Konut dokunulmazlığının ihlâli ve hırsızlık suçundan yürütülen yargılamada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı onadı.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/16814, K. 2025/300, T. 14.01.2025
Suç
Konut dokunulmazlığının ihlâli ve Hırsızlık
Mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 35/3, 260/1, 223/8); 6723 sayılı Kanun (m. 33); 5320 sayılı Kanun (m. 8); 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (m. 305, 310, 322); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 116/4)
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
✓
Yargıtay 2. Ceza DairesiOnama
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
?Uyuşmazlık ve gerekçe
2. Ceza Dairesi 2024/16814 E. , 2025/300 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli Yokluğunda verilen mahkûmiyet hükümlerinin tebliği sırasında cezaevinde bulunan sanığa karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak sanık hakkında düzenlenen 29.01.2011 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa "alarak" tebliğ edildiği, bu işlemin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu, ayrıca hükmün yasa yolu bildiriminde sanığa CMK'nın 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin” belirtilmediği anlaşıldığından, sanığın eski hâle getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine 25.09.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesinin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresinin hesabında dikkate alındığında, 66/1-d ve 67/3. maddelerinde öngörülen asli ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığının tespiti ile yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Atıf yapılan mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 35/3, 260/1, 223/8)
6723 sayılı Kanun (m. 33)
5320 sayılı Kanun (m. 8)
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (m. 305, 310, 322)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 116/4)
¶Karar metninin tamamı
2. Ceza Dairesi 2024/16814 E. , 2025/300 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2008/649 E., 2010/757 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yokluğunda verilen mahkûmiyet hükümlerinin tebliği sırasında cezaevinde bulunan sanığa karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak sanık hakkında düzenlenen 29.01.2011 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa "alarak" tebliğ edildiği, bu işlemin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu, ayrıca hükmün yasa yolu bildiriminde sanığa CMK'nın 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin” belirtilmediği anlaşıldığından, sanığın eski hâle getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine 25.09.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği ve yukarıda açıklanan nedenle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, geceleyin saat 23.00-03.53 arasında katılana ait eve hırsızlık amacıyla girmesi şeklindeki eyleminin; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının 17.12.2010 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesinin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresinin hesabında dikkate alındığında, 66/1-d ve 67/3. maddelerinde öngörülen asli ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığının tespiti ile yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.