Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4675 E., 2025/209 K.

Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/4675 · K. 2025/209 · 13.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Bu davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı onadı.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava şu taleple açılmış:

Davacı vekili 02.03.2022 tarihli dilekçesinde; mera niteliğindeki taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemli açılan davada davanın kabulüne dair verilen kararın onanarak kesinleştiğini, 521 ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların 2012 yılında yapılan imar uygulaması ile çeşitli imar parsellerine şuyulandırıldığı, hüküm fıkrasının kadastral parsellere yönelik olduğu belirt…

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4675, K. 2025/209, T. 13.01.2025
Yargılama yolu
Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili; süre geçtiğinden tavzih talep edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mevzuat
4342 sayılı Mera Kanunu (m. 10); 3402 sayılı Kadastro Kanunu; 6100 sayılı Kanun (m. 3); 1086 sayılı Kanun (m. 428)
Gerekçe özü
“Talep, kesinleşen hükmün tavzihi istemine ilişkindir.”
“Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.”
“Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. ✓
    Yargıtay 7. Hukuk DairesiOnama
    Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan tavzih talebinin reddine dair 24.10.2024 tarihli kararın ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Talep, kesinleşen hükmün tavzihi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı vekili 02.03.2022 tarihli dilekçesinde; mera niteliğindeki taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemli açılan davada davanın kabulüne dair verilen kararın onanarak kesinleştiğini, 521 ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların 2012 yılında yapılan imar uygulaması ile çeşitli imar parsellerine şuyulandırıldığı, hüküm fıkrasının kadastral parsellere yönelik olduğu belirtilerek tapuda infazının sağlanmadığı gerekçesiyle tavzih isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; süre geçtiğinden tavzih talep edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
1. Mahkeme 21.04.2022 tarihli ek kararı ile; davacı vekilinin tavzih talebinin kısmen kabulü ile 521 ada 6, 521 ada 8, 4806 ada 5 ve 5140 ada 1 numaralı parsellerin davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptaline, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 10 uncu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddeleri gereğince söz konusu taşınmazların mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kayıt ve tesciline, dava konusu eski 521 ada 7 parsel yeni 5410 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı parseller yönünden tavzih talebinin reddine karar vermiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 4342 sayılı Mera Kanunu (m. 10)
  • 3402 sayılı Kadastro Kanunu
  • 6100 sayılı Kanun (m. 3)
  • 1086 sayılı Kanun (m. 428)

Karar metninin tamamı

7. Hukuk Dairesi 2024/4675 E. , 2025/209 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2020/120 K. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyarak tavzih talebinin reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 02.03.2022 tarihli dilekçesinde; mera niteliğindeki taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemli açılan davada davanın kabulüne dair verilen kararın onanarak kesinleştiğini, 521 ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların 2012 yılında yapılan imar uygulaması ile çeşitli imar parsellerine şuyulandırıldığı, hüküm fıkrasının kadastral parsellere yönelik olduğu belirtilerek tapuda infazının sağlanmadığı gerekçesiyle tavzih isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili; süre geçtiğinden tavzih talep edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI 1. Mahkeme 21.04.2022 tarihli ek kararı ile; davacı vekilinin tavzih talebinin kısmen kabulü ile 521 ada 6, 521 ada 8, 4806 ada 5 ve 5140 ada 1 numaralı parsellerin davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptaline, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 10 uncu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddeleri gereğince söz konusu taşınmazların mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kayıt ve tesciline, dava konusu eski 521 ada 7 parsel yeni 5410 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı parseller yönünden tavzih talebinin reddine karar vermiştir. 2. Davacı vekilinin 08.07.2022 tarihli dilekçesi ile tavzih talebinin reddine karar verilen taşınmazlar yönünden maddi hatanın düzeltilerek tavzih talebinin kabulüne karar verilmesinin istemesi üzerine Mahkeme 08.07.2022 tarihli ek kararında; 21.04.2022 tarihli tavzih kararının 2 numaralı bendinde 5140 ada olması gerekirken 5410 ada olarak yazıldığını, maddi hata olarak talebin kabulü ile eski 521 ada 7 parsel yeni 5140 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı parseller yönünden tavzih talebinin reddine şeklinde düzeltilmesine, davacının diğer taleplerinin ise reddine karar vermiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Hükmün davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.10.2023 tarihli ve 2023/3790 Esas, 2023/4617 Karar sayılı ilamında özetle; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden Mahkemece tavzihin yasal koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin HMK'nın 305/2 nci maddesine aykırı biçimde dava dilekçesinde gösterilmeyen 4806 ada 5 parsel, 5140 ada 1 parsel ile yargılama aşamasında haklarında araştırma yapılmayan 521 ada 6 parsel ve 521 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hüküm sonucunu değiştirecek şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. B. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilamına uyarak tavzih talebinin reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili; hükmün tavzih edilmeksizin infaz kabiliyeti olmadığını, tavzih kararı alınması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, kesinleşen hükmün tavzihi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan tavzih talebinin reddine dair 24.10.2024 tarihli kararın ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 616fa09adc040560de9beeac50227e3969eae2258c7490f57bf9aac1e8ee7269

Son alınma: 07.11.2026 15:39 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.