Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6869 E., 2025/237 K.

Yargıtay · 7. Ceza Dairesi · E. 2024/6869 · K. 2025/237 · 08.01.2025

Ceza Hukuku Oy birliği Kaçakçılık

Kısa özet

Bu davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6869, K. 2025/237, T. 08.01.2025
Mevzuat
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 43, 54/3); 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (m. 321)
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 7. Ceza DairesiBozma
    İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.

Uyuşmazlık ve gerekçe

1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 25.06.2015 olduğu,
7. Ceza Dairesi 2024/6869 E. , 2025/237 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 43, 54/3)
  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (m. 321)

Karar metninin tamamı

7. Ceza Dairesi 2024/6869 E. , 2025/237 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/351 E., 2021/518 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 25.06.2015 olduğu, Dairemizce aynı gün incelenen Taşova Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli, 2021/522 Esas, 2022/249 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.12.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı olmayıp ele geçirilen kaçak eşya miktarının ağırlık ve hacim bakımından nakil aracının taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü teşkil ettiği cihetle; suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının kayden malikinin, aracı olaydan bir hafta sonra ... vasıtasıyla satın aldığını ve aracın olayda kullanıldığını bilmediğini beyan etmesi ve araç üzerine konulan tedbir tarihinin 07.08.2014 olması karşısında, malen sorumlunun aracı ne zaman, ne şekilde, kimden satın aldığına ilişkin ayrıntılı beyanı alındıktan, varsa satışa ilişkin belge ibraz etmesi ihtar edildikten ve sonucuna göre malen sorumlunun iyiniyetli olup olmadığı belirlendikten sonra aracın iadesine ya da müsaderesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 1af8f6fb8353645094e1bb685f4fadd313043b8a49c9246acab7f28871be476d

Son alınma: 07.11.2026 08:58 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış kaçakçılık kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.