MRHUKUK
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/12522 E., 2025/28 K. — alacak

Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/12522 · K. 2025/28 · 06.01.2025

İş Hukuku

Kısa özet

Alacak talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalı Belediyenin sorumlu olduğu dönem ile dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada alacak talep etmiş.

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ve muvazaa iddiası dışında da fazla çalışma alacağı talepleri bulunduğunu, ancak Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını.

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalı Belediyenin sorumlu olduğu dönem ile dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12522, K. 2025/28, T. 06.01.2025
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12522, K. 2025/28, T. 06.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Talepler
alacak
Savunma
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) uyarınca kadroya geçirildiğini, davacının müvekkili yanında çalışmadığını, alt işverenler yanında çalışmasının olduğunu, müvekkilinin ihale sözleşmesi kapsamında sadece yüklenici sıfatının olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Temyiz sebepleri
1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu,
2. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
3. Muvazaa iddiası dışında da fazla çalışma alacağı talepleri bulunduğunu, ancak Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
Uyuşmazlık
davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalı Belediyenin sorumlu olduğu dönem ile dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması
Mevzuat
696 sayılı Kanun; 375 sayılı Kanun; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı)

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 ve 24. maddeler uyarınca davacının kadroya geçirildiği, işçilerin aynı şekilde çalışmaya devam ettikleri, davalılar arasında muvazaanın olmadığı, bu nedenle davacının fark alacak talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince şirket hissesinin büyük bir kısmının veya tamamının belediyeye ait olması, şirket işçilerinin belediyelerin faaliyet alanındaki işlerde çalıştırılması, emir ve talima…
  3. ✓
    Yargıtay 9. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı sorudavacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalı Belediyenin sorumlu olduğu dönem ile dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, 2. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 3. Muvazaa iddiası dışında da fazla çalışma alacağı talepleri bulunduğunu, ancak Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Uyuşmazlık, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalı Belediyenin sorumlu olduğu dönem ile dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince şirket hissesinin büyük bir kısmının veya tamamının belediyeye ait olması, şirket işçilerinin belediyelerin faaliyet alanındaki işlerde çalıştırılması, emir ve talimatları belediye yetkililerinden almaları, belediye işçileri ile benzer işlerde çalıştırılmalarının muvazaa kriteri olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davalılar arasında muvazaanın kabul edilemeyeceği, taraflar arasında imzalanan sulh sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacının fazla çalışma alacak talebinde bulunabileceği ancak dosya kapsamında bulunan puantaj kayıtlarına ekli iş emirleri doğrultusunda fazla çalışma yapılan dönemlere ilişkin ödemelerin yapıldığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 696 sayılı Kanun
  • 375 sayılı Kanun
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karar metninin tamamı

9. Hukuk Dairesi 2024/12522 E. , 2025/28 K. MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1201 E., 2024/1397 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/597 E., 2023/222 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu, müvekkilinin muvazaalı olarak alt işveren yanında kepçe operatörü olarak çalıştırıldığını, bu nedenle davalı ... çalışanlarının yararlandığı toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini belirterek fark ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) uyarınca kadroya geçirildiğini, davacının müvekkili yanında çalışmadığını, alt işverenler yanında çalışmasının olduğunu, müvekkilinin ihale sözleşmesi kapsamında sadece yüklenici sıfatının olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK uyarınca kadroya geçirildiğini, diğer davalılar ile aralarında muvazaalı bir ilişkinin söz konusu olmadığını, 696 sayılı KHK ile birlikte muvazaalı şekilde işçi çalıştırmanın neredeyse mümkün olmadığını, davacıya toplu iş sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken tüm ücretlerinin ödendiğini, davacının 14.10.2020 tarihinde kendi isteği ile iş sözleşmesini sonlandırdığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 ve 24. maddeler uyarınca davacının kadroya geçirildiği, işçilerin aynı şekilde çalışmaya devam ettikleri, davalılar arasında muvazaanın olmadığı, bu nedenle davacının fark alacak talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince şirket hissesinin büyük bir kısmının veya tamamının belediyeye ait olması, şirket işçilerinin belediyelerin faaliyet alanındaki işlerde çalıştırılması, emir ve talimatları belediye yetkililerinden almaları, belediye işçileri ile benzer işlerde çalıştırılmalarının muvazaa kriteri olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davalılar arasında muvazaanın kabul edilemeyeceği, taraflar arasında imzalanan sulh sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacının fazla çalışma alacak talebinde bulunabileceği ancak dosya kapsamında bulunan puantaj kayıtlarına ekli iş emirleri doğrultusunda fazla çalışma yapılan dönemlere ilişkin ödemelerin yapıldığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, 2. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 3. Muvazaa iddiası dışında da fazla çalışma alacağı talepleri bulunduğunu, ancak Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalı Belediyenin sorumlu olduğu dönem ile dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: f1342931ef6ca37e10a07956d119d3527810ff9a9b5b562c54925355c15126b4

Son alınma: 29.10.2026 23:19 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 29.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.