Bu davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Maddi olayda; sanık savunması, şikayetçi beyanı ve sanığın sunduğu dilekçelerde yer alan suça konu ifadeler bir bütün olarak ele alındığında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/11014, K. 2025/310, T. 08.01.2025
İlgili mahkemeler
Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Mevzuat
5271 sayılı Kanun (m. 289, 308/2, 302/2, 304); 5237 sayılı Kanun (m. 128)
Gerekçe özü
“İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır.”
“Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.”
“Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir.”
“Maddi olayda; sanık savunması, şikayetçi beyanı ve sanığın sunduğu dilekçelerde yer alan suça konu ifadeler bir bütün olarak ele alındığında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.”
Hüküm
Kaldırma, Bozma (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 4. Ceza DairesiBozma
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 29.02.2024 tarihli, 2021/39985 Esas ve 2024/2512 Karar sayılı temyizin reddi kararının KALDIRILMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır.
Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.
Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir.
Maddi olayda; sanık savunması, şikayetçi beyanı ve sanığın sunduğu dilekçelerde yer alan suça konu ifadeler bir bütün olarak ele alındığında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Ceza Dairesi 2024/11014 E. , 2025/310 K. İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin 29.02.2024 tarihli, 2021/39985 Esas ve 2024/2512 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine gereği düşünüldü: Sanığın temyiz isteminin süresinde olduğuna ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde itiraz sebeplerinin yerinde olduğu görülmüştür. Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 29.02.2024 tarihli, 2021/39985 Esas ve 2024/2512 Karar sayılı temyizin reddi kararının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Atıf yapılan mevzuat
5271 sayılı Kanun (m. 289, 308/2, 302/2, 304)
5237 sayılı Kanun (m. 128)
¶Karar metninin tamamı
4. Ceza Dairesi 2024/11014 E. , 2025/310 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/3955 E., 2018/66 K
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZA KONU KARAR : Ret
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin 29.02.2024 tarihli, 2021/39985 Esas ve 2024/2512 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin süresinde olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dosyanın incelenmesinde itiraz sebeplerinin yerinde olduğu görülmüştür.
Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinde düzenlenen ve Anayasa'nın 36 ncı maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.
Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçunu oluşturur.
İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır ancak, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmamalıdır.
Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez. Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir.
Maddi olayda; sanık savunması, şikayetçi beyanı ve sanığın sunduğu dilekçelerde yer alan suça konu ifadeler bir bütün olarak ele alındığında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 29.02.2024 tarihli, 2021/39985 Esas ve 2024/2512 Karar sayılı temyizin reddi kararının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 06:50 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış hakaret kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.