Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5637 E., 2025/95 K.
Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/5637 · K. 2025/95 · 07.01.2025
İş HukukuOy birliği
≡
Kısa özet
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 03.07.1984 ya da 1985 olarak tespitini istedi; ilk derece mahkemesi davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetti. Yargıtay, sigortalılık başlangıcı davalarında gerçek ve sigortalı çalışmanın eksiksiz araştırılması gerektiğini belirterek eksik inceleme nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece kararını bozdu.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin gerçekte daha eski bir tarih olduğunu ileri sürerek bunun mahkemece tespitini istedi. Karşı taraf ise davanın reddini savundu; ayrıca zamanaşımı (süresinde ileri sürülmeyen istemin dinlenmemesi) ve husumet (davayı doğru kişiye yöneltme zorunluluğu) itirazında bulundu.
İlk derece mahkemesi davayı reddetti. Sonra bölge adliye mahkemesi (istinaf incelemesi yapan üst mahkeme) de bu kararı yerinde bulup davacının başvurusunu reddetti.
Davacı dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay, bu tür davalarda sadece giriş bildirgesine bakmanın yeterli olmadığını; kişinin gerçekten ve sigortalı olarak çalışıp çalışmadığının dikkatle araştırılması gerektiğini söyledi. Bu yüzden mevcut incelemeyi yeterli bulmadı.
Yargıtay, eksik araştırma yapıldığı sonucuna vararak bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını bozdu. Bunun pratik anlamı, davanın bitmediği ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere geri gönderildiğidir.
§Avukat için özet
Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 1985 yılında başlayan inşaatta sigortalı çalıştığını ileri sürmüş; daha sonra sunduğu SGK yazısına dayanarak 03.07.1984 tarihinin tespitini de talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, tespiti istenen dönemde çalıştığı ileri sürülen işverenin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Temyizde Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2, 6, 9, 79 ve 108. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapmıştır. Daire, sigortalı sayılmak için işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığını; fiili çalışmanın da ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle sigortalılık başlangıç tespiti davalarında, dava konusu dönemde hem işyerinin varlığının hem de çalışmanın gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir.
Daire, somut olayda eksik araştırma yapıldığı kanaatiyle; işverenin kim olduğunun ve hangi inşaatta çalışıldığının açıklığa kavuşturulması, tanıkların yeniden dinlenmesi, işverenler arasındaki irtibatın araştırılması ve sicil kartı dökümündeki 03.07.1984 giriş tarihinin Kurumdan sorulması gerektiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak BAM kararını ortadan kaldırmış, ilk derece kararını bozmuştur. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5637, K. 2025/95, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Antalya 1. İş Mahkemesi
Yargılama yolu
Temyiz eden: davacı
Savunma
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespiti istenen dönemde çalıştığını iddia ettiği Emniyet Genel Müdürlüğünün de davalı olarak gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık
sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir
Mevzuat
743 sayılı Medeni Kanunu; 6100 sayılı Kanun (m. 371); 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (m. 2, 6); 5510 sayılı Kanun
Gerekçe özü
“Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.”
Hüküm
Kaldırma (bölge adliye mahkemesi kararı), Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 10. Hukuk DairesiBozma
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı sorusigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 3.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 03.07.1984 olduğunun tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama ile hükümde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik inceleme ve araştırmayla gidilmiştir.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Atıf yapılan mevzuat
743 sayılı Medeni Kanunu
6100 sayılı Kanun (m. 371)
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (m. 2, 6)
5510 sayılı Kanun
¶Karar metninin tamamı
10. Hukuk Dairesi 2024/5637 E. , 2025/95 K.
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/90 E., 2024/103 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/145 E., 2023/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1985 yılında yapılmaya başlanan Emniyet Müdürlüğü yeni bina isimli inşaatta iki kardeşi ile birlikte marangoz ustası olarak sigortalı çalıştığını, işe giriş bildirgesi verildikten sonra herhangi bir işlem yapılmadığını, işverenden prim tahsili yapılmamış olmasının davacıdan kaynaklanan bir husus olmadığını, Kurumun kendi kusurunun davacıya mal edilemeyeceğini, davacının yaşlılık aylığı talepli başvurusunun Kurumca, ilk işe giriş tarihinin 01.10.1989 olduğu' gerekçesi ile reddedildiğini ileri sürerek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 1985 yılı olduğunun tespitini istemiş, 23.11.2018 tarihli dilekçesinde ise dava dilekçesine ekli olarak sunmuş oldukları SGK Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünden alınan 12.06.2015 tarihli yazıda davacının işe giriş tarihinin 03.07.1984 olduğunun sabit olduğunu, bu sebeple her ne kadar dava dilekçesinde davacının 1985 yılına ait çalışmalarının tespiti istenmiş ise de 03.07.1984 tarihinde çalıştığının tespiti hususunda talepleri gibi karar verilmesini istemiş ve dilekçesine ilişkin olarak 21.03.2019 tarihli ıslah harcı makbuzunu ibraz etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespiti istenen dönemde çalıştığını iddia ettiği Emniyet Genel Müdürlüğünün de davalı olarak gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Dahili davalı mirasçısı ... beyan dilekçesinde; babası ...'nın 2003 yılında vefat ettiğini, bu nedenle savunma haklarının ellerinden alındığını, iddia edilen tarihten 30 yıl gibi bir süre geçtiğini, bu sürede hiçbir evrak ve kayıt kalmadığını, iddia edilen primin ödenmemiş olması halinde bile zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca iddia edilen prim döneminde yürürlükte olan 743 sayılı Medeni Kanun'un 477 md.'sinde mirasçıların miras bırakanın vefatından evvelki son beş seneki borçlarından mesuldürler, hükmü gereği iddia edilen prim ödemesinin üzerinden 30 yılı geçkin süre geçtiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
3.Dahili davalının diğer mirasçılarına usulüne uygun tebligatlar yapılmasına rağmen davaya cevap vermedikleri gibi yargılamaya da katılmamışlardır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamındaki delillerle davanın ispatlandığını belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 03.07.1984 olduğunun tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama ile hükümde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik inceleme ve araştırmayla gidilmiştir.
4.Dosya kapsamına göre ihtilaf konusu dönemde, ... unvanlı 17035 sicil sayılı Endüstri Meslek Lisesi 2. Yeni Bina İnşaatı-Erzurum adresli ve ... unvanlı 18545 sicil sayılı Emniyet Müdürlüğü Yeni Bina İnşaat Erzurum adresli 2 ayrı işyerinin olduğu, bu itibarla davacıya öncelikle, sigorta başlangıç tespitini istediği işverenin kim olduğu, hangi inşaatta hangi işveren nezdinde çalıştığı açıklattırılmalı, giderek kimlerle birlikte çalıştığı yönünden beyanı alınmalı, bu kişilerin tespiti ile bilgi ve görgülerine başvurulmalı, her iki işyerinden bildirilen dönem bordro tanıkları yeniden dinlenerek, işverenler arasındaki irtibat ortaya konulmalı, kayden bir işyerinde çalışması görülürken, diğer işyerinde ne şekilde çalıştırıldıkları hususu tanıklara açıklattırılmalı, bu meyanda özellikle tanık ... tekrar dinlenilmeli, işverenlerin muhasebe kayıtlarının aynı kişi tarafından tutulup tutulmadığı araştırılmalı, ayrıca dosyaya sunulu davacıya ait sigortalı sicil kartı dökümünde davacının işe giriş tarihinin 03.07.1984 olduğu görülmekle, bu husus Kurumdan sorulmalı, yine aynı belgede davacıya verilen sigorta sicil numarasının davacının devam eden diğer hizmetlerinde de kullanıldığı gözetilmeli, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 31.10.2026 04:30 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.