İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2022/46 E., 2025/12 K. — alacak
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/46 · K. 2025/12 · 08.01.2025
Genel Hukukİstinaf (bölge adliye mahkemesi)KesinleştiOy birliği
Bu bir istinaf (bölge adliye mahkemesi) kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.
≡
Kısa özet
Alacak talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş. Davacı istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada alacak talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:
Davalı vekili, müvekkil bankanın statüsü gereğince ... bankası olduğunu, müvekkilinin davacıya yazılı veya sözlü olarak "taahhüt" vermediğini ve davacının dayandığı e-posta yazışmalarının hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.
İlk derece kararı davacı tarafından istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınmış.
İstinaf başvurusunda ileri sürülenler özetle:
Davacı vekili, delil olarak dayandıkları e-postaların davalı tarafından gönderildiğini, davalının İkitelli Şubesi çalışanı ...'ın 10/09/2019 tarihli e-postasında "304.614 net getiri", aynı tarihli cevabi e-postasında "Hesaplamanız doğrudur 281.000 net kar" ifadelerini kullanarak teklif verdiğini, başka bir e-postada üst yönetimin yetki verdiğini ve her ne kadar oran değişmiş olsa da teklif edilen oranın geçerli oldu…
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; yani ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bulmuş. İlk derece kararının sonucu geçerliliğini korur.
Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinden:
Açıklanan nedenlerle,davacının alacak iddiasını ispat edemediği nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.
§Avukat için özet
Künye
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/46, K. 2025/12, T. 08.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf eden: davacı
Talepler
alacak
Savunma
Davalı vekili, müvekkil bankanın statüsü gereğince ... bankası olduğunu, müvekkilinin davacıya yazılı veya sözlü olarak "taahhüt" vermediğini ve davacının dayandığı e-posta yazışmalarının hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf sebepleri
Davacı vekili, delil olarak dayandıkları e-postaların davalı tarafından gönderildiğini, davalının İkitelli Şubesi çalışanı ...'ın 10/09/2019 tarihli e-postasında "304.614 net getiri", aynı tarihli cevabi e-postasında "Hesaplamanız doğrudur 281.000 net kar" ifadelerini kullanarak teklif verdiğini, başka bir e-postada üst yönetimin yetki verdiğini ve her ne kadar oran değişmiş olsa da teklif edilen oranın geçerli oldu…
Gerekçe özü
“Ancak davaya konu edilmiş alacak dönemleri 2019-2020 yılına ilişkin olup, davalının sunduğu e-postalar ise 2018 yılına aittir.Davalı ... bankasının, davacıya ... bankası olmayan bankalar gibi net ve kesin bir faiz getiri miktarı taahhüt etmesi, hem yukarıdaki mevzuat hem de ... bankalarının kar-zarar ortaklığı şeklindeki işleyiş modeli gereğince mümkün değildir.”
“Davacının sunduğu e-posta yazışmalarında muhtemel ödenecek kar payı miktarları belirtilmiş ise de sistemin belirli bir oranda kar payı ödenmesine izin vermemesi nedeniyle taahhüt olarak kabul edilmeyecektir.”
“E-postalardaki ifadelerin davalıyı borç altına sokacak bir taahhüt olarak değil, davacının elde edebileceği gelir hususunda sorduğu sorulara hesaplama içeren cevaplar olduğunun kabulü gerekir.”
“Açıklanan nedenlerle,davacının alacak iddiasını ispat edemediği nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.”
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi — oy birliği, kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
İlk derece kararı istinaf denetiminden geçti; kesinlik sınırını aşan davalarda temyiz yolu açıktır.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesi ve taraflar arasındaki genel hesap ve bankacılık hizmetleri sözleşmesinin ... hesaplarını düzenleyen 4.2.6 maddesine istinaden, davacının davalıdan vadeli ... hesapları ile ilgili kar payı konusunda herhangi bir alacağı olmadığı yönünde görüş bildirildiği; bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının vadeli ... hesapları ile ilgili…
✓
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesiİstinaf başvurusunun esastan reddi
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzer…
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Ancak davaya konu edilmiş alacak dönemleri 2019-2020 yılına ilişkin olup, davalının sunduğu e-postalar ise 2018 yılına aittir.Davalı ... bankasının, davacıya ... bankası olmayan bankalar gibi net ve kesin bir faiz getiri miktarı taahhüt etmesi, hem yukarıdaki mevzuat hem de ... bankalarının kar-zarar ortaklığı şeklindeki işleyiş modeli gereğince mümkün değildir.
Davacının sunduğu e-posta yazışmalarında muhtemel ödenecek kar payı miktarları belirtilmiş ise de sistemin belirli bir oranda kar payı ödenmesine izin vermemesi nedeniyle taahhüt olarak kabul edilmeyecektir.
E-postalardaki ifadelerin davalıyı borç altına sokacak bir taahhüt olarak değil, davacının elde edebileceği gelir hususunda sorduğu sorulara hesaplama içeren cevaplar olduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle,davacının alacak iddiasını ispat edemediği nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/582 Esas - 2021/543 Karar DAVA: Alacak (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin mevduatlarını değerlendirirken davalı bankadan teklif alındığını, buna göre 29/08/2019 tarihinde 4.000.000-TL için %17,20 oranla 118.533,03-TL net getiri taahhüdüne rağmen 103.341,03-TL ödendiğini, farkın 15.192-TL olduğunu; 10/09/2019 tarihinde 11.500.000-TL için %16,92 oranla 281.000-TL net getiri taahhüdüne rağmen 243.366,42-TL ödendiğini, farkın 37.633,42-TL olduğunu; 16/09/2019 tarihinde 1.375.000-TL için %16,37 oranla 16.780-TL net getiri taahhüdüne rağmen 15.354,86-TL ödendiğini, farkın 1.425,14-TL olduğunu; 01/10/2019 tarihinde 2.500.000-TL için %15,624 oranla 63.676-TL net getiri taahhüdüne rağmen 51.695,62-TL ödendiğini, farkın 11.980,38-TL olduğunu; 10/10/2019 tarihinde 4.000.000-TL için %14,093 oranla 80.093-TL net getiri taahhüt edilmesine rağmen 65.907,55-TL ödendiğini, farkın 14.185,45-TL olduğunu; 10/10/2019 tarihinde 5.750.000-TL için % 14,528 oranla 178.991,50-TL net getiri taahhüt taahhüt edilmesine rağmen 136.118,53-TL ödendiğini ve farkın 42.872,97-TL olduğunu; banka ile yapılan e-posta yazışmalarında tekliflerin net getiri şeklinde ve oran verilerek yapıldığını, sunulan 10/09/2019 tarihli e-postada davalının verilecek net karın 281.000-TL olduğunu kabul ettiğini; davalının ödemeleri eksik yapması üzerine davalıya ihtar gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 1.425,14-TL'nin 18/10/2019, 15.192-TL'nin 11/11/2019, 37.633,58-TL'nin 11/11/2019, 11.980,38-TL'nin 10/12/2019, 14.185,45-TL'nin 10/12/2019, 42.872,97-TL'nin 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
¶Karar metninin tamamı
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/46
KARAR NO: 2025/12
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2021
NUMARASI: 2020/582 Esas - 2021/543 Karar
DAVA: Alacak (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin mevduatlarını değerlendirirken davalı bankadan teklif alındığını, buna göre 29/08/2019 tarihinde 4.000.000-TL için %17,20 oranla 118.533,03-TL net getiri taahhüdüne rağmen 103.341,03-TL ödendiğini, farkın 15.192-TL olduğunu; 10/09/2019 tarihinde 11.500.000-TL için %16,92 oranla 281.000-TL net getiri taahhüdüne rağmen 243.366,42-TL ödendiğini, farkın 37.633,42-TL olduğunu; 16/09/2019 tarihinde 1.375.000-TL için %16,37 oranla 16.780-TL net getiri taahhüdüne rağmen 15.354,86-TL ödendiğini, farkın 1.425,14-TL olduğunu; 01/10/2019 tarihinde 2.500.000-TL için %15,624 oranla 63.676-TL net getiri taahhüdüne rağmen 51.695,62-TL ödendiğini, farkın 11.980,38-TL olduğunu; 10/10/2019 tarihinde 4.000.000-TL için %14,093 oranla 80.093-TL net getiri taahhüt edilmesine rağmen 65.907,55-TL ödendiğini, farkın 14.185,45-TL olduğunu; 10/10/2019 tarihinde 5.750.000-TL için % 14,528 oranla 178.991,50-TL net getiri taahhüt taahhüt edilmesine rağmen 136.118,53-TL ödendiğini ve farkın 42.872,97-TL olduğunu; banka ile yapılan e-posta yazışmalarında tekliflerin net getiri şeklinde ve oran verilerek yapıldığını, sunulan 10/09/2019 tarihli e-postada davalının verilecek net karın 281.000-TL olduğunu kabul ettiğini; davalının ödemeleri eksik yapması üzerine davalıya ihtar gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 1.425,14-TL'nin 18/10/2019, 15.192-TL'nin 11/11/2019, 37.633,58-TL'nin 11/11/2019, 11.980,38-TL'nin 10/12/2019, 14.185,45-TL'nin 10/12/2019, 42.872,97-TL'nin 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, müvekkil bankanın statüsü gereğince ... bankası olduğunu, müvekkilinin davacıya yazılı veya sözlü olarak "taahhüt" vermediğini ve davacının dayandığı e-posta yazışmalarının hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre ... bankalarında kar payının vade sonunda belli olduğu, mevzuat uyarınca kar payının garanti edilemediği, taraflar arasındaki e-postalarda davalı bankanın kar payı getirisi için herhangi bir taahhütte bulunmadığı, davalı tarafından kar payı garantisi verilebilmesi için davalının davaya konu vadeli ... hesapları ile ilgili davacıya hitaben davalı yetkilileri tarafından imzalandığı ve banka kaşesinin bulunduğu belgelerin verilmesinin gerektiği, dava dosyasında garantiye ilişkin belge veya hesap cüzdanı olmadığı, sadece e-posta yazışmaları bulunduğu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Mevduat ve ... Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, ... Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesi ve taraflar arasındaki genel hesap ve bankacılık hizmetleri sözleşmesinin ... hesaplarını düzenleyen 4.2.6 maddesine istinaden, davacının davalıdan vadeli ... hesapları ile ilgili kar payı konusunda herhangi bir alacağı olmadığı yönünde görüş bildirildiği; bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının vadeli ... hesapları ile ilgili kar payı konusunda davalıdan alacağı olduğu yönündeki iddiası ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, delil olarak dayandıkları e-postaların davalı tarafından gönderildiğini, davalının İkitelli Şubesi çalışanı ...'ın 10/09/2019 tarihli e-postasında "304.614 net getiri", aynı tarihli cevabi e-postasında "Hesaplamanız doğrudur 281.000 net kar" ifadelerini kullanarak teklif verdiğini, başka bir e-postada üst yönetimin yetki verdiğini ve her ne kadar oran değişmiş olsa da teklif edilen oranın geçerli olduğunu bildirdiğini; bu derece açık teklifin geçerli olmadığının söylenemeyeceğini, davalının tüm tekliflerinde net getiri ibaresiyle teklif verdiğini; bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini, davalının kendi iç ilişkisinden kaynaklanan durumun müşteriyi zarara uğratmasının hakkaniyet ile uyuşmadığını belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, davacının davalı ... bankası nezdindeki hesapta bulunan parasına taahhüt edilen kar payı bedelinden düşük miktarda ödeme yapıldığından bahisle aradaki farkın tahsili istemine ilişkindir. Mevduat ve ... Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, ... Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6/1 maddesi, "Özel cari hesaplar ve katılma hesapları karşılığında, hesap sahibine herhangi bir nam altında önceden belirlenmiş bir getiri garantisi verilemeyeceği gibi, katılma hesaplarında, yatırılan anaparanın hesap sahibine aynen geri ödenmesi de garanti edilemez. Bu hususlar, ... bankalarının şubelerinde açıkça görülebilecek bir şekilde asılarak ilan edilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin mevduatını değerlendirilmesi amacıyla davalı ... bankasından da çeşitli tarihlerde çeşitli miktarlar için teklif istendiğini, bankayla yapılan Ağustos, Eylül ve Ekim 2019 dönemindeki e-posta yazışmalarında oran, vade ve paranın net getirisinin müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin de bu taahhüde güvenerek parasını davalı ... bankasındaki hesabında değerlendirdiğini ancak Ekim, Kasım, Aralık 2019 ve Ocak 2020 dönemlerine ilişkin davalının taahhüt ettiği miktarlardan daha düşük kar payı ödemesi yaptığını ifade ederek, aradaki farkın ödenmesini istemiştir. Buna ilişkin e-posta yazışmalarını da sunmuştur. Davacının sunduğu ve davalının İkitelli Şubesi'nden davacıya gönderilmiş e-posta yazışmalarında "net kar 281.000 TL'dir. Oran 16,92%'ye denk gelmektedir. Paylaşım oranı 91/9'dur. 92/8 paylaşımda 17.10%'ye denk gelmektedir." ve "4.000.000 TL için, 61 gün vade, 14.093% oran, 80.093 TKL net getiri olarak hesaplanmıştır." şeklinde ifadeler bulunmaktadır. Davalının sunduğu e-posta yazışmalarında, davalının "... bankası olmamızdan dolayı net gerçekleşme vade tarihinde belli olacaktır." kaydını düştüğü, sonrasında gelir getirici enstrümanlarla ilgili vade ve getiri oranı bilgilerini verdiği tespit edilmiştir. Ancak davaya konu edilmiş alacak dönemleri 2019-2020 yılına ilişkin olup, davalının sunduğu e-postalar ise 2018 yılına aittir.Davalı ... bankasının, davacıya ... bankası olmayan bankalar gibi net ve kesin bir faiz getiri miktarı taahhüt etmesi, hem yukarıdaki mevzuat hem de ... bankalarının kar-zarar ortaklığı şeklindeki işleyiş modeli gereğince mümkün değildir. Davacının sunduğu e-posta yazışmalarında muhtemel ödenecek kar payı miktarları belirtilmiş ise de sistemin belirli bir oranda kar payı ödenmesine izin vermemesi nedeniyle taahhüt olarak kabul edilmeyecektir. E-postalardaki ifadelerin davalıyı borç altına sokacak bir taahhüt olarak değil, davacının elde edebileceği gelir hususunda sorduğu sorulara hesaplama içeren cevaplar olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle,davacının alacak iddiasını ispat edemediği nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2025
Son alınma: 02.11.2026 19:04 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 02.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.