MRHUKUK
Emsal ara
Büro / avukat girişi
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16002 E., 2025/111 K.

Yargıtay · 10. Ceza Dairesi · E. 2023/16002 · K. 2025/111 · 07.01.2025

Ceza Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’a taşındı. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kanun yolu süresinin yanlış gösterilmesi nedeniyle bu kararın usulüne uygun kesinleşmediğini, bu yüzden kovuşturma şartı gerçekleşmeden mahkûmiyet kurulduğunu belirterek kararı bozdu.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dosyada kişi, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeniyle mahkûm edilmişti. Ancak üst makamlar, daha önce verilen “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” (yani dava açılmasının bir süre geri bırakılması) ve buna bağlı “denetimli serbestlik tedbiri” (mahkeme yerine belirli yükümlülüklere uyma düzeni) kararında bir usul hatası olduğunu ileri sürdü.

İlk mahkeme, sanığa hapis cezası verdi. Fakat Yargıtay, bu önceki erteleme kararında kanun yoluna başvuru süresinin yanlış şekilde gösterildiğini, bu nedenle kararın usulüne uygun biçimde kesinleşmiş sayılamayacağını değerlendirdi.

Yargıtay’a göre bu hata yüzünden denetimli serbestlik işlemleri ve erteleme süresi doğru şekilde başlamış sayılmaz. Bu yüzden, sonraki eylem için doğrudan mahkûmiyet kurulması doğru görülmedi.

Sonuçta Yargıtay kararı bozdu. Bunun pratik anlamı, dosyanın yeniden ele alınacak olmasıdır; yani verilen mahkûmiyet hükmü bu haliyle ayakta kalmadı.

Avukat için özet

Kanun yararına bozma istemi, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürüldü. İnceleme konusu hüküm, Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli, 2021/155 E., 2022/263 K. sayılı mahkûmiyet kararıdır. Uyuşmazlık, TCK 191 kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği; buna bağlı olarak da TCK 191/6 bakımından kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.

Daire, 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK 191 sistematiği içinde erteleme kararının ve buna bağlı tedavi/denetimli serbestlik tedbirinin şüpheliye tebliğ edilmesi, ayrıca kanun yolu, merci, süre ve başlangıcın doğru bildirilmesi gerektiğini vurguladı. Somut olayda kararın tebliğ edildiği, ancak itiraz süresinin 5271 sayılı CMK m.173/1’in karar tarihinde yürürlükte olan haline göre “15 gün” yerine “7 gün” olarak gösterildiği tespit edildi. Bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz erteleme kararına dayanılarak denetimli serbestlik infazına başlanamayacağı ve beş yıllık erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı kabul edildi.

Daire ayrıca, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen eylemler yönünden yerleşik içtihat gereği tek suç değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirterek, birleşen dosyadaki 06.03.2021 tarihli eylem bakımından da doğrudan kamu davası açılamayacağını söyledi. Bu durumda mahkemenin CMK 223/8, ikinci cümle uyarınca durma kararı verip usulüne uygun tebligat ve kesinleşmeyi beklemesi gerekirken mahkûmiyet kurmasının kanuna aykırı olduğuna hükmedildi. Karar oy birliğiyle kanun yararına bozuldu; dosya mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

Künye
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16002, K. 2025/111, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesi
İncelenen karar
Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 24.01.2022 tarihli, 2022/49 E., 2022/3 K. sayılı birleştirme kararı
Mevzuat
6545 sayılı Kanun; 7499 sayılı Kanun
Gerekçe özü
“28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan v…”
“"kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı”
“ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği gibi Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen eylemlerinin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla birleşen d…”
“Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza haki…”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 10. Ceza DairesiBozma
    Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/ 155 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan v…
"kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği gibi Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen eylemlerinin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla birleşen d…
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza haki…
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 94660652-105-73-11270-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87520 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87520 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/ 155 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Atıf yapılan mevzuat

  • 6545 sayılı Kanun
  • 7499 sayılı Kanun

Karar metninin tamamı

10. Ceza Dairesi 2023/16002 E. , 2025/111 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/155 E., 2022/263 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 08.06.2020, 06.03.2021 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 09.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 94660652-105-73-11270-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87520 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87520 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 09/09/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.06.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2020 tarihli ve 2020/2020 Soruşturma, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, 09.09.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2020 tarihli ve 2020/2020 Soruşturma, 2021/700 Esas, 2021/691 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin yine 06.03.2021 tarihinde işlediği aynı türden suçu nedeniyle Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2022 tarihli ve 2021/2256 Soruşturma, 2022/22 Esas, 2022/19 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2022 tarihli ve 2022/49 Esas, 2022/3 Karar sayılı birleştirme kararıyla dosyanın Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/155 Esasına birleştirilmesine karar verildiği, D. Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.05.2022 tarihli ve 2021/155 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği gibi Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen eylemlerinin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla birleşen dosya kapsamındaki 06.03.2021 tarihli eylemin de kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği doğrudan kamu davası açılmasına konu edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/ 155 Esas, 2022/263 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: d3d70d5207dd4f95341f5cc5a9d17dc0392c9ded5308d26cf2e2e22303109c9e

Son alınma: 31.10.2026 18:17 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.