MRHUKUK
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12621 E., 2025/74 K. — kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti

Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/12621 · K. 2025/74 · 07.01.2025

Kısa özet

Kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti talep etmiş.

Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuş.

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: ücret hesabına ilişkin kayıtlar, bordrolar ve davalı tanığı K.G'nin beyanları ile müvekkilinin ücretine 2019 yılında artış yapılmadığının sabit olduğunu, aksin…, müvekkilininin belirli sayıda işçiye belirli süreler ile hizmet veren kısmi süreli bir çalışan olduğunu, bu hususun işyeri hekimi olan müvekkilinin işinin nevi… ve müvekkilinin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu ve sözleşmesinin de açık şekilde kısmi süreli olarak belirlendiği hususları sabit olmasına rağmen davanın red….

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12621, K. 2025/74, T. 07.01.2025
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12621, K. 2025/74, T. 07.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Talepler
kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının fesih sebepleri mesnetsiz olduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, iş sözleşmesinin sonlandırılmasının haklı fesih olarak değerlendirilemeyeceğini, davacıya baskı yapıldığı ve ücret zammı yönündeki iddiaların yersiz ve haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Temyiz sebepleri
1. Ücret hesabına ilişkin kayıtlar, bordrolar ve davalı tanığı K.G'nin beyanları ile müvekkilinin ücretine 2019 yılında artış yapılmadığının sabit olduğunu, aksine bir yorumla sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
2. Müvekkilininin belirli sayıda işçiye belirli süreler ile hizmet veren kısmi süreli bir çalışan olduğunu, bu hususun işyeri hekimi olan müvekkilinin işinin nevi gereği olduğunu, bu itibarla müvekkilinin fazla süreli çalışma yaptığının aşikar olduğunu, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemes…
3. Müvekkilinin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu ve sözleşmesinin de açık şekilde kısmi süreli olarak belirlendiği hususları sabit olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin, davalı işyerinde kasıtlı olarak huzursuz çalışma ortamı oluşturulduğu, baskı altında tutulduğu ve ücretinde 2019 yılı başında yapılması gereken ücret artışının yapılmadığına ilişkin iddialarını ispatlayamadığı, davacının hizmetinin uyuşmazlık konusu dönem boyunca Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık 30 gün üzerinden bildirildiği hususu…
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa…
  3. ✓
    Yargıtay 9. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.08.2013–07.02.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde işyeri hekimi olarak çalıştığını, davacının son ücretinin net 12.196,80 TL olduğunu, davacının çalışma dönemi boyunca görevi ve yasal düzenlemeler gereği yaptığı uygulamalar nedeniyle davalı Şirketin insan kaynakları direktörü ile ters düştüğünü, kasıtlı olarak oluşturulan huzursuz bir ortamda çalışmak zorunda bırakıldığını, psikolojik baskı altında tutulduğunu, söz konusu işveren yetkilisinin son olarak davacının ücretinde 2019 yılı başında yapılması gereken artışı yapmadığını, davacının 2018 yılı başındaki ücretinin net 11.088,00 TL net olduğunu, davalı işyerindeki diğer tüm çalışanlara yapıldığı gibi 2018 yılı Ekim ayında ücretinde %10’luk bir iyileştirme yapıldığını, ancak ücretinde 2019 yılı Ocak ayında zam yapılacağı belirtilmesine rağmen diğer tüm çalışanların aksine ücretinde artış yapılmadığını, davacının yaptığı fazla çalışma karşılığında fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin bu nedenlerle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
1. Ücret hesabına ilişkin kayıtlar, bordrolar ve davalı tanığı K.G'nin beyanları ile müvekkilinin ücretine 2019 yılında artış yapılmadığının sabit olduğunu, aksine bir yorumla sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Müvekkilininin belirli sayıda işçiye belirli süreler ile hizmet veren kısmi süreli bir çalışan olduğunu, bu hususun işyeri hekimi olan müvekkilinin işinin nevi gereği olduğunu, bu itibarla müvekkilinin fazla süreli çalışma yaptığının aşikar olduğunu, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince bu husus dikkate alınmadan fazla çalışma ücreti alacağının reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu,

Atıf yapılan mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)

Karar metninin tamamı

9. Hukuk Dairesi 2024/12621 E. , 2025/74 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/406 E., 2024/942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/377 E., 2021/546 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.08.2013–07.02.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde işyeri hekimi olarak çalıştığını, davacının son ücretinin net 12.196,80 TL olduğunu, davacının çalışma dönemi boyunca görevi ve yasal düzenlemeler gereği yaptığı uygulamalar nedeniyle davalı Şirketin insan kaynakları direktörü ile ters düştüğünü, kasıtlı olarak oluşturulan huzursuz bir ortamda çalışmak zorunda bırakıldığını, psikolojik baskı altında tutulduğunu, söz konusu işveren yetkilisinin son olarak davacının ücretinde 2019 yılı başında yapılması gereken artışı yapmadığını, davacının 2018 yılı başındaki ücretinin net 11.088,00 TL net olduğunu, davalı işyerindeki diğer tüm çalışanlara yapıldığı gibi 2018 yılı Ekim ayında ücretinde %10’luk bir iyileştirme yapıldığını, ancak ücretinde 2019 yılı Ocak ayında zam yapılacağı belirtilmesine rağmen diğer tüm çalışanların aksine ücretinde artış yapılmadığını, davacının yaptığı fazla çalışma karşılığında fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin bu nedenlerle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının fesih sebepleri mesnetsiz olduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, iş sözleşmesinin sonlandırılmasının haklı fesih olarak değerlendirilemeyeceğini, davacıya baskı yapıldığı ve ücret zammı yönündeki iddiaların yersiz ve haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin, davalı işyerinde kasıtlı olarak huzursuz çalışma ortamı oluşturulduğu, baskı altında tutulduğu ve ücretinde 2019 yılı başında yapılması gereken ücret artışının yapılmadığına ilişkin iddialarını ispatlayamadığı, davacının hizmetinin uyuşmazlık konusu dönem boyunca Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık 30 gün üzerinden bildirildiği hususu göz önünde bulundurularak davacının tam zamanlı çalıştığının kabul edildiği ve bu doğrultuda davacının fazla çalışma ücretine hak kazanamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Ücret hesabına ilişkin kayıtlar, bordrolar ve davalı tanığı K.G'nin beyanları ile müvekkilinin ücretine 2019 yılında artış yapılmadığının sabit olduğunu, aksine bir yorumla sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Müvekkilininin belirli sayıda işçiye belirli süreler ile hizmet veren kısmi süreli bir çalışan olduğunu, bu hususun işyeri hekimi olan müvekkilinin işinin nevi gereği olduğunu, bu itibarla müvekkilinin fazla süreli çalışma yaptığının aşikar olduğunu, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince bu husus dikkate alınmadan fazla çalışma ücreti alacağının reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, 3. Müvekkilinin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu ve sözleşmesinin de açık şekilde kısmi süreli olarak belirlendiği hususları sabit olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücret alacağı bulunup bulunmadığı, 2019 yılında ücretine zam yapılması gerekip gerekmediği, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 281045a09cc797529a69146b7388cffcf6bddaf82041b1978da6f2ed4937a73a

Son alınma: 29.10.2026 23:07 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 29.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış kıdem tazminatı kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.