Fazla çalışma ücreti, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıp davayı kısmen kabul etmiş. Yargıtay kararı bozdu; incelenen temel soru: dava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı, vekâlet ücreti, yıllık izin ve fazla çalışma ücret alacakların ispatı ile hesabı.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada fazla çalışma ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp davayı kısmen kabul etmiş.
Bu karar davalı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: dava konusu alacakların Türk lirası üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini, vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ve fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğunu.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: dava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı, vekâlet ücreti, yıllık izin ve fazla çalışma ücret alacakların ispatı ile hesabı.
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Bu durumda davacının alacaklarının Türk lirası olarak ödenmesine yönelik talebine değer verilmesi gerektiği gözetilmeden söz konusu alacakların USD üzerinden hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/11803, K. 2025/197, T. 09.01.2025
İlgili mahkemeler
Ankara 46. İş Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: kısmen kabul · İstinaf: kaldırma ve kısmen kabul · Temyiz eden: davalı
Talepler
fazla çalışma ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirli süreli sözleşme ile çalıştığını, işin tamamlanmasını müteakip davacı tarafından istifa dilekçesinin sunulduğunu, bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacının ödenmemiş alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz sebepleri
1. Dava konusu alacakların Türk lirası üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini,
2. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini,
3. Fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğunu,
4. Yıllık izin alacağı bulunmadığını beyan etmektedir.
Uyuşmazlık
dava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı, vekâlet ücreti, yıllık izin ve fazla çalışma ücret alacakların ispatı ile hesabı
Mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 99)
Gerekçe özü
“Bu durumda tercih hakkının dava dilekçesiyle Türk lirası olarak kullanıldığı kabul edilmelidir.”
“Bu durumda davacının alacaklarının Türk lirası olarak ödenmesine yönelik talebine değer verilmesi gerektiği gözetilmeden söz konusu alacakların USD üzerinden hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Hüküm
Bozma (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kısmen kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilince 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99. maddesi gereğince dava dilekçesinde seçimlik hakkın Türk lirası olarak kullanılmış olması nedeniyle emsal Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak alacakların Türk lirası olarak hüküm altına alındığı, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle işveren tarafından sona erdirildi…
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)Kararı kaldırıp davayı kısmen kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının istinaf talebinin alacakların USD cinsinden hüküm altına alınması yönünden, davalının istinaf talebinin taraflar arasındaki her iki iş sözleşmesinin imza tarihi arasındaki 8 günlük sür…
↺
Yargıtay 9. Hukuk DairesiBozma
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı sorudava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı, vekâlet ücreti, yıllık izin ve fazla çalışma ücret alacakların ispatı ile hesabı.
Bu durumda tercih hakkının dava dilekçesiyle Türk lirası olarak kullanıldığı kabul edilmelidir.
Bu durumda davacının alacaklarının Türk lirası olarak ödenmesine yönelik talebine değer verilmesi gerektiği gözetilmeden söz konusu alacakların USD üzerinden hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4. Yıllık izin alacağı bulunmadığını beyan etmektedir. Uyuşmazlık, dava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı, vekâlet ücreti, yıllık izin ve fazla çalışma ücret alacakların ispatı ile hesabı noktalarında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf dava dilekçesi ile alacaklarının Türk lirası üzerinden ödenmesini istemiştir. Bu durumda tercih hakkının dava dilekçesiyle Türk lirası olarak kullanıldığı kabul edilmelidir. Her ne kadar davacı taraf, 24.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu işçilik alacaklarının tamamının USD üzerinden ödenmesini istemiş ise de yenilik doğuran hakların bir defa kullanılmakla tükendiği dikkate alındığında somut olayda dava dilekçesindeki tercihten dönülmesi mümkün değildir. Bu durumda davacının alacaklarının Türk lirası olarak ödenmesine yönelik talebine değer verilmesi gerektiği gözetilmeden söz konusu alacakların USD üzerinden hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Atıf yapılan mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 99)
¶Karar metninin tamamı
9. Hukuk Dairesi 2024/11803 E. , 2025/197 K.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2247 E., 2024/1555 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 46. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1329 E., 2023/277 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 2010 yılından 2018 yılının Mart ayına kadar elektrik teknisyeni unvanıyla kesintisiz olarak çalıştığını, 2015-2018 yılları arasında Azerbaycan ve Kazakistan şantiyelerinde tam zamanlı olarak çalıştığını, son ücretinin 2.750,00 USD olduğunu, davacıya 2015 Ocak ayı ücretinin ödenmediğini, tam zamanlı çalışılmasına karşın fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, ücretinin bankaya yatırıldığını, iş sözleşmesinin haksız ve ihbar önellerine uyulmaksızın sonlandırıldığını, yıllık iznin kullandırılmadığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, ücret, yıllık izin ücreti ile belirsiz alacak davası olarak fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirli süreli sözleşme ile çalıştığını, işin tamamlanmasını müteakip davacı tarafından istifa dilekçesinin sunulduğunu, bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacının ödenmemiş alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilince 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99. maddesi gereğince dava dilekçesinde seçimlik hakkın Türk lirası olarak kullanılmış olması nedeniyle emsal Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak alacakların Türk lirası olarak hüküm altına alındığı, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle işveren tarafından sona erdirildiği değerlendirilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, İŞKUR sözleşmesinde yıllık 270 saat fazla çalışma ücretinin, ücretin içerisinde olacağı kararlaştırılmadığından yıllık 270 saatlik fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğunun kabul edilmediği, kullanılmayan izin süresinin 14 gün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının istinaf talebinin alacakların USD cinsinden hüküm altına alınması yönünden, davalının istinaf talebinin taraflar arasındaki her iki iş sözleşmesinin imza tarihi arasındaki 8 günlük süreye dair 270 saate kadar olan fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna ilişkin hüküm dikkate alınarak yeniden fazla çalışma alacağının hesaplanması yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu alacakların Türk lirası üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini,
2. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini,
3. Fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğunu,
4. Yıllık izin alacağı bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı, vekâlet ücreti, yıllık izin ve fazla çalışma ücret alacakların ispatı ile hesabı noktalarında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ise borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Dolayısıyla, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklıya tanınan seçimlik bir hak söz konusu olup hakkın kullanılması bozucu yenilik doğurucu nitelikte olduğundan talep hakkını kullanan alacaklının artık bu tercihinden dönmesi mümkün değildir.
3. Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf dava dilekçesi ile alacaklarının Türk lirası üzerinden ödenmesini istemiştir. Bu durumda tercih hakkının dava dilekçesiyle Türk lirası olarak kullanıldığı kabul edilmelidir. Her ne kadar davacı taraf, 24.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu işçilik alacaklarının tamamının USD üzerinden ödenmesini istemiş ise de yenilik doğuran hakların bir defa kullanılmakla tükendiği dikkate alındığında somut olayda dava dilekçesindeki tercihten dönülmesi mümkün değildir. Bu durumda davacının alacaklarının Türk lirası olarak ödenmesine yönelik talebine değer verilmesi gerektiği gözetilmeden söz konusu alacakların USD üzerinden hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 06:33 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış fazla çalışma ücreti kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.