Nitelikli dolandırıcılık ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan yürütülen yargılamada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2024/16646, K. 2025/1210, T. 14.01.2025
Suç
Nitelikli dolandırıcılık ve Kuruluşları zararına dolandırıcılık
İlgili mahkemeler
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi
Mevzuat
3713 sayılı Kanun (m. 58/9); 5237 sayılı Kanun (m. 221)
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 3. Ceza DairesiBozma
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir…
?Uyuşmazlık ve gerekçe
3. Ceza Dairesi 2024/16646 E. , 2025/1210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30.Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu bakımından: 2013 HÜKÜM : 1- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9. maddeleri gereğince mahkumiyet kararına ilişkin istinaf 2- TCK'nın 158/1-e-son, 158/3, 43, 62, 53/1-2-3, 52/1-2-4, 58/9. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Atıf yapılan mevzuat
3713 sayılı Kanun (m. 58/9)
5237 sayılı Kanun (m. 221)
¶Karar metninin tamamı
3. Ceza Dairesi 2024/16646 E. , 2025/1210 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/363 E., 2024/442 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30.Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/164 E., 2023/330 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine
dolandırıcılık
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu bakımından: 2013
HÜKÜM : 1- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9. maddeleri gereğince mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
2- TCK'nın 158/1-e-son, 158/3, 43, 62, 53/1-2-3, 52/1-2-4, 58/9. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-e ve 158/3 maddeleri gereğince suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan 10 yılın üzerinde mahkumiyet hükmü kurulduğunun ve hükmün temyize kabil olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiştir.
I-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından yapılan incelemede;
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın, temyiz aşamasında sunmuş olduğu 11.06.2024 tarihli dilekçesi ile bildiklerimi, gördüklerimi anlatabilmek adına etkin pişmanlıktan faydalanabilmek için ....kararın bozulmasına'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer
almayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
II-Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu bakımından yapılan incelemede;
Sanığın Jandarma Astsubayı yazılı sınavı öncesinde haksız olarak temin ettiği sınav sorularını cevapları ile tanık ... ve ...'a verdiği ve anılan şahısların sınavda başarılı sayılarak göreve başladığının kabul edilmiş olması karşısında;
Sanığın sınav öncesinde soruların ve cevapların verilmesine aracılık etmekten ibaret eylemlerinin, TCK’nın 39/2-b maddesi kapsamında “suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak” suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 37. maddesi gereğince fail olarak sorumlu tutmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.