MRHUKUK
Emsal ara
Büro / avukat girişi
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15927 E., 2025/5 K.

Yargıtay · 10. Ceza Dairesi · E. 2023/15927 · K. 2025/5 · 06.01.2025

Ceza Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kanun yararına bozmaya konu edildi. Yargıtay, önceki zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenen bu fiil nedeniyle ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı, bu nedenle mahkûmiyet yerine düşme kararı verilmesi gerektiği sonucuna vardı. Bu sebeple kararı oy birliğiyle bozdu ve hükmü düzelterek kamu davasının düşmesine karar verdi.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dosyada, bir kişi hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan mahkûmiyet kararı verilmişti. Daha sonra Adalet Bakanlığının istemiyle dosya Yargıtay’a taşındı.

Alt mahkeme, kişiye hapis cezası verip bunu ertelemişti. Ancak Yargıtay, dosyada daha önce verilmiş bir “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” (ceza verilmiş olsa da belirli bir süre sonuç doğurmayan karar) bulunduğunu ve yeni olayın bu kararın denetim süresi içinde gerçekleştiğini dikkate aldı.

Yargıtay’a göre bu durumda aynı fiil için ayrı bir soruşturma ve dava yürütülemez. Bu yüzden mahkûmiyet kararı doğru bulunmadı; dava hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği söylendi.

Pratikte bu kararın anlamı şudur: Aynı kişi hakkında, önceki zorunlu erteleme/geri bırakma kararının denetim süresi içindeki ihlal nedeniyle yeni bir mahkûmiyet kurulamaz; mesele önceki kararın ihlali olarak değerlendirilir. Karar oy birliğiyle verildi.

Avukat için özet

Kanun yararına bozma yoluyla incelenen uyuşmazlık, 5237 sayılı TCK m. 191 kapsamında verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının denetim süresi içinde gerçekleşen ikinci eylem nedeniyle ayrıca kovuşturma yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. İlk mahkûmiyet, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilmiş; karar, TCK m. 191/1 ve 62/1 uyarınca ceza tayini ve TCK m. 51/1 uyarınca erteleme şeklinde kurulmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının isteminde, 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK m. 191/5 ve 191/8 hükümleri birlikte değerlendirilerek, kanuni zorunluluk üzerine verilen HAGB kararının denetim süresi içinde işlenen yeni fiil nedeniyle ayrı soruşturma ve kovuşturma yasağı bulunduğu; fiilin yalnızca ilk HAGB kararının ihlali sayılabileceği ileri sürüldü. Daire de bu değerlendirmeyi benimsedi.

Gerekçede, 191/5’te “ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” düzenlemesine, 191/8’deki zorunlu HAGB sistemine ve 191/9’daki yollamaya dayanıldı. Somut olayda ikinci eylemin, 01.07.2019’da kesinleşen zorunlu HAGB’nin denetim süresi içinde gerçekleştiği kabul edilerek, 5271 sayılı CMK m. 223/8 uyarınca “düşme” kararı verilmesi gerektiği sonucuna varıldı.

CMK m. 309/4-d uyarınca Yargıtay, hukuka aykırılığı doğrudan giderdi; hüküm fıkrasını kamu davasının düşmesine ve ilgili ağır ceza mahkemesine ihbarda bulunulmasına dönüştürdü. Karar oy birliğiyledir.

Künye
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15927, K. 2025/5, T. 06.01.2025
İlgili mahkemeler
Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi · Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi
İncelenen karar
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 17.04.2019 tarihli, 2018/170 E., 2019/178 K. sayılı kararı
Mevzuat
5237 sayılı Kanun (m. 191, 191/8, 191/5); 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu
Gerekçe özü
“Ağır Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 01.07.2019 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli…”
“Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.”
“5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;”
“"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 10. Ceza DairesiBozma
    Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Ağır Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 01.07.2019 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli…
Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve 2023/6634 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89659 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89659 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Atıf yapılan mevzuat

  • 5237 sayılı Kanun (m. 191, 191/8, 191/5)
  • 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu

Karar metninin tamamı

10. Ceza Dairesi 2023/15927 E. , 2025/5 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/70 E., 2021/315 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve 2023/6634 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89659 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89659 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın inceleme konusu dosya haricinde 29.06.2017 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçunu oluşturduğu kanaati ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a maddesi yollaması ile 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kanun gereği zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/170 esas, 2019/178 sayılı kararının 01.07.2019 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 11.06.2020 tarihinde inceleme konusu suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli ve 2021/260 esas, 2022/15 sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/275 esas, 2022/1539 sayılı kararında yer alan, "... ihbar yapılan Gelibolu 1. Ceza Mahkemesi'nin 06.04.2021 tarih ve 2021/70 Esas, 2020/315 Karar sayılı kararda ihlal nedeniyle düşme kararı verilerek, Dairemizce incelenen eylem için ihbarda bulunulması yerine, suça sürüklenen çocuk hakkında erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, bu kararın da 22.04.2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği gözetildiğinde, birden fazla cezalandırmayı önlemek ve ihlal eyleminin sübutununda değerlendirilmesi için, öncelikle, Gelibolu 1. Ceza Mahkemesi'nin 06.04.2021 tarih ve 2021/70 Esas, 2020/315 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için mahkemesine bildirimde bulunulması, kanun yararına bozma yoluna gidilmesi halinde ise, sonucunun beklenmesinden sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi..." şeklindeki açıklamalar ile kararın bozulmasına karar verilmesi sonrasında, anılan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulduğu, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 8. fıkrasında, "Bu Kanunun;...188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde, aynı maddenin 5. fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklinde ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/170 esas, 2019/178 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 01.07.2019 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı anlaşılması karşısında, sanığın incelemeye konu 11.06.2020 tarihli eylemini, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren Mahkemesine ihbarda bulunulup, davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, birleştirme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/70 Esas ve 2021/315 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 11.06.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Gelibolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2021 tarihli ve 2020/720 Soruşturma, 2020/10 Esas, 2020/9 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.04.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. B. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/260 Esas ve 2022/15 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Sanığın 29.06.2017 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2018 tarihli ve 2018/2440 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/170 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.07.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/15 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/275 Esas, 2022/1539 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin beşinci fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.", sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." ve dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemelere yer verildiği, Somut olayda, sanığın ilk suçu olan 29.06.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 11.01.2018 tarihli iddianameyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/170 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.07.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın 11.06.2020 tarihli ikinci eyleminin, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2019 tarihinde kesinleşen zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın ihlâli niteliğinde olduğu, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 11.06.2020 olması ve zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, sanık hakkında ayrı bir kovuşturma konusu yapılarak yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 11.06.2020 tarihli eylemini, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 01.07.2019 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 11.06.2020 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin birinci cümlesi uyarınca "düşme" kararı verilip Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Ankara 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/170 Esas ve 2019/178 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 34b6e08059160329d8bc22eb1094f0b129107d92a641c562f5b39fca7bcd91c3

Son alınma: 31.10.2026 18:33 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.