Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14146 E., 2025/126 K.
Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/14146 · K. 2025/126 · 07.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava şu taleple açılmış:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun, davacı aleyhinde 2008/03, 2008/04, 2008/05, 2008/09, 2008/11 dönemlerine ait borçlu bulunduğu iddiası ile takip başlattığını, davacının temsilcisi olduğu iddia edilen şubenin hiçbir geliri olmadığı gibi davacının banka hesaplarını v.b. kullanmak konusunda yetkisi de bulunmadığını, davacının şube ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunması mümkün olmadığını, da…
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davalı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin…
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14146, K. 2025/126, T. 07.01.2025
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14146, K. 2025/126, T. 07.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davalı
Savunma
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;
Mevzuat
5510 sayılı Kanun; 6183 sayılı Kanun (m. 58/5); 6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
→Yargılama süreci
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/618 E. - 2023/326 K. ile sorumluluğunun bulunmadığı, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı Ku…
✓
Yargıtay 10. Hukuk DairesiOnama
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin…
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun, davacı aleyhinde 2008/03, 2008/04, 2008/05, 2008/09, 2008/11 dönemlerine ait borçlu bulunduğu iddiası ile takip başlattığını, davacının temsilcisi olduğu iddia edilen şubenin hiçbir geliri olmadığı gibi davacının banka hesaplarını v.b. kullanmak konusunda yetkisi de bulunmadığını, davacının şube ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunması mümkün olmadığını, davacının görevinin personelin sevk ve idaresinin ötesine geçmediğini, iş akdinin 12.12.2008 tarihinde feshedildiğini, ... Turizm Ticaret ve İnş. A.Ş. 30.12.2009 tarihli genel kurulu sonucu tüm hak ve vecibeleri ile beraber ... Turizm ve Tic.A.Ş.’ye devrolduktan davacının ilgili şirket ile bağı tamamen ortadan kalktığını, takibe konu borcun yükümlüsü olan şirket (... A.Ş.) 2010 yılında iflas ettiğini, iflas kararının kesinleştiğini ileri sürerek; davalı Kurum tarafından gönderilen 2008/3, 4, 5, 9, 11 dönemleri ile ilgili ve 2010/041194 numaralı ödeme emrinden dolayı 1.624,07 TL, 2010/019593 numaralı ödeme emrinden dolayı 142.395,68 TL, 2010/019594 numaralı ödeme emrinden dolayı 12.691,01 TL, 2010/041195 numaralı ödeme emrinden dolayı 144,27 TL, 2009/010031 numaralı ödeme emrinden dolayı 38.286,22 TL, 2009/010030 numaralı ödeme emrinden dolayı 433.897,22 TL ve ferileri nedeniyle borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık, 2008/3, 4, 5, 9 ve 11 dönemlerine ait dava dışı ... Turizm Ticaret ve İnşaat A.Ş.'nin ... Şubesine, şube müdürü olarak atanan davacının ilgi döneme ilişkin 433.897,22 TL ve ferileri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Atıf yapılan mevzuat
5510 sayılı Kanun
6183 sayılı Kanun (m. 58/5)
6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)
¶Karar metninin tamamı
10. Hukuk Dairesi 2024/14146 E. , 2025/126 K.
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1659 E., 2024/2035 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/519 E., 2023/323 K.
Taraflar arasındaki ödeme emirlerinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun, davacı aleyhinde 2008/03, 2008/04, 2008/05, 2008/09, 2008/11 dönemlerine ait borçlu bulunduğu iddiası ile takip başlattığını, davacının temsilcisi olduğu iddia edilen şubenin hiçbir geliri olmadığı gibi davacının banka hesaplarını v.b. kullanmak konusunda yetkisi de bulunmadığını, davacının şube ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunması mümkün olmadığını, davacının görevinin personelin sevk ve idaresinin ötesine geçmediğini, iş akdinin 12.12.2008 tarihinde feshedildiğini, ... Turizm Ticaret ve İnş. A.Ş. 30.12.2009 tarihli genel kurulu sonucu tüm hak ve vecibeleri ile beraber ... Turizm ve Tic.A.Ş.’ye devrolduktan davacının ilgili şirket ile bağı tamamen ortadan kalktığını, takibe konu borcun yükümlüsü olan şirket (... A.Ş.) 2010 yılında iflas ettiğini, iflas kararının kesinleştiğini ileri sürerek; davalı Kurum tarafından gönderilen 2008/3, 4, 5, 9, 11 dönemleri ile ilgili ve 2010/041194 numaralı ödeme emrinden dolayı 1.624,07 TL, 2010/019593 numaralı ödeme emrinden dolayı 142.395,68 TL, 2010/019594 numaralı ödeme emrinden dolayı 12.691,01 TL, 2010/041195 numaralı ödeme emrinden dolayı 144,27 TL, 2009/010031 numaralı ödeme emrinden dolayı 38.286,22 TL, 2009/010030 numaralı ödeme emrinden dolayı 433.897,22 TL ve ferileri nedeniyle borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuat gereği olduğunu, davada hak düşürücü ve zamaşımı süreleri göz ardı edildiğini, müdürlüğün ... sicil ... vergi numarasıyla işlem gören ... Turizm Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin Kemerjoy Hydros Club şubesinin 13.03.2008-09.06.2009 tarihleri arasında şube müdürü olması sıfatıyla ...'ya 09.11.2018 tarih 15092284 sayılı ödeme emirleri gönderilmiş, davacının 27.11.2018 tarih 16063211 sayılı dilekçesiyle tarafına gönderilen ödeme emirlerine zaman aşımı ve borçlardan sorumlu olmadığı gerekçeleriyle itiraz ettiğini, müdürlüğümüzce ilgili şahsın dilekçesine 14.12.2018 tarih 17100669 sayılı yazımızla cevap verildiğini, şirketin ticaret sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde davacı ...'nın ... Turizm Tic. A.Ş.'nin Kemerjoy Hydros Club şubesine 13.03.2008 tarihinde şube müdürü olarak atandığı 09.06.2009 tarihinde de şube müdürlüğünden istifa ettiğinin anlaşıldığını, bu sebeple ...'nın Kemerjoy Hydros Club şubesinin ilgili dönemlerdeki borçlarının tamamından şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu olduğunu, 506, 6183 ve 5510 sayılı Kanun hükümleri gereği başlatılan icra takibi ve gönderilen ödeme emrinde mevzuata aykırı bir yön bulunmamakla, 6183 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi gereğince davacının, Kurum alacağımızın %10’u kadar haksız çıkma tazminatına mahkûm edilmesi de gerektiğini ileri sürerek; davanın reddine karar verilmesine, %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "Davanın kabulü ile
Davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2010/41194, 2010/19593, 2010/19594, 2010/41195, 2009/10031, 2009/10030 takip numaralı ödeme emirlerinin ve takipleri davacı yönünden iptaline ..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..İlk Derece Mahkemesince bekletici mesele yapılan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/618 E. - 2023/326 K. ile davacının dava dışı şirketin Şube Müdürü olmadığının tespitine, müdür olarak atanmasına karar verilen ... Tur....A.Ş.'nin 01.03.2008 tarih 48 no'lu kararının 5 numaralı bendinin iptaline karar verilmekle 24.05.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ödeme emrinin usule uygun tebliğ edilmediği değerlendirmesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmakla bir an için aksi değerlendirilse dahi davacının müdür olmadığının tespitiyle, üçüncü kişi konumunda olacağı, davanın süresinde yöneltildiği, uyuşmazlığın esası yönünden ise kesinleşen ilgi İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/618 E. - 2023/326 K. ile sorumluluğunun bulunmadığı, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2008/3, 4, 5, 9 ve 11 dönemlerine ait dava dışı ... Turizm Ticaret ve İnşaat A.Ş.'nin ... Şubesine, şube müdürü olarak atanan davacının ilgi döneme ilişkin 433.897,22 TL ve ferileri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.