Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13168 E., 2025/62 K.

Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/13168 · K. 2025/62 · 07.01.2025

İş Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Dava, askerlik borçlanmasının yaşlılık aylığının hesabında dikkate alınması gerektiğinin tespiti ile buna bağlı fark aylığın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir; Yargıtay da kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek onamıştır.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dava, emeklilik maaşının hesaplanmasında askerlik borçlanmasının (askerde geçen sürenin sigortalılık hesabına eklenmesi için yapılan borçlanma) dikkate alınıp alınmadığıyla ilgilidir. Davacı, askerlik süresi için borçlanma yaptığını, bu bedelin ödendiğini ve bu sürenin aylığına yansıtılmadığı için maaşının eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.

Karşı taraf olan Kurum ise borçlanma bedelinin ödendiğine dair kendi kayıtlarında gerekli belge bulunmadığını söyleyerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi davacıyı haklı bulmuş ve askerlik borçlanmasının emeklilik hesabına eklenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi de bu kararı inceleyip istinaf başvurusunu (bir üst mahkemede yeniden inceleme istemi) esastan reddetmiştir.

Dosya daha sonra Yargıtay’a gitmiştir. Yargıtay, dosyadaki bilgi ve belgelere, uygulanan kurallara ve mahkemenin gerekçesine bakarak verilen kararın doğru olduğuna hükmetmiştir. Böylece önceki kararlar aynen korunmuştur. Kararın pratik anlamı, borçlanma süresi aylık hesabında dikkate alınan kişinin bu yöndeki tespit ve alacak talebinin kabul edilmiş olmasıdır.

Avukat için özet

Uyuşmazlık, askerlik borçlanmasının yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasında nazara alınıp alınmayacağı ve buna bağlı fark aylığın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacının 539 gün askerlik borçlanmasının tahsiste dikkate alınması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’un 55. maddesi uyarınca aylığın bu şekilde yeniden hesaplanacağını kabul ederek davayı kabul etmiş; Nisan 2019 dönemi için ek ödeme hariç aylık miktarı ile dava tarihine kadar ödenmeyen farkı hüküm altına almıştır. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Davalı Kurum vekili temyizde, tahakkuk ettirilen askerlik borçlanmasına ilişkin ödeme makbuzu ve dekont sunulmadığını, bu nedenle borçlanmanın sisteme yüklenemediğini ve Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı açıkça askerlik borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylığın tahsili olarak tanımlamıştır.

Daire, 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesindeki bozma sebeplerinden birinin bulunması hâlinde bozmanın mümkün olduğunu hatırlatmış; dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, dayanılan belgeler, uygulanması gereken hukuk kuralları, dava şartları ile yargılama ve ispat kuralları bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle temyiz nedenleri yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesi uyarınca oy birliğiyle onanmıştır. Kararda karşı oy yer almamaktadır.

Künye
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13168, K. 2025/62, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Samsun 3. İş Mahkemesi
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;
Uyuşmazlık
askerlik borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylığın tahsiline ilişkindir
Mevzuat
5510 sayılı Kanun (m. 55); 6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilin…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davalılarca…
  2. ✓
    Yargıtay 10. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı soruaskerlik borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylığın tahsiline ilişkindir.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilin…
Uyuşmazlık, askerlik borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylığın tahsiline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
10. Hukuk Dairesi 2023/13168 E. , 2025/62 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi Taraflar arasındaki askerlik borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylığın tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 5510 sayılı Kanun (m. 55)
  • 6100 sayılı Kanun (m. 371, 370)

Karar metninin tamamı

10. Hukuk Dairesi 2023/13168 E. , 2025/62 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/294 E., 2023/1400 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/128 E., 2021/504 K. Taraflar arasındaki askerlik borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylığın tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Havza Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü bünyesinde 18.04.1986-14.03.2017 tarihleri arasında çalışıp emekli olduğu, davacının 07.11.1983-07.05.1985 tarihleri arasında askerlik görevi yaptığı, askerlikte geçirdiği süreleri Kuruma borçlanmak için başvurduğu, Kurumun 10.01.1994 tarihinde 3.844.260 TL tahakkuk yaptığı, bu tahakkukun davacının çalıştığı Kurum tarafından aylık ücretlerden kesilerek 15.06.1994 tarihinde 878.000 TL, 15.07.1994 tarihinde 986.000 TL, 15.08.1994 tarihinde 986.000 TL, 15.09.1994 tarihinde 994.000 TL olmak üzere 3.844.000 TL olarak Kuruma ödediği, davacının emeklilik işlemleri sırasında askerlik borçlanmasının nazara alınmadığını fark ettiği, bu konuda Kuruma ve çalıştığı Kurum ve Mal Müdürlüğüne başvurarak belgeleri Kuruma sunduğu, ancak davalı Kurumun banka dekontları ibraz edilemediği için işlem yapılamayacağı bilgisini verdiği, dekontların zaten davacıda ya da Kurumda olmayıp tahakkuk müzekkeresi ve verile emri ile ödeme yapıldığı, bunların yeterli olduğu, davacının askerlik borçlanmasının aylığında nazara alınmadığı için düşük aylık hesaplandığı iddiasıyla davacının askerlik borçlanmasının emekliliğe esas hizmetine eklenerek aylığının hesaplanması ve eksik ödemelerden şimdilik 1.500,00 TL'nin ödenmesine, davacının emeklilikte yapılan toplu ödemenin farkının faizi ile ödenmesine, dilekçe tarihindeki emekli maaşına askerlik yıllarının yansıtılarak maaşın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.01.1994 tarihinde askerlik borçlanmasının tahakkuk ettirildiği ancak bunun ödendiğine dair Kurum kayıtlarında dekont olmadığı, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının askerlik borçlanmasının aylığında nazara alınmadığı için düşük aylık hesaplandığını ileri sürerek davacının askerlik borçlanmasının emekliliğe esas hizmete eklenerek aylığın hesaplanması ve eksik ödemelerden şimdilik 1500,00 TL'nin ödenmesini, ödenecek toplu ödemenin faizi ile ödenmesini, ayrıca alacağa yaşlılık aylığında askerlik yıllarının işbu maaş aylığına yansıtılarak maaşının ödenmesini talep ettiği; davacının, 18 aylık askerlik süresini borçlanma talebi ile 22.12.1993 tarihinde Kuruma başvurduğu; bu borçlanma talebine yönelik Kurumca davacıya 3844,62 TL borçlanma bedeli tahakkuk ettirildiği; davacının 14.03.2017 tarihinde Kurumdan tahsis talebinde bulunduğu; Kurumca davacıya 15.03.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı; bu yaşlılık aylığına askerlik borçlanmasının hesaba katılmadığı; davacının Kuruma başvurarak ödemeleri çalıştığı Kurum tarafından yapıldığını Kuruma bildirdiği, buna dair belgeleri sunduğu ve davacının çalıştığı iş yerindeki ücret bordrolarına askerlik borçlanması adı altında kesintilerin çalıştığı Kurum İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından kayıtlandığının anlaşıldığı; ilgili İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından tahakkuk müzekkeresi ile verilen belgelerde 15.06.1994 tarihinde 878.000,00 TL, 15.07.1994 tarihinde 986.000,00 TL, 15.08.1994 tarihinde 986.000,00 TL, 15.09.1994 tarihinde 994.000,00 TL olmak üzere toplam 3.844.000,00 TL askerlik borçlanması bedeli kesildiği; fakat Kurumdan gelen belgelerde davacıdan kesilen borçlanma bedelinin Kuruma veya hesabına yatırıldığına dair herhangi bir belge veya bilgi dosyasına sunulmadığı; dosyanın bilirkişiye gönderildiği, 07.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ile 20.08.2021 tarihli ek rapor alındığı; bu raporların denetlendiği, raporların hukuka uygun olarak düzenlendiği; dosya kapsamında Sosyal Güvenlik Müdürlüğünden gelen belgelerden davacının Havza Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yukarıda tarihleri ve dönemlerini belirtilen kesintilerin Kurumdan gelen ödenen aylık listelerinde tahsiste davacının yaşlılık aylığına yansıtılmadığının anlaşıldığı; ayrıca Kuruma davacının askerlik borçlanmasına ilişkin bilgi ve belgeler talep edildiği, gelen belgelerde davacının tahsis tarihinde aldığı aylığı askerlik borçlanmasına ilişkin 539 gününün yansıtılıp yansıtılmadığına ilişkin her hangi bir bilgi verilmediği; buna istinaden Mahkemece davacının aldığı yaşlılık aylığı ve eğer borçlanma yansıtılsa idi alacağı yaşlılık aylığına ilişkin doğacak farkların Kurumdan talep edildiği; Kurumca da bunun hesaplamalarının kendi Kurumlarında yapılamayacağının bildirildiği; askerlik borçlanmasını davacının yaşlılık aylığında nazara alındığı yönünde her hangi bir cevap Kurumca verilmediği; bu nedenle dosya bilirkişiye gönderildiği, bilirkişi tarafından gerekli hesaplamalar yaptırıldığı; davacıya ödenen aylık listelerinin Kurumdan talep edildiği ve aylık listeleri dosyaya getirtildiği; böylelikle bilirkişinin muhtemel aylık ile fiilen ödenen aylıklar arasındaki farkı hesapladığı; ilgili bilirkişi raporu denetlendiğinde hesaplamanın hukuka uygun olarak bir şekilde yapıldığının anlaşıldığı; davacının bilirkişi tarafından 2000 öncesi aldığı aylıklar 2000-30.09.2008 tarihinde aldığı aylıklar, 04.01.2008-01.10.2008 tarihleri arası ayrıca 01.10.2008 tahsis talep tarihi itibarı ile aldığı aylıklara bilirkişi tarafından hesaplama yapılarak toplam 539 gün askerlik borçlanması yansıtıldığı; 5510 sayılı Kanun'un 55. maddesi gereği alt sınıra esas ortalama kazanç asgari ücret olup alt sınır aylık oranı %40 olup davacının oranı bunun üzerinde olmakla hesaplanan aylığın alt sınırdan yukarıda olacağının açık olduğu; davacının 539 gün askerlik borçlanması tahsiste nazara alınması gerektiği; bu durumda davacının yaşlılık aylığının dava tarihini takip eden ilk ödeme dönemi Nisan 2019 için ek ödeme hariç 4.310,08 TL olması gerektiği; buna göre eksik ödenen aylığın 2.760,51 TL olarak hesaplanığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 539 günlük askerlik borçlanmasının yaşlılık aylığı tahsisinde Kurumca nazara alınması gerektiğinin ve yaşlılık aylığı miktarının dava tarihini takip eden ilk ödeme dönemi olan Nisan 2019 için ek ödeme hariç 4.310,08 TL olacağının tespitine, davacıya dava tarihine kadar ödenmeyen 2.760,51 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kurumdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davalılarca ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının askerlikte geçirdiği süreler için 21.12.1993 tarihinde askerlik borçlanması başvurusunda bulunduğu, Kurumca 10.01.1994 tarih 1-V 15837283 sayılı yazı ile toplam 3844,260 TL tahakkuk ettirildiği, tahakkuk ettirilen tutarın davacının Havza Gıda Tarım Ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünün daimi işçisi olması sebebiyle Kurumu tarafından aylık ücretinden kesilerek ödendiğini ve bu tutarların askerlikten sayılmadığını iddia etse de davacı sigortalının tahsis dosyasının tetkikinde askerlik borçlanmasına yönelik ödemeye ilişkin herhangi bir banka ödeme makbuzu bulunmadığı ve yine 18.02.1997 tarih 013280 sayılı askerlik borçlanması başvuru belgelerine karşılık ödeme yapıldığına dair Havza Mal Müdürlüğünün ödeme dekontu ve saymanlık listesi de Kuruma ibraz edilmediğinden, askerlik borçlanmasının sisteme yüklenemediği, Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırı yanlış bir işlem bulunmadığı, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, askerlik borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile fark aylığın tahsiline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 5b320547feb348308e890425c75eb790a1246f9df87c7b244afd38a23549bc6a

Son alınma: 31.10.2026 20:45 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.