Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9294 E., 2025/334 K.
Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/9294 · K. 2025/334 · 09.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava şu taleple açılmış:
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;...ili ... ...köyü 960 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9294, K. 2025/334, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konum itibarıyla değerli bir bölgede bulunduğunu, kalan kısımda değer azalışı meydana geldiğini, objektif değer artışı uygulanması gerektiğini belirterek kamulaştırma bedelinin Mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir.
Mevzuat
4650 sayılı Kanun; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.”
“5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza; resmi veri listesi esas alınarak yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilerek, kuru arazi olması sebebiyle %5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre diğer biçilmesinin isabetli olduğu, taşınmazın konum ve özelliklerine göre uygulanan objektif değer ar…
✓
Yargıtay 5. Hukuk DairesiOnama
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;...ili ... ...köyü 960 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konum itibarıyla değerli bir bölgede bulunduğunu, kalan kısımda değer azalışı meydana geldiğini, objektif değer artışı uygulanması gerektiğini belirterek kamulaştırma bedelinin Mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir.
5. Hukuk Dairesi 2024/9294 E. , 2025/334 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
4650 sayılı Kanun
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
¶Karar metninin tamamı
5. Hukuk Dairesi 2024/9294 E. , 2025/334 K.
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/204 Esas, 2023/245 Karar
DAVA TARİHİ : 02.12.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1011 Esas, 2021/305 Karar
Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;...ili ... ...köyü 960 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konum itibarıyla değerli bir bölgede bulunduğunu, kalan kısımda değer azalışı meydana geldiğini, objektif değer artışı uygulanması gerektiğini belirterek kamulaştırma bedelinin Mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 olarak alınmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin % 6 oranında alınması gerektiğini, objektif değer artış oranının kabul edilemez olduğunu, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın takdir olunan bedelin düşük olduğunu, daha yüksek bir bedel belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza; resmi veri listesi esas alınarak yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilerek, kuru arazi olması sebebiyle %5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre diğer biçilmesinin isabetli olduğu, taşınmazın konum ve özelliklerine göre uygulanan objektif değer artış oranının makul olduğu, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2019 yılı... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin uygulanması, dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı uygun görülmüştür.
4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 07:56 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.