MRHUKUK
Emsal ara
Büro / avukat girişi
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1086 E., 2025/73 K.

Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/1086 · K. 2025/73 · 07.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle kararı kaldırıp davayı reddetmiştir; Yargıtay da temyiz nedenlerini yerinde görmeyerek bu ret kararını onamıştır.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dosyada bir paydaş, ortak taşınmazdaki pay satışına dayanarak ön alım hakkını (ortak taşınmazda satılan payı öncelikle satın alma hakkı) kullanmak istedi. Davacı, satış bedelinin yüksek gösterildiğini ve tapu kaydının kendi adına geçirilmesini istedi.

Davalı ise taşınmazda fiili taksim (ortak taşınmazın herkesçe fiilen ayrı ayrı kullanılması) bulunduğunu söyledi. Yani tarafların ya da önceki paydaşların taşınmazın farklı bölümlerini uzun süredir ayrı şekilde kullandığını ileri sürdü.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etti. Ancak bölge adliye mahkemesi tanık anlatımlarına ve kullanım biçimine bakarak fiili taksim bulunduğu sonucuna vardı, ilk kararı kaldırdı ve davayı reddetti.

Dosya Yargıtay’a gittiğinde Yargıtay, uyuşmazlığın ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemi olduğunu değerlendirdi. Yapılan incelemede, bölge adliye mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görmedi ve kararı onadı. Böylece davanın reddi sonucu geçerli kaldı. Karar oy birliğiyle verildi.

Avukat için özet

Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, fiili taksim ve bedelde muvazaa bulunmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiş; davalı vekilinin istinafı üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, davacı ve davalı tanık beyanlarına dayanarak fiili taksimin gerçekleştiği kanaatiyle ilk derece hükmünü kaldırıp davayı reddetmiştir.

Davacı vekili temyizde; satış tarihinde yazılı ya da eylemli bir taksim bulunmadığını, taşınmazın imar uygulaması sonucu oluştuğunu, paydaşların kullanım biçimi itibarıyla fiili taksim şartlarının oluşmadığını ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2018 tarihli kararına atıfla fiili taksim için her iki taraf yönünden kullanımın belirli olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Daire, 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesindeki bozma sebepleri çerçevesinde inceleme yapmış; temyizen incelenen kararın tarafların iddia ve savunmaları, dayanak belgeler, uygulanacak hukuk kuralları, hukuki nitelendirme, dava şartları ile yargılama ve ispat kuralları yönünden usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna varmıştır. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

Hükümde, 6100 sayılı Kanun’un 370/1. maddesi uyarınca onama kararı verilmiş; karar oy birliğiyle ve kesin olmak üzere verilmiştir.

Künye
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1086, K. 2025/73, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: kaldırma ve ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili; evveliyatında davacının 598 parsel sayılı taşınmazın, kendisinin paylarını satın aldığı kişilerin murisi ...
Uyuşmazlık
ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Kanun (m. 371)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişt…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim ve bedelde muvazaa bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)Kararı kaldırıp davayı reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem davacı hem de davalı tanık beyanlarına göre davacının kendi payına ev inşa edip kullandığı, davalıya pay satan kişilerin ise zeytinlik olarak fiili taksimi doğruladıkları, davalıya pay satan kişilerin ke…
  3. ✓
    Yargıtay 7. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı soruön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişt…
7. Hukuk Dairesi 2024/1086 E. , 2025/73 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
c.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2018 tarihli ve 2017-14-1761 Esas, 2018-407 Karar sayılı kararı ile yalnızca davacının kullandığı yerin belli olmasının fiili taksim olgusunun varlığı ve davanın reddi için yeterli olmadığı, davalıya pay satanların da kullandıkları yerin belli olmasının fiili taksim olgusunun gerçekleşmesinin şartı olduğunun belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6100 sayılı Kanun (m. 371)

Karar metninin tamamı

7. Hukuk Dairesi 2024/1086 E. , 2025/73 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/359 E., 2024/32 K. KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/265 E., 2022/484 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davacı vekilinin duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 190 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davalının pay satın aldığını, ön alım hakkını kullanmasını engellemek için satışın 500.000,00 TL üzerinden yüksek gösterildiğini, satış bedeli ile tapu harcını yatırmaya hazır olduklarını ileri sürerek ön alım hakkına dayalı olarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; evveliyatında davacının 598 parsel sayılı taşınmazın, kendisinin paylarını satın aldığı kişilerin murisi ... Durmaz'ın ise 588 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, imar ve şüyulandırma sonucu bu iki taşınmazın 190 ada 7 parsel sayılı taşınmaz olarak paylı mülkiyet haline geldiğini, davacının kullandığı kısma ev yaptığını, davalının satın aldığı kısmın ise boş vaziyette olduğunu, fiili taksim bulunduğunu, satış bedelinde muvazaa olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim ve bedelde muvazaa bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem davacı hem de davalı tanık beyanlarına göre davacının kendi payına ev inşa edip kullandığı, davalıya pay satan kişilerin ise zeytinlik olarak fiili taksimi doğruladıkları, davalıya pay satan kişilerin kendi paylarındaki zeytinleri toplamaması, araziyi sürmemesi, gübrelememesi veya bina inşa etmemelerinin fiili taksimin mevcudiyetini ortadan kaldırmayacağı, somut olayda fiili taksim olgusunun gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davalı tarafın taşınmazı iktisap ederken taşınmaz üzerinde yazılı veya eylemli bir taksim olmadığını ve ön alım hakkı için bütün şartların mevcut olduğunu, taşınmazın tamamının müvekkili tarafından kullanıldığını, b. Taşınmaz imar uygulaması sonucu birleştirilerek oluştuğundan payını devreden eski paydaşların yerini dahi bilmedikleri parselde satış tarihine kadar herhangi bir kullanımlarının olmadığını, paydaşların rızalarına dayalı uzun süreli fiili kullanma biçiminin oluşmasının mümkün olamayacağını, taşınmazda ayırt edici bir sınırın da bulunmadığını, c.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2018 tarihli ve 2017-14-1761 Esas, 2018-407 Karar sayılı kararı ile yalnızca davacının kullandığı yerin belli olmasının fiili taksim olgusunun varlığı ve davanın reddi için yeterli olmadığı, davalıya pay satanların da kullandıkları yerin belli olmasının fiili taksim olgusunun gerçekleşmesinin şartı olduğunun belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 7c8d346ec6a800629142019d5ef4bfbeb443c9d443715629777376a64aaf5bde

Son alınma: 31.10.2026 13:23 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.