MRHUKUK
Emsal ara
Büro / avukat girişi
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1044 E., 2025/36 K.

Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/1044 · K. 2025/36 · 06.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Davacı, tapu iptali ve tescil istemiyle açtığı davada taşınmazın gerçekte kendisine ait olduğunu ileri sürdü; ilk derece mahkemesi davayı ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetti, Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı esastan reddetti. Yargıtay, dosyada usul ve kanuna aykırılık görmeyerek temyiz itirazlarını yerinde bulmadı ve BAM kararını onadı.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dava, bir taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili (yani tapunun başka kişiden alınıp davacı adına yazılması) isteğiyle açıldı. Davacı, arsayı kendisinin satın aldığını, zilyetliğin (bir malı fiilen kullanma ve ondan yararlanma durumu) kendisine geçtiğini ve daha sonra taşınmaz üzerinde yapılan işlemlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Karşı taraflar davanın reddini istedi. İlk derece mahkemesi, davacının anlattıklarını yeterli delille kanıtlayamadığı sonucuna vararak davayı reddetti. Bu karara karşı davacı istinafa (ilk kararın bölge adliye mahkemesinde yeniden incelenmesi) başvurdu; Bölge Adliye Mahkemesi de başvuruyu esastan reddetti.

Dosya Yargıtay’a gidince Yargıtay, uyuşmazlığın tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu değerlendirdi. Kararın, tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanacak hukuk kurallarına, dava şartlarına ve ispat kurallarına uygun olduğunu belirtti.

Sonuç olarak Yargıtay, alt derece mahkemesi kararını onadı. Bu, önceki kararın geçerli kaldığı anlamına gelir.

Avukat için özet

Uyuşmazlık tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesidir; davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi başvuruyu esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesi Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılmıştır (E. 2024/1044, K. 2025/36, T. 06.01.2025).

Davacı vekili, taşınmazın dava dışı kişilerden satın alındığını, zilyetliğin devredildiğini, sonradan gerçeğe aykırı işlemler yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptalini istemiş; davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. BAM da bu kararı sürdürmüştür.

Yargıtay, uyuşmazlığın niteliğini tapu iptali ve tescil olarak belirlemiş; 6100 sayılı HMK m. 371 kapsamında bozma sebeplerini değerlendirmiştir. Gerekçede, temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve karardaki gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu; temyiz dilekçesindeki nedenlerin bozmayı gerektirmediği belirtilmiştir. Sonuçta HMK m. 370/1 uyarınca onama kararı verilmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Künye
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1044, K. 2025/36, T. 06.01.2025
İlgili mahkemeler
İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Uyuşmazlık
tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı her ne kadar dava konusu taşınmazı dava dışı kişilerden aldığını, kayınpederine kullanması için verdiğini, üzerine birlikte gecekondu yaptıklarını, kayınpederinin ise taşınmazın beyanlar hanesine zilyet olarak kendi adını yazdırdığını, tapusunu aldığını, üzerinde belediyenin ipoteği varken muvazaalı satışlar yaparak, dini nikahlı eşi olduğ…
  2. ✓
    Yargıtay 7. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı sorutapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı vekili 02.05.2019 tarihli dahili dava dilekçesinde özetle; davalı ... adına İstanbul Sancaktepe 676 ada parsel ile ilgili olarak tapu tescil ve iptal davası açmış bulunduklarını, ancak dava devam ederken adi sözleşme ile kat irtifakı kurulmuş ve davaya dahil edilen davalılara davalı tarafından iki daire ... bulunduğunu, aralarında fiili bağlantı olması ve söz konusu davalı ... tarafından satılan yerlerin iptale tabi olması sebebiyle üzerinde davalıdır şerhi olmasına rağmen söz konusu yeri satın alan kişileri davaya dahil etmek zarureti hasıl olduğunu belirterek ... ve ...'un davaya dahil edilmelerini talep etmiştir. Davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)

Karar metninin tamamı

7. Hukuk Dairesi 2024/1044 E. , 2025/36 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3171 E., 2023/2774 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/352 E., 2021/369 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının satış senedi ile İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, ... Mahallesi, 676 ada 18 parselde (eski 676 ada 2 parsel) kayıtlı bulunan 250,00 m²'lik arsayı ...'dan tüm hakları ile satın aldığını ve zilyetliğin kendisine devir ve teslim edildiğini, ...'ın ise söz konusu arsayı üzerinde zilyetlik haklarına sahip olan ...'dan satın aldığını, iş bu arsayı ekip biçmesi için kayınpederi ...'a izin verdiğini, daha sonra da üzerine beraberce müstakil bir gecekondu yaptıklarını, 2017 yılında söz konusu arsa üzerine bir yüklenici tarafından inşaat yapılmaya başlandığında kendisine ait yerin aynı arsa üzerindeki gecekonduda ... adına kayıt ve tescil edildiğini gördüğünü, yaptığı araştırmada ...'ın davacının arsa üzerinde yapmış bulundukları gecekonduda kiracı olarak oturduğunu, aynı zamanda ...'ın da (davacının kayınpederi) dini nikahlı eşi olduğunu tespit ettiğini, ilgili belediye Emlak Müdürlüğüne müracaat ettiğinde, tamamen sahte zilyetlik belgeleri ve satış işleminin yapıldığını fark ettiğini belirterek davalı adına kayıtlı bulunan dava konusu 676 ada 18 parselde kayıtlı toplam 224,14 m²'lik gayrimenkulün tapu kaydının iptalini istemiştir. 2. Davacı vekili 02.05.2019 tarihli dahili dava dilekçesinde özetle; davalı ... adına İstanbul Sancaktepe 676 ada parsel ile ilgili olarak tapu tescil ve iptal davası açmış bulunduklarını, ancak dava devam ederken adi sözleşme ile kat irtifakı kurulmuş ve davaya dahil edilen davalılara davalı tarafından iki daire ... bulunduğunu, aralarında fiili bağlantı olması ve söz konusu davalı ... tarafından satılan yerlerin iptale tabi olması sebebiyle üzerinde davalıdır şerhi olmasına rağmen söz konusu yeri satın alan kişileri davaya dahil etmek zarureti hasıl olduğunu belirterek ... ve ...'un davaya dahil edilmelerini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı her ne kadar dava konusu taşınmazı dava dışı kişilerden aldığını, kayınpederine kullanması için verdiğini, üzerine birlikte gecekondu yaptıklarını, kayınpederinin ise taşınmazın beyanlar hanesine zilyet olarak kendi adını yazdırdığını, tapusunu aldığını, üzerinde belediyenin ipoteği varken muvazaalı satışlar yaparak, dini nikahlı eşi olduğunu iddia ettiği davalıya devrettiğini iddia etmiş ise de, davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 136a61c7147735e144a514527695e232794481fd2e41a03b1826dba58fe437d0

Son alınma: 31.10.2026 13:48 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.