İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/1238 E., 2025/39 K. — manevi tazminat, maddi tazminat
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi · E. 2022/1238 · K. 2025/39 · 15.01.2025
Genel Hukukİstinaf (bölge adliye mahkemesi)KesinleştiOy birliğiManevi tazminatMaddi tazminat
Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Manevi tazminat ve maddi tazminat talebiyle açılan davada bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp dosyayı yeniden yargılama için geri gönderdi.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada manevi tazminat ve maddi tazminat talep etmiş.
Davacı tarafın anlatımı özetle:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/11/2017 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresinde bulan ve diğer davalı ... adina kayıtlı ... plakalı aracın davacı ... sevk ve idaresindeki ...'a ait olanı ... plakalı araca çarptığı, müvekkilin söz konusu kaza neticesinde ciddi şekilde yaralandığı ve uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığı, davacının idaresinde bulunan ... plakalı aracın ... adına kayıtlı olup müvekki…
Bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine geri göndermiş; dava henüz bitmemiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.
§Avukat için özet
Künye
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1238, K. 2025/39, T. 15.01.2025
Talepler
manevi tazminat ve maddi tazminat
Hüküm
Kaldırma ve geri gönderme — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
Dosya ilk derece mahkemesine döner ve yargılama yeniden yapılır.
→Yargılama süreci
↺
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk DairesiKaldırma ve geri gönderme
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafınd…
¶Karar metninin tamamı
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1238
KARAR NO: 2025/39
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/12/2021
NUMARASI: 2018/490 Esas - 2021/1053 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/11/2017 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresinde bulan ve diğer davalı ... adina kayıtlı ... plakalı aracın davacı ... sevk ve idaresindeki ...'a ait olanı ... plakalı araca çarptığı, müvekkilin söz konusu kaza neticesinde ciddi şekilde yaralandığı ve uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığı, davacının idaresinde bulunan ... plakalı aracın ... adına kayıtlı olup müvekkil tarafından kiralanmış ticari bir taksi olduğunu, bu kazadan dolayı kiraladığı taksiyi kullanamadığı , geçimini sağladığı mesleğini icra edemez hale geldiği ve hem kendisi hem de ailesinin ciddi maddi zararlara uğradığını, ... plakalı aracın kaza tarihi olan 04.11.2017 tarihinden 17.11.2017 tarihine kadar 13 günlük süreç içerisinde serviste kaldığı ve bu süre içerisinde kullanılamamış olduğu, davacı müvekkil ...'ın kaza sebebiyle vuku bulan zararlarının tedavi giderleri ve yol masrafları, çalışma gücünün kaybedilmesi veya azalmasından doğan zarar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar, ... plakalı aracın kullanılamadığı süreye tekabül edan kira bedeli (taksi plakası kira sözleşmesi), ... plakalı aracın serviste kaldığı süre boyunca müvekkilin mahrum kaldığı kar olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla 100 TL tedavi giderleri, 100 TL çalışma gücünün kaybedilmesi veya azalmasından doğan zarar, 100 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar, 500 TL aracı kullanamadığından ötürü kira bedeli, 200 TL aracı kullanamadığı ve serviste kaldığı süre boyunca kar kaybı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi (davalılardan müşterek ve müteselsilen karşılanmasına) 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 21.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak kaza tarihi dikkate alındığında kesin ve tam rapor alınabilmesi için tedavi sürecinin bitmesi ve en azından kaza tarihi üzerinden 1 yıl geçmesi gerektiğini, somut olayda ise raporun alındığı tarih itibariyle kazanın üzerinden henüz 1 yıl geçmediği, başvuru şartı yerine getirilmeksizin açılan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, hesaplamaların TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8% teknik faiz ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak müvekkilinin aracının diğer davalı ... Sigorta A.Ş 'ne ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın oluşumunda davacı yanın da müterafik kusuru olduğunu, Mahkemece Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının kalıcı iş gücü kaybının tesbiti için tıbbi tedavinin sona ermesi ve tıbbi tedaviden sonra bir yıl sürenin geçmesi gerektiğini, davacının yaralanmasının üzerinden henüz bir yıl geçmemiş olduğunu, davacının Beykoz Sosyal Güvenlik Merkezi'nden 1.807.13 TL geçici iş görmezlik ödeneği aldığını, bu ödemenin hesaplanacak tazminattan mahsubu gerektiğini, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme sonucunu doğuracak şekilde yüksek olmaması gerektiğini, ticari faiz değil ancak yasal faiz talep edebilir olduğunu talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 3.624,77 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının davalı ... Sigorta yönünden 30/05/2018 tarihinden itibaren, (..., ...) diğer davalılar yönünden kaza tarihi 04/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 04/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (..., ...) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin söz konusu kaza neticesinde ciddi şekilde yaralandığı ve uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığını, müvekkile ait 04.11.2017 olay tarihinde alınmış muayene raporlarını dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunduklarını, müvekkilinin rahatsızlığının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikle olduğunun belirtildiğini, kaza sonrasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırılmış ve burada tedavi altına alındığını, tetkikler neticesinde müvekkilinin kolunda kırık ve sağ elindeki parmaklarda hassasiyet tespit edildiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, günlük yaşantısını idame ettirirken büyük sıkıntılar çektiğini, bu yaşananlara karşın verilen gerekçeli karardaki aleyhe olan yönlerin usul ve yasalara aykırı olduğunu, kazaya uğrayan aracın aynı zamanda müvekkilinin geçimini sağladığı yegane yer olduğunu, müvekkilinin yaşadığı maddi manevi buhran göz ardı edilerek verilen tazminat bedelinin çok az olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda 04/11/2017 günü davalı sürücü .. sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında mahkemece 11/12/2029 tarihli celse ara kararına göre davacı vekili tarafından sunulan 17/12/2019 tarihli netice-i talep sonucu açıklama dilekçesinde dava dilekçesiyle ile talep edilen alacak kalemleri miktar olarak somutlaştırılarak "... işbu dava ile fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 100,00 TL tedavi giderleri ve yol masrafları, 100,00 TL çalışma gücünün kaybedilmesi veya azalmasından doğan zarar,100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar, 500,00 TL ... plakalı aracın kullanılamadığı süreye tekabül eden kira bedeli, 200,00 TL ...plakalı aracın serviste kaldığı süre boyunca müvekkilin mahrum kaldığı kara ilişkin zararın, kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilinin" talep edildiği açıklanarak dava konusu edilen tazminat kalemleri belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 298/2.maddesi gereğince, gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. HGK'nın 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.” Yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilamında mahkeme kararında çelişki bulunması halinde bunun mutlak bozma nedeni olacağı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları, dayandıkları vakıalar, sundukları ve toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek davacının dava dilekçesi ve 17/12/2019 tarihli talebini somutlaştırdığı dilekçesinde belirttiği bedensel zararına dayalı tazminat talepleri ile hasara uğrayan aracı nedeniyle oluşan tazminat taleplerinin her biri bakımından somut hiç bir gerekçe yazılmadan soyut ve yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Daire kararının kapsamına göre diğer istinaf sebepleri bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025
Son alınma: 07.11.2026 12:40 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış manevi tazminat kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.