MRHUKUK
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14539 E., 2025/40 K.

Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/14539 · K. 2025/40 · 06.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Bu davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çalışmaların tespitine ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava şu taleple açılmış:

Davacı vekili 17.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 11.12.2014 tarihinden itibaren ...

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çalışmaların tespitine ilişkindir.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14539, K. 2025/40, T. 06.01.2025
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14539, K. 2025/40, T. 06.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili 15.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının ...
Uyuşmazlık
Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çalışmaların tespitine ilişkindir
Mevzuat
5510 sayılı Kanun (m. 6); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 369, 371, 370)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği

Yargılama süreci

  1. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının Tarım Bağ-Kur'luluğunun iptalini talep ettiği, dava açılmadan önce Kuruma başvuru dava şartının gerçekleştiği; niza konusu dönemde davacının yıllık tarımsal faaliyetlerinin gelirlerinden faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarla…
  2. ✓
    Yargıtay 10. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı soruSosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çalışmaların tespitine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin…
Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çalışmaların tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Uyuşmazlık, sigortalılığın iptali ve borçlu olmadığının tespiti talebiyle başlatılan davada, davacının 7369317568 Bağ-Kur numaralı 11.12.2014-04.07.2017 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, davacının iptal edilen döneme ilişkin prim borcu bulunmadığının tespitinin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, diğer ilgili maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

Atıf yapılan mevzuat

  • 5510 sayılı Kanun (m. 6)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 369, 371, 370)

Karar metninin tamamı

10. Hukuk Dairesi 2024/14539 E. , 2025/40 K. MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/870 E., 2024/1572 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E., 2024/13 K. Taraflar arasındaki Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında sigortalılığın iptali ve borçlu olmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili 17.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 11.12.2014 tarihinden itibaren ... T.C.Kimlik mumarası üzerinden ... Bağ-Kur numarası ile resen sigortalılığı başlatıldığını, 11.12.2014 ile 04.07.2017 tarihleri arasında geçen 2 yıl 6 ay 25 gün için 12.185,29 TL prim borcu ve 2.828,84 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 15.014.13 TL prim borcunun ödenmesi davalı Kurum tarafından davacıdan talep edildiğini, davalı Kurumun bu işleminin hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, davacının tarımsal faaliyette bulunmadığını, davacının annesinin kendisine ait 11.314.m2 civarındaki fındıklığı davacı kızına kiralamış ve davacı da bunun karşılığında ... Tarım İlçe Müdürlüğü kanalı ile çiftçi parası aldığını, davalı Kurum bu kiralamayı ve çiftçi yardımı almasını tarımsal faaliyet kabul ederek davacının sigortalılığını re'sen tescil ettiğini, davacının tarımsal arazi kiralamasının tarımsal faaliyet sayılacağı ve bundan dolayı sigortalı olması gerektiği konusunda herhangi bir bilgisi olmadığı gibi davalı Kurumca re'sen yapılan tescilin kendisine tebliğ edilmediğini, tescil tebligatının yapılması gerekeceği, davalı Kurumun sigortalığının sona erdirildiği 04.07.2017 tarihinden sonra davacıya tebliğ edilen 24.11.2017 tarihli yazıdan anlaşıldığını, sigortalılığın başladığı 11.12.2014 tarihinde davalı Kurum re'sen yapılan sigortalılık tescili davacı tarafa tebliğ edilmiş olsa idi davacının sigortalı olduğunu öğrenmiş olacağını ve Kanun'a göre ödenmesi gereken sigorta primini ödeyeceğini veya Kanun'da ön görülen şartlara uygun muafiyet belgesini ibraz edip sigortalılığın sona erdirebileceğini, davacıya Kanunlara uygun tebligat yapılmadığından re'sen sigortalı yapıldığını bilmediği için sigorta primini ödemediğini veya muafiyet belgesini Kuruma vermediğini, davacı sigortalı olduğunu ancak 24.11.2017 tarihinde öğrendiğini, sigorta dosyası celp edildiğinde davacıya tebligat yapılmadığının açıkça anlaşılacağını, işlemin iptali için 30.11.2017 tarih 14598327 sayılı dilekçe ile davacının davalı Kuruma müracaatta bulunduğunu, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu 22.12.2017 tarih 15551417 sayılı cevabı ile talep reddedildiğini, davacının hiçbir geliri bulunmadığını, eşinin işçi emeklisi olduğunu, talep edilen prim borcunu karşılamasının mümkün olmayacağını belirterek, ... Bağ-Kur numarası ile sigortalı olan davacının 11.12.2014 ile 04.07.2017 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptaline, iptali istenen dönemle ilgili olarak talep olunan miktarda davacının davalı Kuruma borcunun bulunmadığının tespitine, aksi yöndeki davalı Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili 15.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının ... Ziraat Odasının müvekkili Kurum kayıtlarına intikal eden toplu bildirim listesinde bulunması nedeniyle 22.11.2017 yılında 11.12 2014 tarininden geçerli olmak üzere tescil işlemi yapıldığı ve oda kayıt tarihinin sona erdiği 04 07.2017 tarihinde sigortalılığının sona erdirildiğini, tescil tebligatının 24.11.2017 tarih ve 14300555 sayı ile 28.11.2017 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, davacı sigortalı kandısine tebliğ edilen yazının b bendine göre muafiyet belgesini 08.12.2017 tarihine kadar düzenletip düzenleme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde müvekkili Kuruma ibraz etmesi halinde tescil tarihi itibariyle sigortalılığı sona erdirilebilecekken bunun yerine dilekçe ile itirazda bulunduğunu, sigortalının bu itirazına 22.12.2017 tarih ve 15551447 sayılı yazı ile olumsuz cevap verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulü ile davacının 7369317568 Bağ-Kur numaralı 11.12.2014-04.07.2017 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, davacının iptal edilen döneme ilişkin prim borcu bulunmadığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri Davalı vekili; davacının ... Ziraat Odasının Kurum kayıtlarına intikal eden toplu bildirim listesinde bulunması nedeniyle 22.11.2017 tarihinde 11.12.2014 tarihinden geçerli olmak üzere tescil işlemi yapıldığını ve oda kayıt tarihinin sona erdiği 04.07.2017 tarihinde sigortalılığının sona erdirildiğini, tescil tebligatının 28.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacının kendisine tebliğ edilen yazının b bendine göre Ek-2/A muafiyet belgesini 08.12.2017 tarihine kadar düzenletip, düzenleme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde Kuruma ibraz etmesi halinde tescil tarihi itibariyle sigortalılığı sona erdirilebilecekken, bunun yerine dilekçe ile itirazda bulunduğunu, davacının bu itirazına olumsuz cevap verildiğini, Kurumun yaptığı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının Tarım Bağ-Kur'luluğunun iptalini talep ettiği, dava açılmadan önce Kuruma başvuru dava şartının gerçekleştiği; niza konusu dönemde davacının yıllık tarımsal faaliyetlerinin gelirlerinden faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarların aylık ortalamalarının prime esas günlük kazanç alt sınırlarının bilirkişi raporuyla belirlendiği, 5510 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığın iptaline karar verilmiş olmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılığın iptali ve borçlu olmadığının tespiti talebiyle başlatılan davada, davacının 7369317568 Bağ-Kur numaralı 11.12.2014-04.07.2017 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, davacının iptal edilen döneme ilişkin prim borcu bulunmadığının tespitinin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, diğer ilgili maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Bağ-Kur no.lu davacı ...’un dosyası incelendiğinde; davacının ... Ziraat Odasının müvekkil Kurum kayıtlarına intikal eden toplu bildirim listesinde bulunması nedeniyle 22.11.2017 yılında 11.12.2014 tarihinden geçerli olmak üzere tescil işlemi yapıldığı ve oda kayıt tarihinin sona erdiği 04.07.2017 tarihinde sigortalılığının sona erdirildiği, tescil tebligatı 24.11.2017 tarih ve 14300565 sayı ile 28.11.2017 tarihinde davacının kendisine tebliğ edilmiştir. Davacı sigortalı kendisine tebliğ edilen yazının b bendine göre Ek-2/A muafiyet belgesini 08.12.2017 tarihine kadar düzenletip, düzenleme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde müvekkil Kuruma ibraz etmesi halinde (2017/32 no.lu genelge ile yapılan değişikliğe göre) tescil tarihi itibariyle sigortalılığı sona erdirilebilecekken, bunu yerine dilekçe ile itirazda bulunduğu, sigortalının bu itirazına 22.12.2017 tarih ve 15551417 sayılı yazı ile olumsuz cevap verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çalışmaların tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 682625a3204c3e12809b9c537ced1d698c8284e928f24ac7dd86bf7f79d77dc0

Son alınma: 25.10.2026 07:42 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 29.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.