Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/5401 E., 2025/170 K.
Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/5401 · K. 2025/170 · 07.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Dava, kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de bozmaya uyarak aynı yönde karar vermiştir. Yargıtay, kararın bozmaya uygun ve hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz itirazlarını reddedip onamıştır.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu dava, bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin (devletin taşınmazı kamu yararı için alırken ödeyeceği bedel) belirlenmesi ve taşınmazın davacı idare adına geçirilmesi istemiyle açılmıştır.
Davacı idare, taşınmazın bedelinin tespit edilmesini ve taşınmazın kendi adına tescilini istemiştir. Karşı taraf ise cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, sonra dosya istinaf (bölge adliye mahkemesinde yeniden inceleme) ve temyiz (Yargıtay incelemesi) aşamalarından geçmiştir.
Yargıtay, dosyada uygulanan kurallara ve önceki bozma kararına bakmış; bölge adliye mahkemesinin bozma doğrultusunda karar verdiğini, hukuk kurallarının olaya yanlış uygulanmadığını ve temyiz sebeplerinin kararı bozmayı gerektirmediğini söylemiştir. Bu yüzden kararı onamıştır.
Pratikte bunun anlamı, temyiz edilen kararın aynen geçerli kalmasıdır. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
§Avukat için özet
Uyuşmazlık, 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayalı kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi daha sonra verilen bozma kararına uyarak yeniden yargılama yapmış ve yine davanın kabulüne karar vermiştir.
Temyizde davacı idare vekili, hesaplanan bedelin ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, arta kalan kısımda değer kaybı bulunmadığını ileri sürmüştür. Davalılar vekili ise belirlenen bedelin düşük olduğunu ve taşınmazın arsa vasfında bulunduğunu öne sürmüştür. Kararda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uygulanmıştır.
Yargıtay, temyizen incelemede nihai kararın bozulmasının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesindeki sebeplerden biriyle mümkün olduğunu hatırlatmış; bölge adliye mahkemesi kararının bozma kararına uygun olduğunu, gerekçede ve somut olaya hukuk kurallarının uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına oluşan kazanılmış hak niteliğindeki hususların yeniden incelenemeyeceğini vurgulamıştır. Bu nedenle her iki tarafın temyiz itirazlarını reddederek kararı oy birliğiyle onamıştır.
Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/5401, K. 2025/170, T. 07.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
Temyiz sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesaplanan bedelin ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, arta kalan kısımda değer kaybı olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında olduğunu ileri sürmüştür.
Mevzuat
4650 sayılı Kanun; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
Gerekçe özü
“2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.”
“3. Değerlendirme”
“1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.”
“2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikt…”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2020 tarihli ve 2019/340 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
✓
Yargıtay 5. Hukuk DairesiOnama
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikt…
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ...,... köyü (eski 1459) 3577 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkinini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2020 tarihli ve 2019/340 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2020 tarihli ve 2019/340 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
5. Hukuk Dairesi 2024/5401 E. , 2025/170 K. MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
4650 sayılı Kanun
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
¶Karar metninin tamamı
5. Hukuk Dairesi 2024/5401 E. , 2025/170 K.
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/315 Esas, 2024/683 Karar
DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 22.11.2019
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ...,... köyü (eski 1459) 3577 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2020 tarihli ve 2019/340 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2020 tarihli ve 2019/340 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve 2021/20 Esas, 2023/571 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin14.03.2023 tarihli ve 2021/20 Esas, 2023/571 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;UYAP sisteminden yapılan inceleme sonucu tarafları, dava konusu aynı olan ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/230 Esas, 2017/513 Karar sayılı kararında acele kamulaştırma dosyasındaki bedelin mahsubu sonrası 190.335,65 TL bedelin ödenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonrası Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırıldığı, davacı idarece kaldırma kararı sonrası davanın ret ile sonuçlandığı belirtilmiş ise de buna ilişkin kararın, belirtilen dosyadaki dekontların dosya arasında olmadığı anlaşılmakla, ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/230 Esas, 2017/513 Karar dosyası eldeki davadan bağımsız bir dosya olduğu ve o dosyada kaldırma sonrasında verilen kararla davanın ret ile sonuçlanıp sonuçlanmadığı, ret ile sonuçlanmış olsa dahi o dosyada ödenen bedelin iadesi hususunda idarenin kesinleşen karara binaen hukuki süreç işletme hakkı olduğu gözetildiğinde, eldeki davaya münhasır acele kamulaştırma dosyasındaki bedelin mahsubu sonrasında tüm bedelin bloke edilmesi ve faiz hükmü kurulurken İlk Derece Mahkemesinin ödemeye ilişkin 10.12.2020 tarihli ara kararının gözetilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan Yargıtay bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesaplanan bedelin ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, arta kalan kısımda değer kaybı olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.