Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16004 E., 2025/112 K.

Yargıtay · 10. Ceza Dairesi · E. 2023/16004 · K. 2025/112 · 07.01.2025

Ceza Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kanun yararına bozmaya konu edildi. İlk derece mahkemesi HAGB kararı vermişti; Yargıtay, daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı için bu yolda karar verilemeyeceğini ve ayrıca önce ceza belirlenmeden HAGB kurulmasının da kanuna aykırı olduğunu söyleyerek kararı bozdu.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dosyada, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuyla ilgili bir yargılama yapılmış. İlk mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB: cezanın hemen açıklanmayıp denetim süresi sonunda sonuç doğurabilecek şekilde ertelenmesi) karar vermişti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kararın kanun yararına bozulmasını istedi. Yargıtay da dosyaya bakıp, sanık hakkında daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (mahkeme gözetiminde belirli kurallara uyma yükümlülüğü) verildiğini belirledi.

Yargıtay’a göre, böyle bir durumda bazı kanun hükümleri gereği HAGB kararı verilemezdi. Ayrıca mahkemenin önce ceza miktarını belirlemeden doğrudan HAGB kararı vermesi de doğru bulunmadı. Bu nedenle Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Pratikte bunun anlamı şu: Dosya kesin olarak kapanmış sayılmadı; karar bozulduğu için dosya yeniden işlem görecek.

Avukat için özet

İnceleme, 5271 sayılı CMK m. 309 kapsamında kanun yararına bozma yoluyla yapılmıştır. Uyuşmazlık, TCK m. 191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen HAGB kararının, sanık hakkında daha önce 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK m. 191/2 uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olması karşısında hukuka uygun olup olmadığıdır.

Yargıtay, dosyada sanık hakkında 03.12.2013 tarihli kararla tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığını, bu kararın kesinleştiğini ve sonrasında yükümlülüklere uyulmadığının bildirilmesi üzerine yargılamaya devam edilmesi gerekirken, Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince 15.01.2015 tarihli kararla 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK m. 191/8 ve CMK m. 231/5 uyarınca HAGB kararı verildiğini tespit etmiştir.

Belirleyici gerekçe, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2 ve 7/3. maddeleri karşısında, daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık yönünden HAGB yoluna gidilememesidir. Yargıtay ayrıca “kabule göre” değerlendirmesinde, TCK m. 191 uyarınca CMK m. 231/5 kapsamında HAGB verilirken önce TCK m. 61 ölçütleri gözetilerek ceza belirlenmeden, yani açıklanacak infazı kabil bir hüküm kurulmadan HAGB tesis edilmesini de kanuna aykırı bulmuştur.

Sonuçta Yargıtay, Başsavcılığın istemini kabul ederek Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesi kararını CMK m. 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozmuş; dosyanın gerekli işlem için mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermiştir.

Künye
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16004, K. 2025/112, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesi
İncelenen karar
Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesi, 15.01.2015 tarihli, 2014/763 E., 2015/51 K. sayılı kararı
Mevzuat
6545 sayılı Kanun (m. 85); 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 7/3, 7/2); 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 231/5, 231/11); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 191); 5560 sayılı Kanun
Gerekçe özü
“hakkında, yükümlülüklerine uygun davranmadığının tespit edilmesi halinde, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilmesi gerektiğinin, dolayısıyla 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ya da 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bı…”
“Kabule göre de;”
“Sanık hakkında üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler gözetilip ceza belirlenmeden dolayısıyla açıklanacak infazı kabil bir hüküm kurulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi,”
“Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 10. Ceza DairesiBozma
    Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/763 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

hakkında, yükümlülüklerine uygun davranmadığının tespit edilmesi halinde, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilmesi gerektiğinin, dolayısıyla 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ya da 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bı…
Kabule göre de;
Sanık hakkında üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler gözetilip ceza belirlenmeden dolayısıyla açıklanacak infazı kabil bir hüküm kurulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.07.2023 tarihli ve 94660652-105-01-24769-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86724 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86724 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/763 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Atıf yapılan mevzuat

  • 6545 sayılı Kanun (m. 85)
  • 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 7/3, 7/2)
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 231/5, 231/11)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 191)
  • 5560 sayılı Kanun

Karar metninin tamamı

10. Ceza Dairesi 2023/16004 E. , 2025/112 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/763 E., 2015/51 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 28.01.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.07.2023 tarihli ve 94660652-105-01-24769-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86724 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86724 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında daha önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması nedeniyle anılan Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesinde; 2- Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, atılı suçtan öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 191. maddesine gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasındaki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği, öncelikle mahkemece anılan Kanun'un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 29.09.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2013 tarihli ve 2013/69137 Soruşturma, 2013/26680 Esas, 2013/9781 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Adana (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2013/1206 Esas, 2013/1126 karar sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 03.01.2014 tarihinde kesinleştiği, C. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 30.10.2014 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda kanun yararına bozma istemine konu Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/763 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı ile açıklanacak infazı kabil bir hüküm kurulmadan 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi hükümlerine göre "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresince herhangi bir yükümlülüğe tabi tutulmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın 28.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, İnceleme konusu 29.09.2013 tarihli bu suç nedeniyle, 03.12.2013 tarihli karar ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan sanık hakkında, yükümlülüklerine uygun davranmadığının tespit edilmesi halinde, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilmesi gerektiğinin, dolayısıyla 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ya da 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanık hakkında üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler gözetilip ceza belirlenmeden dolayısıyla açıklanacak infazı kabil bir hüküm kurulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/763 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 9d3f23c1d6e0003c841b356a694c9a2290780fe3a8f8eb44a71a90e1edba9eeb

Son alınma: 31.10.2026 18:17 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.