Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12825 E., 2025/115 K. — fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti

Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/12825 · K. 2025/115 · 08.01.2025

Kısa özet

Fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıp davayı kısmen kabul etmiş. Yargıtay kararı bozdu.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti talep etmiş.

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp davayı kısmen kabul etmiş.

Bu karar davalı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: mahkemenin fark alacakların mevcut bulunduğu yönündeki kararının hatalı olduğunu ve ayrıca hükmedilen faiz başlangıç tarihlerinin de isabetli olmadığını.

Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Açıklanan nedenle fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğu kabul edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12825, K. 2025/115, T. 08.01.2025
İlgili mahkemeler
Ankara 68. İş Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: kısmen kabul · İstinaf: kaldırma ve kısmen kabul · Temyiz eden: davalı
Talepler
fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz sebepleri
1. Mahkemenin fark alacakların mevcut bulunduğu yönündeki kararının hatalı olduğunu,
2. Ayrıca hükmedilen faiz başlangıç tarihlerinin de isabetli olmadığını ileri sürmüştür.
Mevzuat
696 sayılı Kanun; 375 sayılı Kanun
Gerekçe özü
“Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.”
“Açıklanan nedenle fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğu kabul edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Hüküm
Bozma (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kısmen kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)Kararı kaldırıp davayı kısmen kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul…
  3. ↺
    Yargıtay 9. Hukuk DairesiBozma
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.
Açıklanan nedenle fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğu kabul edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde alt işverenler nezdinde çalışmaktayken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) gereği kadroya geçirildiğini ve çalışmaya devam ettiğini ve sendika üyesi olduğunu, davacının alt işveren şirketlerde çalışırken şirketler ile asıl işveren arasında yapılan ihalede ödenecek çıplak ücretin, asgari ücret baz alınarak asgari ücretin en az % fazlası olarak düzenlendiğini ve 696 sayılı KHK ile kadroya geçişinde de asgari ücretin % fazlası ücretle kadroya geçirildiğini, bunun 696 sayılı KHK'nın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde gereği olduğunu ve sonrasında imzalanan bireysel iş sözleşmesinde de bu hakların tüm fer'îlerinin korunarak aynı sistem üzerinden ücret ödeneceğinin yazıldığını, davacının temel ücretinin her asgari ücret artırıldığında belirlenen asgari ücretin % fazlası olması ve üzerine de toplu iş sözleşmesiyle öngörülen zamların uygulanması gerektiğini, işverence buna aykırı olarak eksik ücret ödendiğini, tüm çalışanların belirli dönemlerde işyerinden hiç çıkmadan, evlerine gitmeden, gece gündüz yirmi dört saat çalıştıklarını, ancak bu çalışmalarının karşılığı ücretlerin de ödenmediğini ileri sürerek ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili müvekkilinin davalı Kuruma bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı KHK hükümlerine göre 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 2019 yılından itibaren ücretinin her ay eksik ödendiğini, asgari ücret farkının yansıtılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçerken davalı ile imzaladığı 01.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin "Ücret, Mali ve Sosyal Haklar" başlıklı 4. maddesinin (a) bendi ise “İlgili mevzuat hükümlerine göre belirlenen Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uygulanır” düzenlemesini içermektedir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 696 sayılı Kanun
  • 375 sayılı Kanun

Karar metninin tamamı

9. Hukuk Dairesi 2024/12825 E. , 2025/115 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/873 E., 2024/1867 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 68. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/15 E., 2022/804 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde alt işverenler nezdinde çalışmaktayken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) gereği kadroya geçirildiğini ve çalışmaya devam ettiğini ve sendika üyesi olduğunu, davacının alt işveren şirketlerde çalışırken şirketler ile asıl işveren arasında yapılan ihalede ödenecek çıplak ücretin, asgari ücret baz alınarak asgari ücretin en az % fazlası olarak düzenlendiğini ve 696 sayılı KHK ile kadroya geçişinde de asgari ücretin % fazlası ücretle kadroya geçirildiğini, bunun 696 sayılı KHK'nın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde gereği olduğunu ve sonrasında imzalanan bireysel iş sözleşmesinde de bu hakların tüm fer'îlerinin korunarak aynı sistem üzerinden ücret ödeneceğinin yazıldığını, davacının temel ücretinin her asgari ücret artırıldığında belirlenen asgari ücretin % fazlası olması ve üzerine de toplu iş sözleşmesiyle öngörülen zamların uygulanması gerektiğini, işverence buna aykırı olarak eksik ücret ödendiğini, tüm çalışanların belirli dönemlerde işyerinden hiç çıkmadan, evlerine gitmeden, gece gündüz yirmi dört saat çalıştıklarını, ancak bu çalışmalarının karşılığı ücretlerin de ödenmediğini ileri sürerek ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemenin fark alacakların mevcut bulunduğu yönündeki kararının hatalı olduğunu, 2. Ayrıca hükmedilen faiz başlangıç tarihlerinin de isabetli olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı, hafta tatili alacağının ispatı ve hesaplanması ile faiz hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili müvekkilinin davalı Kuruma bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı KHK hükümlerine göre 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 2019 yılından itibaren ücretinin her ay eksik ödendiğini, asgari ücret farkının yansıtılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçerken davalı ile imzaladığı 01.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin "Ücret, Mali ve Sosyal Haklar" başlıklı 4. maddesinin (a) bendi ise “İlgili mevzuat hükümlerine göre belirlenen Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uygulanır” düzenlemesini içermektedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir. Taraflar arasında daimi kadroya geçiş sürecinde imzalanmış iş sözleşmesinde her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı hâllerde, önce uyuşmazlık konusu dönemdeki asgari ücret oranı dikkate alınarak işçinin alması gereken ücreti belirlenmekte, daha sonra bu ücrete uygulanması gereken zam oranları ilave edilerek sonuca gidilmektedir. 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesine göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden işçinin bireysel iş sözleşmesine göre alması gereken aylık ücret belirlendikten sonra, bu ücrete 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi uyarınca esas alınacak toplu iş sözleşmesi hükümlerinde öngörülen %4 oranındaki ücret zamları uygulanarak işçiye ödenmesi gereken ücret miktarı belirlenmektedir. Davacı ile adavalı arasında imzalanan 01.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin ücrete ilişkin maddesinde, her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası ücret ödeneceğinin kararlaştırılmadığı açıkça görülmektedir. Davacıya ait ücret bordroları ve davalı tarafından yapılan ücret ödemeleri incelendiğinde; davacının kadroya geçiş ücretine, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının uygulandığı, 01.01.2019 tarihindeki ücretinin de 31.12.2018 tarihinde almakta olduğu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanarak belirlendiği görülmüştür. Dolayısıyla davacının iddiasının aksine ücreti düşürülmemiş; 31.12.2018 tarihinde aldığı ücreti korunarak bu ücret üzerine toplu iş sözleşmesi hükmü uygulanarak ücreti belirlenmiştir. Açıklanan nedenle fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğu kabul edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 4073186e420a84479a102fd8b8b60210ce32b1bb77a741cbf112673deb86eeda

Son alınma: 07.11.2026 06:05 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış fazla çalışma ücreti kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.