Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9435 E., 2025/65 K.

Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/9435 · K. 2025/65 · 07.01.2025

İş Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Dava, yurt dışı borçlanmasına bağlı prim gün sayısının hatalı belirlenmesi nedeniyle yaşlılık aylığının ve fark aylıkların yeniden hesaplanması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıp davayı kısmen kabul etmiştir; Yargıtay ise Belçika’daki çalışmaların saat bazında olup olmadığının ve bunların sigortalılık niteliğinin araştırılmadan hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bularak kararı bozmuştur.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dava, yurt dışında geçen çalışmaların emeklilik hesabına nasıl yansıtılacağıyla ilgilidir. Davacı, yurt dışı borçlanması (yurt dışında geçen süreleri prim ödeyerek Türkiye’de sigortalılık süresine katma) yapıldığını, ancak bazı çalışmalarının eksik dikkate alındığını söyleyerek emekli aylığının daha düşük bağlandığını iddia etmiştir.

İlk derece mahkemesi davacıyı haklı bulmuş ve talebin kabulüne karar vermiştir. Sonra bölge adliye mahkemesi (istinaf incelemesi yapan üst mahkeme) kararı kaldırmış, davayı kısmen kabul etmiştir.

Dosya Yargıtay’a taşınmıştır. Yargıtay, Belçika’daki çalışmaların belgelerde saat bazında gösterildiğini, bu çalışmaların gerçekten sigortalılık sayılıp sayılmadığının araştırılması gerektiğini söylemiştir. Bu araştırma yapılmadan karar verildiği için hükmü bozmuştur.

Bozma, dosyanın yeniden inceleneceği anlamına gelir; yani dava bu kararla kesin olarak bitmemiştir. Pratikte bunun anlamı, emeklilik hesabının dayanağı olan yurt dışı çalışmaların niteliğinin yeniden değerlendirilmesidir.

Avukat için özet

Uyuşmazlık, 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmet borçlanmasıyla elde edilen prim gün sayısının ve buna bağlı yaşlılık aylığı/fark aylıkların doğru belirlenip belirlenmediğine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, Türkiye-Belçika Sosyal Güvenlik Sözleşmesi ve Yargıtay içtihatları gerekçesiyle davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi ise ilk derece kararını kaldırarak davayı kısmen kabul etmiştir. Temyizde davacı kararı tamamen desteklerken, davalı Kurum eksik inceleme bulunduğunu ileri sürmüştür.

Daire, borçlanmaya esas TR4 belgesinde Belçika’daki çalışmaların saat bazında ifade edildiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, Belçika Sosyal Güvenlik ve Emeklilik Sistemi çerçevesinde saat üzerinden yapılan çalışmaların sigortalılık niteliğinin araştırılması gerektiğini; buna göre davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceği yurt dışı çalışma sürelerinin belirlenip sonucuna göre karar verilmesinin zorunlu olduğunu belirtmiştir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.

Hükümde, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına, temyiz harcının isteği halinde iadesine ve dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir. Karşı oy bulunmamaktadır.

Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9435, K. 2025/65, T. 07.01.2025
Yargılama yolu
İstinaf: kaldırma ve kısmen kabul · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borçlanma talep dilekçesinde borçlanmak istenilen dönümün belirtilmediği ve Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, Mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Temyiz sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, davanın tümüyle kabulünün gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talebine göre usul ve yasaya uygun işlemler yapıldığı ancak eksik inceleme ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
Uyuşmazlık
prim gün sayısı hatalı belirlendiğinden yaşlılık aylığı tutarının ve fark aylıkların tahsili gerektiğinin tespitine ilişkindir
Mevzuat
3201 sayılı Kanun
Gerekçe özü
“Bu durumda, Belçika Sosyal Güvenlik ve Emeklilik Sistemi çerçevesinde saat üzerinden yapılan çalışmaların sigortalılık niteliği hususunun araştırılması, buna göre davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceği yurt dışı çalışma sürelerinin tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.”
Hüküm
Bozma (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)Kararı kaldırıp davayı kısmen kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tarih aralığı belirtmeksizin yurt dışında çalıştığı 5000 günlük sürenin borçlandırılması için Kuruma başvuruda bulunduğu, davacının Türkiye'de ilk sigortalılığının 26.05.2015 tarihinde başlad…
  2. ↺
    Yargıtay 10. Hukuk DairesiBozma
    Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma nedenine göre sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı soruprim gün sayısı hatalı belirlendiğinden yaşlılık aylığı tutarının ve fark aylıkların tahsili gerektiğinin tespitine ilişkindir.
Bu durumda, Belçika Sosyal Güvenlik ve Emeklilik Sistemi çerçevesinde saat üzerinden yapılan çalışmaların sigortalılık niteliği hususunun araştırılması, buna göre davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceği yurt dışı çalışma sürelerinin tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
10. Hukuk Dairesi 2023/9435 E. , 2025/65 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Afşin İş Mahkemesi Taraflar arasındaki prim gün sayısı hatalı belirlendiğinden yaşlılık aylığı tutarının ve fark aylıkların tahsili gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, davanın tümüyle kabulünün gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talebine göre usul ve yasaya uygun işlemler yapıldığı ancak eksik inceleme ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. Uyuşmazlık, prim gün sayısı hatalı belirlendiğinden yaşlılık aylığı tutarının ve fark aylıkların tahsili gerektiğinin tespitine ilişkindir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 3201 sayılı Kanun

Karar metninin tamamı

10. Hukuk Dairesi 2023/9435 E. , 2025/65 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2291 E., 2022/1861 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afşin İş Mahkemesi SAYISI : 2016/112 E., 2019/162 K. Taraflar arasındaki prim gün sayısı hatalı belirlendiğinden yaşlılık aylığı tutarının ve fark aylıkların tahsili gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 17.05.2016 tarihinde yurt dışı borçlanması yaparak emeklilik müraacatında bulunduğu ve emekli olduğu, ancak 1980/2000 yılları arasında 2899 gün çalışması bulunmasına rağmen bu çalışmanın 1342 gününün dikkate alındığı, bu durumun davacının emekli maaşının düşük olmasına sebep olduğu, belirtilen gün sayısı dikkate alınması halinde davacının şuanki emekli maaşından daha fazla emekli maaşı alacağını belirterek bu durumun düzeltilmesi için davalı Kuruma yapılan başvurunun reddedildiği iddiasıyla davacının 1980-2000 yılları arasında 2899 gün çalışmasının tespit edilmesine, emekliliğe esas hizmet süresinin hesaplanmasında 2899 günlük sürenin dikkate alınmasının tespitine, geriye dönük olarak 01.11.2015 tarihinden itibaren davacıya eksik ödenen aylık tutarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borçlanma talep dilekçesinde borçlanmak istenilen dönümün belirtilmediği ve Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, Mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla tavzihen; Türkiye - Belçika Sosyal Güvenlik Sözleşmesi 28. maddesi hükmü ve bu konudaki Yargıtay içtihatları gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ilk işe giriş tarihinin 10.08.1981 olarak belirlenmesine ve emekliliğe esas hizmet süresinin hesaplanmasında 1557 günlük sürenin dikkate alınmasının tespitine, Kurum tarafından davacıya ait emeklilik maaşının yeniden belirlenmesine ve ödenmiş olan emekli maaşları açısından eksik bir ödeme var ise davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tarih aralığı belirtmeksizin yurt dışında çalıştığı 5000 günlük sürenin borçlandırılması için Kuruma başvuruda bulunduğu, davacının Türkiye'de ilk sigortalılığının 26.05.2015 tarihinde başladığı, davacının yurt dışı hizmet belgesine göre borçlanabileceği toplam gün miktarının 3878 olduğu, buna rağmen Kurum tarafından hatalı belirleme ile davacıya toplam 5000 gün borçlanma imkanı tanındığı, söz konusu hatanın, davacının hizmet cetvelinde çalışmalarının bazılarının gün olarak, bazılarının ise saat olarak gösterilmesinden dolayı saat olarak gösterilen hizmetlerin gün olarak kabul edilmiş olmasından kaynaklanmış olabileceği, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi yurt dışı borçlanmasını yapabileceği süre Kurum tarafından eksik hesaplanmamış olup davacının toplam 2899 günlük çalışma süresinin dikkate alınmasına yönelik talebi yerinde olmadığı, çünkü, zaten Kurum davacının 5000 günlük çalışması olmamasına rağmen davacıya 5000 günlük borçlanma yaparak aylık bağladığı, dolayısıyla davacıya bağlanmaması gereken bir aylık bağlandığından davacının fark aylık talep etmeye hakkı bulunmadığı, bu itibarla, davacının 1557 günlük süresinin daha dikkate alınması gerektiği yönündeki ve fark aylıkların davacıya ödenmesine yönelik kararın yerinde olmadığı, davacının çalışmalarının geçtiği ülke Belçika olduğundan ve ülkemiz ile Belçika arasındaki sözleşme ve mütekabiliyet ilkesi gereğince yurt dışında çalışmaya başlanılan sürenin ülkemizde de sigorta başlangıcı sayılacağından davacının 18 yaşını ikmal ettiği 10.08.1981 tarihinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesine yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğu öte yandan, davacının yatırdığı harcın iadesi yerine yargılama gideri olarak davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi dolaylı yoldan harç tahsili niteliğinde olup Kurum harçtan muaf olduğundan buna ilişkin karar da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Afşin İş Mahkemesinin 2016/112 Esas, 2019/162 Karar sayılı ilamının HMK'nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine mütekabiliyet ilkesi gereğince davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 10.08.1981 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, davanın tümüyle kabulünün gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talebine göre usul ve yasaya uygun işlemler yapıldığı ancak eksik inceleme ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim gün sayısı hatalı belirlendiğinden yaşlılık aylığı tutarının ve fark aylıkların tahsili gerektiğinin tespitine ilişkindir. Davacının, 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmet borçlanması yoluyla elde ettiği prim gün sayısının belirlenmesine ve buna bağlı fark aylıklarının tahsiline ilişkin görülen davada; borçlanmaya esas alınan TR4 belgesinde, Belçika’daki çalışmaların saat bazında ifade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Belçika Sosyal Güvenlik ve Emeklilik Sistemi çerçevesinde saat üzerinden yapılan çalışmaların sigortalılık niteliği hususunun araştırılması, buna göre davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceği yurt dışı çalışma sürelerinin tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Oysa Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma nedenine göre sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: d9abc0637bc5e698864dce0b0c3990370247e06fbb1fb0ee997ccc77d2b41456

Son alınma: 01.11.2026 00:40 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 01.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.