Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15935 E., 2025/13 K.
Yargıtay · 10. Ceza Dairesi · E. 2023/15935 · K. 2025/13 · 06.01.2025
Ceza HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’a taşındı. İlk derece mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti; Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararının usulüne uygun tebliği ile kesinleşmesi sağlanmadan mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı bozdu.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu dosyada, uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurma iddiasıyla bir kişi hakkında ceza davası açılmıştı. İlk mahkeme, bu kişiyi mahkûm etmiş ve hapis cezası vermişti.
Yargıtay ise dosyada önceki bir aşamada verilen “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının (yani savcılığın hemen dava açmak yerine belirli süre beklemesi) ve bununla birlikte uygulanan “denetimli serbestlik” tedbirinin (kişinin belli kurallara uyarak takip edilmesi) usulüne uygun şekilde kişiye tebliğ edilip edilmediğine baktı.
Yargıtay, bu kararın kişiye tebliğ edildiğine dair dosyada belge bulunmadığını söyledi. Bu yüzden itiraz hakkının kullandırılmadığını ve erteleme süresinin de düzgün şekilde başlamadığını kabul etti. Sonuçta, bu şartlar tamamlanmadan mahkûmiyet verilmesini doğru bulmadı ve kararı bozdu.
Pratikte bu, dosyanın Yargıtay’ın bozma gerekçesine göre yeniden ele alınacağı anlamına gelir; yani önceki mahkûmiyet kararı bu haliyle aynen kalmamıştır.
§Avukat için özet
Kanun yararına bozma incelemesi 5271 sayılı CMK m. 309 kapsamında yapıldı. Uyuşmazlık, 5237 sayılı TCK m. 191 uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının tebliğ edilip kesinleşmeden, sonradan işlenen eylem nedeniyle TCK m. 191/4-c kapsamında kamu davası açılıp açılamayacağı noktasındadır.
Daire, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2015 tarihli kararında TCK m. 191/2 ve 191/3 uyarınca beş yıl erteleme ve bir yıl denetimli serbestlik tedbiri verildiğini; kararın itiraz yolu, süresi ve merciinin gösterildiğini, ancak şüpheliye tebliğine ilişkin bilgi-belge bulunmadığını tespit etti. Kararın tebliğ edilmemiş olması nedeniyle itiraz hakkının fiilen kullandırılmadığı, bu sebeple kararın kesinleşmediği ve erteleme süresinin başlamadığı kabul edildi.
Bu tespit üzerine, 04.03.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği; dolayısıyla TCK m. 191/4-c’deki kovuşturma şartının gerçekleşmediği belirtildi. Daireye göre mahkeme, CMK m. 223/8 uyarınca durma kararı vererek usulüne uygun tebligat ve kesinleşme işlemlerinin tamamlanmasını beklemeliydi. Bu yapılmaksızın mahkûmiyet kurulması kanuna aykırı bulundu.
Sonuçta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi kabul edilerek, Manisa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli kararının CMK m. 309/3 gereği oy birliğiyle kanun yararına bozulmasına ve dosyanın gereği için Başsavcılığa tevdiine karar verildi.
Künye
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15935, K. 2025/13, T. 06.01.2025
Suç
Bulundurmak ve kullanmak
İlgili mahkemeler
Manisa 10. Asliye Ceza Mahkemesi
Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 191/2); 6545 sayılı Kanun; 7499 sayılı Kanun
Gerekçe özü
“Manisa 10.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.11.2020 tarihli ve 2020/180 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,”
“Anlaşılmıştır.”
“28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmad…”
“belge bulunmadığı, kararın tebliğ edilmemiş olması nedeniyle, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle erteleme süresi başlamadığından ihlâl kabul edilen 04.03.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4.maddesinin (c) bendindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından,…”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 10. Ceza DairesiBozma
Manisa 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/180 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Manisa 10.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.11.2020 tarihli ve 2020/180 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmad…
belge bulunmadığı, kararın tebliğ edilmemiş olması nedeniyle, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle erteleme süresi başlamadığından ihlâl kabul edilen 04.03.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4.maddesinin (c) bendindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından,…
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1.maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/7910 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86829 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86829 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Manisa 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/180 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Atıf yapılan mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 191/2)
6545 sayılı Kanun
7499 sayılı Kanun
¶Karar metninin tamamı
10. Ceza Dairesi 2023/15935 E. , 2025/13 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/180 E., 2020/145 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Manisa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 21.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1.maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/7910 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86829 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86829 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,
Somut olayda, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.03.2015 tarihli ve 2015/6 soruşturma, 2015/46 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye herhangi bir tebliğ işlemi yapılmaksızın infazına başlanıldığı ve şüphelinin yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak kamu davası açılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 01.01.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2015 tarihli ve 2015/6 Soruşturma, 2015/46 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2.maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz süresi ve merciinin doğru şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, 09.04.2015 tarihinde tedbirin infazı için Tavşanlı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, yükümlülüklerine uygun davranması nedeniyle dosyanın infazen kapatıldığı,
B. Şüphelinin, 04.03.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2020 tarihli ve 2015/6 Soruşturma, 2020/2975 Esas, 2020/2024 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Manisa 10.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.11.2020 tarihli ve 2020/180 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, her ne kadar itiraz kanun yolu, süresi ve itiraz mercii doğru şekilde gösterilmiş ise de, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve
belge bulunmadığı, kararın tebliğ edilmemiş olması nedeniyle, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle erteleme süresi başlamadığından ihlâl kabul edilen 04.03.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4.maddesinin (c) bendindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Manisa 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/180 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2025 tarihinde karar verildi.