Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1539 E., 2025/48 K.
Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/1539 · K. 2025/48 · 06.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Dava, mirasın gerçek reddinin tespiti istemine ilişkindir; ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiştir. Hazine vekili temyiz etmiş, ancak davada taraf olmadığı için temyiz sıfatı bulunmadığından Yargıtay temyiz dilekçesini sıfat yokluğundan reddetmiştir.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu dosya, mirasın gerçek reddi (mirasın resmî olarak reddedildiğinin mahkemece tespiti) ile ilgilidir. Davacı, kendisine kalan mirası tümüyle ve koşulsuz olarak reddettiğini söyleyerek bunun karara bağlanmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi bu isteği kabul etmiştir.
Karara karşı Hazine vekili temyiz başvurusu yapmıştır. Temyiz, bir kararın üst mahkeme tarafından yeniden incelenmesi talebidir. Ancak Yargıtay, önce kimin bu başvuruyu yapabileceğine bakmıştır.
Yargıtay, Hazine’nin bu davada taraf olmadığını tespit etmiştir. Taraf olmayan kişinin temyiz hakkı bulunmadığı için, başvuruyu esasına girmeden reddetmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
Pratikte bu, ilk derece mahkemesinin kabul kararının temyiz incelemesine girilmeden dosyada kaldığı anlamına gelir. Yargıtay burada mirasın reddi şartlarını yeniden tartışmamış, yalnızca temyiz edenin bu başvuruyu yapmaya yetkili olup olmadığını değerlendirmiştir.
§Avukat için özet
Dava, mirasın gerçek reddinin tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi sulh hukuk mahkemesidir ve davanın kabulüne karar vermiştir. Temyiz eden taraf Hazine vekilidir.
Uyuşmazlık, temyiz edenin davada taraf sıfatı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Kararda TMK m. 605/1, gerçek reddin koşullarına; TMK m. 609 ise reddin sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılmasına ve hakimin görevine ilişkin olarak anılmıştır. Ayrıca murisin alacaklılarının korunmasına dair TMK m. 617’ye değinilmiştir. Bununla birlikte Yargıtay’ın belirleyici gerekçesi mirasın reddinin esas koşulları değil, temyiz ehliyeti/sıfatıdır.
Somut olayda davacı, muristen intikal eden miras hakkını kayıtsız ve şartsız reddettiğinin hüküm altına alınmasını istemiş; mahkeme de talebi kabul etmiştir. Yargıtay, Hazine’nin davada taraf olmadığı sonucuna vararak Hazine vekilinin kararı temyiz etme sıfatının bulunmadığını kabul etmiş ve temyiz dilekçesini sıfat yokluğundan reddetmiştir.
Hüküm, dosyanın mahkemesine gönderilmesi ve temyiz isteminin oy birliğiyle reddi yönündedir. Esasa ilişkin denetim yapılmamıştır; inceleme yalnızca başvurunun usulî kabul edilebilirliğine ilişkindir.
Künye
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1539, K. 2025/48, T. 06.01.2025
Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 605/1)
Hüküm
Temyiz isteminin reddi — oy birliği
Pratik sonuç
Temyiz istemi esasa girilmeden reddedildi; temyiz edilen karar kesinleşir.
7. Hukuk Dairesi 2024/1539 E. , 2025/48 K. Mirasın gerçek reddi davasında Mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar, İstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Mirasın gerçek reddinin yasal koşullarının gerçekleşmesi halinde mirasçılar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/1 inci maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, aynı Kanunun 605/2 nci maddesine dayalı olarak da dava açabilirler.
Somut olayda; davacı, murisinden intikal eden tüm miras hakkını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini ve bu talebinin hüküm altına alınmasını talep etmiş, mahkemece talebin kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Hazine vekili mirasın gerçek reddi kararını temyiz etmiş ise de; davada taraf olmadığından Hazine vekilinin kararı temyiz etme sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin sıfat yokluğundan REDDİNE, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Atıf yapılan mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 605/1)
¶Karar metninin tamamı
7. Hukuk Dairesi 2024/1539 E. , 2025/48 K.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/856 E., 2013/933 K.
Mirasın gerçek reddi davasında Mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar, İstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Mirasın gerçek reddinin yasal koşullarının gerçekleşmesi halinde mirasçılar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/1 inci maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, aynı Kanunun 605/2 nci maddesine dayalı olarak da dava açabilirler.
Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. (TMK m. 609) Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece de re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi; reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609 uncu maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.
Mirasçının murisinin terekesindeki borçlardan sorumlu olmasını engelleyen hukuki bir yol olarak mirasın reddi müessesesi bulunmaktadır. Bu müessesenin kötü niyetli olarak kullanılması sonucu tereke alacaklılarının zarar görmesi ihtimal dahilinde olup söz konusu alacaklılar, murisin mirasçısının alacaklıları olabileceği gibi murisin kendi alacaklıları da olabilmektedir. TMK, murisin mirasçısının alacaklılarının korunması yönünden 617 nci maddeyi düzenlemiş iken; murisin kendi alacaklılarının korunması için ise 618 inci maddede düzenlemiştir.
TMK’nın 617 nci maddesinde, “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir” şeklinde düzenleme ile alacaklıların korunması yönünde düzenleme yapılmıştır.
Somut olayda; davacı, murisinden intikal eden tüm miras hakkını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini ve bu talebinin hüküm altına alınmasını talep etmiş, mahkemece talebin kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Hazine vekili mirasın gerçek reddi kararını temyiz etmiş ise de; davada taraf olmadığından Hazine vekilinin kararı temyiz etme sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin sıfat yokluğundan REDDİNE,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.