11. Hukuk Dairesi 2024/6839 E. , 2025/93 K.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2435 Esas, 2022/1572 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/482 E., 2022/509 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ın 1998 yılında evlendiğini, 30.11.2018 tarihinden bu yana Mersin 6. Aile Mahkemesinin 2018/933 E. sayılı dosyası üzerinden boşanma davalarının devam ettiğini, boşanma kararının ardından davalının mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini ve ortağı olduğu diğer davalı şirketlerdeki hisselerini muvazaalı olarak ortaklarına veya güvendiği üçüncü kişilere devrederek müvekkilinden mal kaçırmaya başladığını, nitekim davalının, Mersin 6. Aile Mahkemesinin 2018/933 E. sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunda 10 yıl önce planlar yapıp mal varlıklarını şirketlere aktardığını, kendisini zarar etmiş olarak da gösterebileceğini, tüm malvarlığını şirket üzerine yaptığını kendi adına almadığını ifade ettiğini, ayrıca devam eden birçok projelerinin olduğunu da kabul ettiğini, davalı ... 'nın, 23.12.2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde (TTSG) yayımlanan kararla ... Boya İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerini Mersin ... Teknik Yalıtım İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne devrettiğini, 30.12.2019 tarihinde TTSG'de yayımlanan karar ile ise ... Boya İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti.'ni Mersin ... Teknik Yalıtım İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. devralarak birleştirdiklerini, davalı ...'ın, Mersin ... Teknik Yalıtım İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin de ortağı olduğunu, davalının 2010 yılında ortağı ... ile birlikte Mersin ... Proje İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğunu, 30.04.2019 tarihinde davalı ...'ın bu şirketteki hisselerini ...'ya, 23.07.2019 tarihinde ise ...'nın tüm şirketi ...'a devrettiğini, davacı ile davalı ...'ın 2016 yılından beri ayrı yaşadıklarını, davalının, davacı ile arası bozulmadan önce 16.06.2016 tarihinde ... İnşaat Taahhüt ve Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğunu, bu şirket ile çok büyük işler gerçekleştirerek büyük paralar kazanacağını anlayan davalının, davacı ile arasının bozularak boşanacaklarını anlaması üzerine bu şirketteki hisselerini 26.11.2016 tarihinde ...'a devrettiğini, davalı ...'ın bu şirketlerle ilişiğinin devam ettiğini muvazaalı olarak hisselerinin devrini sağladığını, davalının tüzel kişiliğin perdesine sığınarak davacı eşine karşı mal kaçırmayı ve kendisi hakkında başlatılacak takipleri sonuçsuz bırakmayı amaçladığını, bu nedenle mal paylaşımı davalarında tüzel kişilik perdesinin aralanarak işbu şirketlerin sorumlu tutulması için huzurdaki davanın açılma zorunluluğu doğduğu, davalı ... mal kaçırma kastıyla işlemler gerçekleştirdiğinden ve tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi uyarınca başta ticari defterler ve banka kayıtları ile şirketlerin bilançoları olmak üzere diğer davalı şirketlerin tüm kayıtlarının getirtilerek ve tüm yetkili ve ortaklarının mahkeme huzurunda dinlenerek davalı ...'ın diğer davalı şirketlerle organik bağının bulunduğunun ve bu şirketlerin gizli ortağı/yöneticisi olduğunun tespitini talep etme gereksinimi doğduğunu ileri sürerek diğer davalı şirketlerin kayıtlarının getirtilip davalı ... ile organik bağının bulunduğunun, gizli ortak ve/veya yönetici olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin temelini dürüstlük kuralından aldığı, bu teori ile uygulamada şirketlerin tüzel kişiliğin perdesine sığınarak alacaklılarına borçlarını ödemelerinden kaçınmalarına engel olunmasının amaçlandığı, Mersin 6. Aile Mahkemesinin 2018/933 E. sayılı dosyasında boşanma davasının ve Mersin 2. Aile Mahkemesinin 2021/641 E. sayılı dosyasında mal rejiminden kaynaklanan katkı payı, katılma alacağı ve değer artış payı talepli karşılıklı açılan davaların derdest olduğu, davalı ... 'ın yaptığı hisse devirlerinin ya da davalı şirketler ile gerçekleşen devir işlemlerinin mal kaçırma kastı ile yapıldığına dair eda davası açılabileceği, davalı ... 'ın şirketlerin gizli ortağı/yöneticisi olduğunun tespiti yönünden davalılar aleyhine dava açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı, bu konuda açılabilecek eda davasında tespitinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında açıklandığı üzere taraflar arasında mal paylaşımına ilişkin davanın derdest olduğu, davacının iddialarının bu dava dosyası kapsamında tartışılıp değerlendirilebileceği, davacının işbu davanın açılmasında hukuki menfeatinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tespit talebi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 08:59 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış boşanma kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.