MRHUKUK
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/14490 E., 2025/57 K. — kıdem tazminatı

Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/14490 · K. 2025/57 · 07.01.2025

İş Hukuku Oy birliği Kıdem tazminatı

Kısa özet

Kıdem tazminatı talebiyle açılan davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: davacının kıdeme esas çalışma süresinin tespitine ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada kıdem tazminatı talep etmiş.

Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle davanın kendisine yöneltilemeyeceğini (husumet itirazı) ileri sürmüş ve hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: davalı ... vekili temyiz dilekçesinde ve davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde.

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: davacının kıdeme esas çalışma süresinin tespitine ilişkindir.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıdaki paragrafta açıklanan gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını ge…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/14490, K. 2025/57, T. 07.01.2025
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/14490, K. 2025/57, T. 07.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Talepler
kıdem tazminatı
Savunma
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının farklı işverenlerde geçen hizmet sürelerinin müvekkili Kurumda geçen çalışmaları ile birleştirilmesinin mümkün olmadığını, davacının kıdeme esas süresinin tespiti talebinde hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde;
Uyuşmazlık
davacının kıdeme esas çalışma süresinin tespitine ilişkindir
Mevzuat
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu; 6111 sayılı Kanun; 5393 sayılı Belediye Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıdaki paragrafta açıklanan gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını ge…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği

Yargılama süreci

  1. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
  2. ✓
    Yargıtay 9. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı sorudavacının kıdeme esas çalışma süresinin tespitine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıdaki paragrafta açıklanan gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını ge…
a. Alacak davası açılabilecekken tespit davacı açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, b. Muvazaalı bir iş ilişkisi kurulmadığını, c. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, d. Sigortalılığın tespitine ilişkin olarak açılmış olan davada, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça iş ilişkisine dayalı sigortalılıktan söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Uyuşmazlık, davacının kıdeme esas çalışma süresinin tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince davacının davalı ... bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin olarak davalı ... ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayalı olduğu, bu nedenle davacının alt işveren Şirketlerdeki çalışmasının Belediyeye ait işyerinde geçtiği kabul edilerek sonuca gidilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince bu gerekçenin yerinde görülmesi hatalı ise de davacının alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken ara vermeksizin asıl işveren tarafından işe başlatıldığı, bu hâlde alt işveren ile asıl işveren davalı ... arasında bir işyeri devri gerçekleştiği, işyeri devrinde işçinin kıdeme bağlı hakları bakımından işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapılması gerektiği, davacının davalı Belediyede çalıştığı sırada da 6111 sayılı Kanun kapsamında diğer davalı Bakanlığa bağlı Samsun İl Müdürlüğüne nakledildiği dosya kapsamı uyarınca sabit olup bu hâlde davacının kıdeminin alt işveren bünyesinde çalıştığı dönemin davalı Bakanlıktaki çalışma süresine dâhil edilmesi suretiyle bütün olarak değerlendirilmesi sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür.

Atıf yapılan mevzuat

  • 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
  • 6111 sayılı Kanun
  • 5393 sayılı Belediye Kanunu
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karar metninin tamamı

9. Hukuk Dairesi 2024/14490 E. , 2025/57 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/54 E., 2024/928 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/560 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı Millî Eğitim Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... (davalı ...) işyerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre hizmet alımı adı altında yüklenici firmalar nezdinde 03.04.1996 tarihinde çalışmaya başlayarak 03.01.2004 tarihinde davalı ... kadrosuna geçtiğini, 6111 sayılı Bazı Aalacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (6111 sayılı Kanun) gereği Kasım 2011'den itibaren de İlkadım Belediyesi ile ilişiği kesilerek davalı Millî Eğitim Bakanlığı (davalı Bakanlık) emrinde çalıştırılmaya başlandığını, davacının davalı ... emrinde geçen çalışmasının, alt işveren şirketlerdeki çalışmalarının dikkate alınmaması nedeni ile eksik olarak bildirildiğini ileri sürerek davacının davalı Belediyedeki kıdem süresine ve kıdem tazminatına esas çalışma süresinin tespiti ile çalışma süresine eklenmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının farklı işverenlerde geçen hizmet sürelerinin müvekkili Kurumda geçen çalışmaları ile birleştirilmesinin mümkün olmadığını, davacının kıdeme esas süresinin tespiti talebinde hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davacının ihale edilen işler kapsamında şirketler nezdinde çalıştığını, bu nedenle müvekkili Kurum açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini savunarak davanın esastan reddini istemiştir. 3. Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce Belediyenin teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmeyen asıl işini alt işverene vermesinin mümkün olmadığı ve davacının alt işveren olarak görünen şirketler nezdinde geçen tüm hizmetlerinin Belediyenin hizmet alanında ve Belediyenin emri altında devam ettiği, böylelikle de alt işverenlerle yapılan sözleşmelerin muvazaalı olduğu, davacının kıdeme esas hizmet süresinin tespiti talebinde ücretinin belirlenmesi ve yıllık izin süresinin belirlenmesi noktasında hukuki yararının bulunduğu, davacının 01.07.1996-31.12.2003 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin davalı ... nezdinde belediye işçisi olarak geçtiğinin tespiti ile bu hizmetlerinin davalı Belediyece bildirilen ihtilafsız kıdem süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine, yine davalı Belediyede geçen ve tespitine karar verilen bu hizmetlerin, davalı Belediyece bildirilen ihtilafsız kıdem sürelerine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı tarafça muvazaa iddiasında bulunulmadığını, muvazaa iddiası varmış gibi değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, muvazaalı asıl alt işveren ilişkisi kurulmasının söz konusu olmadığını, b. Davacının alacak davası açabilecekken tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, c. Soyut tanık beyanlarının hükme esas alınmayacağını ileri sürmüştür. 2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; a. Alacak davası açılabilecekken tespit davacı açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, b. Muvazaalı bir iş ilişkisi kurulmadığını, c. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, d. Sigortalılığın tespitine ilişkin olarak açılmış olan davada, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça iş ilişkisine dayalı sigortalılıktan söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdeme esas çalışma süresinin tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesince davacının davalı ... bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin olarak davalı ... ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayalı olduğu, bu nedenle davacının alt işveren Şirketlerdeki çalışmasının Belediyeye ait işyerinde geçtiği kabul edilerek sonuca gidilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince bu gerekçenin yerinde görülmesi hatalı ise de davacının alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken ara vermeksizin asıl işveren tarafından işe başlatıldığı, bu hâlde alt işveren ile asıl işveren davalı ... arasında bir işyeri devri gerçekleştiği, işyeri devrinde işçinin kıdeme bağlı hakları bakımından işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapılması gerektiği, davacının davalı Belediyede çalıştığı sırada da 6111 sayılı Kanun kapsamında diğer davalı Bakanlığa bağlı Samsun İl Müdürlüğüne nakledildiği dosya kapsamı uyarınca sabit olup bu hâlde davacının kıdeminin alt işveren bünyesinde çalıştığı dönemin davalı Bakanlıktaki çalışma süresine dâhil edilmesi suretiyle bütün olarak değerlendirilmesi sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıdaki paragrafta açıklanan gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı Millî Eğitim Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı Belediyeye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 752d15467420a85c26baa63ff519415a99f9248bc11a24622a5c89cb10c79bc1

Son alınma: 25.10.2026 07:47 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 29.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış kıdem tazminatı kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.