MRHUKUK
Emsal ara
Büro / avukat girişi
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15932 E., 2025/10 K.

Yargıtay · 10. Ceza Dairesi · E. 2023/15932 · K. 2025/10 · 06.01.2025

Ceza Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kanun yararına bozulmak üzere Yargıtay’a taşındı. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmeden infaz sürecinin başlatılamayacağı ve bu nedenle kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle kararı bozdu; ayrıca TCK m. 53 yönünden de hukuka aykırılık bulunduğunu belirtti.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dosya, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuyla ilgili. İlk mahkeme, sanık hakkında hapis cezası vermiş ve ayrıca bazı haklarla ilgili bir düzenleme yapmamıştı.

Sonradan dosya Yargıtay’a götürüldü. Yargıtay, daha önce verilen “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” (davanın bir süre açılmayıp bekletilmesi) kararının sanığa usulüne uygun bildirilmediğini, bu yüzden denetimli serbestlik (kişinin belirli yükümlülüklerle izlenmesi) sürecinin hukuken sağlıklı başlamadığını söyledi. Bu nedenle, dava açma şartının oluşmadığı sonucuna vardı.

Yargıtay ayrıca, hapis cezası verilince bazı hak yoksunluklarının da kanunun sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sonuçta mahkûmiyet kararını bozdu ve dosyanın yeniden işlem görmesi için geri gönderilmesine karar verdi. Bu karar, dosyanın tamamen kapanmadığı; yeniden ele alınacağı anlamına gelir.

Avukat için özet

Dosya, kanun yararına bozma incelemesine konu olup ilk derece mahkemesi kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Uyuşmazlık, TCK m. 191 kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararlarının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği; buna bağlı olarak kovuşturma şartı olan “ısrar” unsurunun oluşup oluşmadığı noktasındadır. Ayrıca TCK m. 53’ün uygulanmamasına karar verilmesinin isabeti de incelenmiştir.

Yargıtay, 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK m. 191 uyarınca verilen “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” ve tedavi/denetimli serbestlik kararlarının itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiğini vurguladı. Somut olayda erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmediği, bu nedenle karara karşı itiraz hakkı tanınmadığı ve karar kesinleşmeden infaz sürecinin başlatıldığı kabul edildi. Denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların bu aşamada hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla usulüne uygun bir infaz süreci bulunmadığı belirtildi. Bu sebeple kovuşturma şartı gerçekleşmeden mahkûmiyet kurulmasının isabetsiz olduğu, CMK m. 223/8 uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği sonucuna varıldı.

Kabule göre de, TCK m. 53’ün hükmedilen hapis cezasının kanuni neticesi olduğu, bu nedenle uygulanmamasına karar verilmesinin doğru olmadığı ifade edildi. Sonuçta CMK m. 309/3 ve 309/4-a uyarınca kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hüküm oy birliğiyle bozuldu ve dosya mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

Künye
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15932, K. 2025/10, T. 06.01.2025
Mevzuat
5237 sayılı Kanun (m. 53); 6545 sayılı Kanun
Gerekçe özü
“28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmada…”
“Kabule göre de,”
“Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, anılan maddenin, hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanmak zorunda olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,”
“Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 10. Ceza DairesiBozma
    Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmada…
Kabule göre de,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, anılan maddenin, hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanmak zorunda olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/3940 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86831 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86831 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, anılan maddenin, hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanmak zorunda olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Atıf yapılan mevzuat

  • 5237 sayılı Kanun (m. 53)
  • 6545 sayılı Kanun

Karar metninin tamamı

10. Ceza Dairesi 2023/15932 E. , 2025/10 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/150 E., 2022/562 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 13.08.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/3940 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86831 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86831 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Somut olayda, sanık hakkında Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.02.2016 tarihli ve 2015/952 soruşturma, 2016/2 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmeden gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Patnos Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 09.02.2016 tarihli çağrı yazısının 15.02.2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın başvuruda bulunmaması nedeni ile 02.03.2016 tarihinde ikinci kez düzenlenen uyarı yazısının da 08.03.2016 tarihinde tebliğ edilmesi sonrasında, şüphelinin uyarı yapılmasına rağmen denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği gerekçesiyle denetim dosyasının kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması üzerine kamu davası açılmış ise de, şüpheli hakkında verilen kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar henüz kesinleşmeden infazına başlanamayacağından, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukukî sonuç doğurmadığı ve usûlüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde, Kabule göre de, Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, anılan maddenin hükmedilen hapis cezasının kanuni neticesi olarak uygulanmak zorunda olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 10.12.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2016 tarihli ve 2015/952 Soruşturma, 2016/2 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, aynı Kanun'un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için 08.02.2016 tarihinde Patnos Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Patnos Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09.02.2016 tarihli ve 2016/40 DS sayılı çağrı yazısının 15.02.2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle uyarılı çağrı kağıdının 08.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle 23.03.2016 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Erteleme kararının kaldırılarak Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2017 tarihli ve 2016/312 Soruşturma, 2017/208 Esas, 2017/206 sayılı iddianamesi ile Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/287 Esas, 2018/103 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 21.02.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 05.07.2020 tarihinde işlediği parada sahtecilik suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.06.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda her ne kadar itiraz kanun yoluna başvuru hakkı gösterilmiş ise de, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre de, Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, anılan maddenin, hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanmak zorunda olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Malazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: e33adceee51121decd0d82f9b75e23f3bbfe00552d67d8d8fba1fc0c6db8669a

Son alınma: 31.10.2026 18:29 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.