Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15936 E., 2025/14 K.
Yargıtay · 10. Ceza Dairesi · E. 2023/15936 · K. 2025/14 · 06.01.2025
Ceza HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Sanık hakkında uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının kanun yararına bozulması istendi. İlk derece mahkemesinin HAGB kararı Yargıtayca hukuka aykırı bulundu; çünkü önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğindeki bu eylem için ayrı soruşturma/kovuşturma yapılamazdı. Yargıtay, CMK 309/4-d uyarınca hükmü değiştirerek davanın düşmesine karar verdi.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Sanık hakkında uyuşturucu madde bulundurma suçundan bir ceza davası açılmıştı. İlk mahkeme, sanığı mahkûm edip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB: cezanın hemen sonuç doğurmaması ve belirli şartlarla hükmün açıklanmaması) karar verdi.
Dosyada, sanık hakkında daha önce aynı tür suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi (savcılığın, belirli süreyle dava açmayı ertelemesi) kararı verildiği ve bu kararın denetim süresi içinde yeni bir eylem işlendiği görüldü. Yargıtay, bu yeni eylemin önceki erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğunu değerlendirdi.
Bu nedenle Yargıtay, ilk mahkemenin HAGB kararını yanlış buldu. Kararı bozdu ve kamu davasının düşmesine (davanın sona erdirilmesine) hükmetti. Karar oy birliğiyle verildi. Pratikte bu, dosyanın Yargıtay’ın belirttiği hukuki sonuca göre düzeltilmesi anlamına gelir.
§Avukat için özet
Kanun yararına bozma istemi, Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK 309 kapsamında ileri sürüldü. İnceleme konusu karar, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli 2019/138 E., 2019/242 K. sayılı hükmü olup suç vasfı değişen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkindir; mahkeme TCK 191/1, 62/1 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası kurmuş, TCK 191/8 ve CMK 231/5 uyarınca HAGB uygulamıştır.
Yargıtay’ın belirleyici tespiti, 27.03.2019 tarihli eylemin, sanık hakkında daha önce verilen 07.02.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olmasıdır. Daire, TCK 191/5 ve 191/9 ile 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK 191 sistematiğini birlikte değerlendirerek, bu durumda eylemin ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağını; dolayısıyla CMK 223/8 uyarınca kamu davasının düşmesi gerektiğini kabul etti. Ayrıca TCK 61 ve zincirleme suç hükümlerinin gözetilmesi gerektiğine işaret etti.
CMK 309/4-d uyarınca hukuka aykırılığı Yargıtay doğrudan giderdi. Sonuçta kanun yararına bozma kabul edildi; hüküm, sanık hakkındaki kamu davasının CMK 223/8 uyarınca düşmesine ve Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/184 E. sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına yönelik olarak değiştirildi. Karar oy birliğiyle verildi.
Künye
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15936, K. 2025/14, T. 06.01.2025
İlgili mahkemeler
Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi · Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi
İncelenen karar
Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 31.03.2021 tarihli, 2020/893 E., 2021/358 K. sayılı kararı
Mevzuat
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu
Gerekçe özü
“Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli kararına konu 27.03.2019 tarihli suçun, sanık hakkında verilen önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâli niteliğinde olduğu, söz konusu suç ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi ile zincirleme suç hükümleri de gözetilmek…”
“Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.”
“5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;”
“"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 10. Ceza DairesiBozma
Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/138 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli kararına konu 27.03.2019 tarihli suçun, sanık hakkında verilen önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâli niteliğinde olduğu, söz konusu suç ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi ile zincirleme suç hükümleri de gözetilmek…
Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve 2022/9083 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88578 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88578 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/138 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Atıf yapılan mevzuat
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu
¶Karar metninin tamamı
10. Ceza Dairesi 2023/15936 E. , 2025/14 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/138 E., 2019/242 K.
SUÇ : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 03.06.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve 2022/9083 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88578 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88578 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 10.01.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.02.2019 tarihli ve 2019/402 soruşturma, 2019/30 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini müteakip, denetim süresi içerisinde tekrar aynı nev'iden suç işlediğinden bahisle Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2020 tarihli ve 2019/402 soruşturma, 2020/2601 esas, 2020/2017 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, adı geçen sanığın Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/893 esas, 2021/358 sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2021/1220 esas, 2022/261 sayılı kararı ile "...Sanığın 27.03.2019 tarihinde işlediği iddia olunan "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan 19.04.2019 tarihli iddianame ile açılan kamu davası ile yapılan yargılama neticesinde Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarih, 2019/138 esas, 2019/242 karar sayılı kararı ile, sanığın eylemi uyuşturucu madde kullanma olarak değerlendirilerek; TCK 191/1, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün açıklanmasına karar verildiği ve bu kararın 03.06.2019 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği görülmüştür... Bu açıklamalar ışığında; kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar kesinleştikten sonra ilk gerçekleşen eylemin Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/138 esas sayılı dosyasına konu 27.03.2019 tarihli eylem olduğu... Kamu davasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde bulunan Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarih, 2019/138 esas, 2019/242 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olarak CMK'nin 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna gidilmesi..." gerekçesiyle bozulduğu,
Bu haliyle, incelemeye konu Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/138 esas, 2019/242 karar sayılı dosyasına konu eylemin 27.03.2019 tarihinde işlendiği ve Niğde Cumhuriyet
Başsavcılığınca verilen 07.02.2019 tarihli ve 2019/402 soruşturma, 2019/30 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde bulunması nedeni ile ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağından cihetle, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/138 Esas ve 2019/242 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
Sanığın 27.03.2019 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2019 tarihli ve 2019/2832 Soruşturma, 2019/1819 Esas, 2019/219 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.05.2019 tarihli ve 2019/138 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Dosya arasında bulunan Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/893 Esas ve 2021/358 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında, 10.01.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2019 tarihli ve 2019/402 Soruşturma, 2019/30 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 08.02.2019 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği,
2. Sanığın 01.07.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturcu kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2020 tarihli ve 2019/402 Soruşturma, 2020/2601 Esas, 2020/2017 sayılı iddianamesi ile Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/893 Esas, 2021/358 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
4. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2021/1220 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile; 27.03.2019 tarihli eylemin erteleme kararının ihlâli olduğu belirlenerek Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulması, sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
5. Bozmadan sonra; dosyanın 2022/184 Esasına kaydedildiği, davanın derdest olduğu,
Anlaşılmıştır.
C. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında; "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlâli niteliğinde görülüyorsa, düşme kararı verilerek Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması gerektiğinden,
Somut olayda, sanık hakkında, evvelce 10.01.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminden yapılan soruşturma sonucunda Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2019 tarihli ve 2019/402 Soruşturma, 2019/30 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının kesinleşmesinden sonra, inceleme konusu 27.03.2019 tarihli eylemi nedeniyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaati ile Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli kararına konu 27.03.2019 tarihli suçun, sanık hakkında verilen önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâli niteliğinde olduğu, söz konusu suç ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi ile zincirleme suç hükümleri de gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi için Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/138 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/184 Esas sayılı dava dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2025 tarihinde karar verildi.