Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/10803 E., 2025/75 K.
Yargıtay · 6. Ceza Dairesi · E. 2023/10803 · K. 2025/75 · 06.01.2025
Ceza HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Sanık hakkında silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen hüküm temyiz edildi. İlk derece mahkemesi tehdit suçundan beraat, yaralama suçundan mahkûmiyet vermiş; bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırıp her iki suçtan da mahkûmiyet kurmuştu. Yargıtay, yargılama usulüne ve delillerin değerlendirilmesine aykırılık görmeyerek temyiz istemlerini esastan reddetti ve hükümleri onadı.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu davada sanık hakkında iki ayrı suç isnat edildi: silahla tehdit ve kasten yaralama (bir kişiye bilerek zarar verme). İlk mahkeme, tehdit suçundan beraat kararı verirken yaralama suçundan mahkûmiyet vermişti.
Sonra dosya istinafa (bölge adliye mahkemesinde yeniden inceleme) gitti. Bölge adliye mahkemesi, ilk kararı kaldırdı ve sanığı hem yaralama hem de silahla tehdit suçlarından mahkûm etti.
Dosya bu kez Yargıtay’a taşındı. Yargıtay, mahkemelerin yaptığı işlemlerde usule ve kanuna aykırılık görmedi. Delillerin doğru toplandığını, savunma ve iddiaların gerekçeli kararda tartışıldığını ve verilen cezanın suçlara uygun belirlendiğini kabul etti.
Sonuç olarak Yargıtay, temyiz itirazlarını kabul etmedi ve bölge adliye mahkemesinin kararını onadı. Bu, kararın Yargıtay incelemesinden geçip geçerli kalması anlamına gelir. Karar oy birliğiyle verildi.
§Avukat için özet
İnceleme, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/281 E., 2019/2321 K. sayılı hükmüne yönelik temyiz üzerine yapılmıştır. Uyuşmazlık; sanık hakkında silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyetlerin isabeti, özellikle haksız tahrik, lehe değerlendirme ve delillerin değerlendirilmesi noktalarında toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesi 02.11.2017 tarihli kararıyla silahla tehditten CMK 223/2-e uyarınca beraat, katılana yönelik kasten yaralamadan TCK 86/1, 86/3-e, 87/3, 29, 58/6 ve 53 kapsamında mahkûmiyet kurmuştu. Bölge adliye mahkemesi ise duruşma açarak ilk derece hükmünü kaldırmış; kasten yaralama yönünden TCK 86/1, 86/3-e, 87/3, 58/6 ve 53 uyarınca, silahla tehdit yönünden ise TCK 106/2-a, 58 ve 53 uyarınca mahkûmiyet tesis etmiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, CMK 288, 289, 302/1 ve 304/1 ile TCK 61/1 ve 3/1 çerçevesinde yaptığı incelemede; yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğünü, iddia ve savunmaların gerekçeli kararda tartışıldığını, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamıyla saptandığını ve vicdani kanaatin kesin verilere dayandığını belirtti. Ayrıca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmasının TCK 61 ve orantılılık ilkesi bakımından isabetli olduğu kabul edildi. Sonuçta temyiz istemleri esastan reddedildi ve hükümler oy birliğiyle onandı.
Künye
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/10803, K. 2025/75, T. 06.01.2025
Suç
Silahla tehdit ve A silahla tehdit
İlgili mahkemeler
Derece İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi · İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi
İncelenen karar
Derece İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi, 02.11.2017 tarihli, 2015/465 E., 2017/417 K. sayılı kararı
Yargılama yolu
Temyiz eden: taraflar
Mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 288, 302/1, 304/1); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 53)
Gerekçe özü
“Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5…”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
✓
Yargıtay 6. Ceza DairesiOnama
Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5…
6. Ceza Dairesi 2023/10803 E. , 2025/75 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Atıf yapılan mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 288, 302/1, 304/1)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 53)
¶Karar metninin tamamı
6. Ceza Dairesi 2023/10803 E. , 2025/75 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/281 E., 2019/2321 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2015/465 Esas, 2017/417 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 223/2-e madde ve fıkrası gereğince beraatine, sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 29., 58/6 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2018/281 Esas, 2019/2321 Karar sayılı kararı ile; duruşma açılarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile katılan ...'a silahla tehdit suçundan kurulan beraat hükmü kaldırılarak sanığın katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 58/6 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, sanık hakkında katılan ...'a yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi
Mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın yaralama eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğu, tehdit olayına ilişkin katılan beyanı dışında objektif bir beyanın bulunmadığından tehdit olayının şüpheli kaldığı, bu şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, tahrik ve iyi hal indirimlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğunun dikkate alınmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.01.2025 tarihinde karar verildi.