Doğrulanmış emsal kaydı · İlk derece mahkemesi

Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/91 E., 2025/11 K.

Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi · Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi · E. 2024/91 · K. 2025/11 · 15.01.2025

Ticaret Hukuku İlk derece mahkemesiKesinleşti

Bu bir ilk derece mahkemesi kararıdır; Yargıtay içtihadı gibi bağlayıcı değildir, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterir.

Kısa özet

Marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin konulu davada mahkeme davayı kabul etti ve karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. İncelenen temel soru: davaya konu marka ve mal hizmetler ile redde mesnet marka mal ve hizmetler arasına benzerlik karşıştırma ihtimali hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu bir marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin davası. Davacı tarafın anlatımı özetle:

Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacının “yüksek indirim (....)” modelinin ....ilk temsilcisi olarak yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösteren binlerce mağazası ile ...’nin önde gelen şirketlerinden olduğunu, “....” markasının perakende sektöründe Türkiye’nin en değerli markası seçildiğini, bu markanın davalı ... nezdinde .... kod numarası ile tanınmış marka olarak da tescilli olduğunu, “...” ibareli marka…

Karşı taraf davanın reddini istemiş. Savunmanın özü:

Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış…

Mahkemenin cevapladığı temel soru: davaya konu marka ve mal hizmetler ile redde mesnet marka mal ve hizmetler arasına benzerlik karşıştırma ihtimali hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı.

Mahkeme kararında birden fazla sonuç var (davanın kabulü ve karar verilmesine yer olmadığı); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.

Mahkemenin gerekçesinden:

Değerlendirilen taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği tüketici/alıcı kesiminin, bilgi/bilinç/ dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı, bu nedenlerle, değerlendirilen taraf markal…

Resmî kaynakta bu karar kesinleşmiş olarak gösteriliyor.

Avukat için özet

Künye
Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/91, K. 2025/11, T. 15.01.2025
Savunma
Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış…
Uyuşmazlık
davaya konu marka ve mal hizmetler ile redde mesnet marka mal ve hizmetler arasına benzerlik karşıştırma ihtimali hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı
Mevzuat
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (m. 51/4)
Gerekçe özü
“Somut olay açısından bakıldığında; değerlendirilen taraf markalarında esas/tek unsur konumunda kullanılmış olan “...” ve “...” kelimelerinde, sadece 5. sırada yer alan sesli harfin farklı olduğu, ibarelerin diğer tüm harflerinin, dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olduğu anlaşıldığından, taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, bu benzerliğin; potansiyel müşterilerin daha önce dened…”
“Ayrıca; davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği ve bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/ özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı da gözetildiğinde; yakın benzer özelliklerdeki bu işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılmasının tüketic…”
“Neticede, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;”
“Değerlendirilen taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği tüketici/alıcı kesiminin, bilgi/bilinç/ dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı, bu nedenlerle, değerlendirilen taraf markal…”
Hüküm
Davanın kabulü, Karar verilmesine yer olmadığı — kesinleşti (kaynağa göre)
Pratik sonuç
Resmî kaynakta karar kesinleşmiş görünüyor; kanun yolu artık açık değildir.

Yargılama süreci

  1. •
    Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiDavanın kabulü, Karar verilmesine yer olmadığı
    Davanın Kabulüne,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Mahkemenin cevapladığı sorudavaya konu marka ve mal hizmetler ile redde mesnet marka mal ve hizmetler arasına benzerlik karşıştırma ihtimali hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı.
Somut olay açısından bakıldığında; değerlendirilen taraf markalarında esas/tek unsur konumunda kullanılmış olan “...” ve “...” kelimelerinde, sadece 5. sırada yer alan sesli harfin farklı olduğu, ibarelerin diğer tüm harflerinin, dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olduğu anlaşıldığından, taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, bu benzerliğin; potansiyel müşterilerin daha önce dened…
Ayrıca; davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği ve bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/ özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı da gözetildiğinde; yakın benzer özelliklerdeki bu işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılmasının tüketic…
Neticede, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;
Değerlendirilen taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği tüketici/alıcı kesiminin, bilgi/bilinç/ dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı, bu nedenlerle, değerlendirilen taraf markal…
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davaya konu marka ve mal hizmetler ile redde mesnet marka mal ve hizmetler arasına benzerlik karşıştırma ihtimali hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Neticede, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Değerlendirilen taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği tüketici/alıcı kesiminin, bilgi/bilinç/ dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı, bu nedenlerle, değerlendirilen taraf markaları arasında, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden, karıştırılma ihtimalinden doğan hükümsüzlük nedeninin bulunduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (m. 51/4)

Karar metninin tamamı

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/91 Esas - 2025/11 T.C. ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA Esas No : 2024/91 Karar No : 2025/11 .... Dava : Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin Dava Tarihi : 26/02/2024 Karar Tarihi : 15/01/2025 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 15/01/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacının “yüksek indirim (....)” modelinin ....ilk temsilcisi olarak yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösteren binlerce mağazası ile ...’nin önde gelen şirketlerinden olduğunu, “....” markasının perakende sektöründe Türkiye’nin en değerli markası seçildiğini, bu markanın davalı ... nezdinde .... kod numarası ile tanınmış marka olarak da tescilli olduğunu, “...” ibareli markanın 21. Sınıfa giren emtialarda davacı adına .... sayı ile ... nezdinde tescilli olduğunu, davalının da bu marka ile ayniyet derecesinde benzer bir esas unsura sahip “...” ibareli markayı 21. Sınıfa giren bir takım emtialar ile bunların satışı hizmetlerinde 2021/136810 sayı tahtında kendi adına tescil ettirmiş olduğunu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, zira taraf markalarının tek unsuru olan “...” ve “...” ibarelerinin sadece beşinci harflerinin farklı olduğunu, ayrıca karşılaştırılan markaların aynı/aynı tür emtialarda kullanıldığını, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini ifade ederek, davalının ... sayılı ve "..." ibareli markasının 21. sınıfın tamamı ve 35. sınıf kapsamındaki 21. sınıfa dahil olan ...” emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davaya konu marka ve mal hizmetler ile redde mesnet marka mal ve hizmetler arasına benzerlik karşıştırma ihtimali hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Taraf markaları, şekil unsurundan yoksun, birer kelimeden müteşekkil kelime markalarıdır; davacının markasında eğik olarak açık kahverengi büyük harflerle yazılmış “...” ibaresi, davalının markasında da düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harflerle yazılmış “...” ibaresi, tek unsur olarak kullanılmıştır. Öncelikle; birer kelimeden oluşan bu markaların, kelime markası hüviyetleri itibariyle görsel açıdan benzediği, ilk anda söylenebilecektir. Ayrıca; taraf markalarının tek unsuru olan ve her ikisi de toplamda yedi harften oluşan kelimelerin, beşinci harfleri hariç -o da birer sesli harftir- diğer tüm harfleri, dizinleri de dahil olacak şekilde aynıdır. Bu tek harf farklılığı, markaları/markaların esas unsuru olan ibareleri “birebir aynı” olmaktan çıkarmakta, ancak SMK’nın 6/1 hükmü kapsamında “ayırt edilemeyecek derecede benzer” olma durumundan kurtaramamaktadır. Aralarında bir/birkaç harf farkı olan sözcüklerin, birbirleriyle benzer sözcükler sayıldığına dair Yargıtay’ın artık iyice yerleşmiş pek çok emsal kararı vardır. Ayrıca; yerleşik içtihada göre; potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır. Davacının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” markasıyla karşılaştığında bu markaları “görsel açıdan benzer bulması ve karıştırması” ihtimal dahilindedir. Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da net bir sonuç vermektedir; değerlendirilen taraf markalarının esas/tek unsurlarının okunuşu ve kulakta bıraktıkları “tını”ları, dizinleri de ortak olan altı harfin mevcudiyeti gözetildiğinde, yakın benzerdir. İşaretlerin kavramsal açıdan değerlendirmesi yapıldığında da; Türkçe’de veya yaygın olarak kullanılan dillerde herhangi bir yerleşik anlamı olmayan kelimelerden müteşekkil bu markaların tüketici zihinde bıraktığı, “anlamı olmayan veya yabancı dilde bir sözcük” şeklindeki ilk algının da, aynı olduğu; neticede, somut uyuşmazlıkta değerlendirilen taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediği kanaatine varılmıştır. “Aynı mal veya hizmet” kavramı son derece açıktır. “Benzer mal veya hizmet” kavramında yer alan benzerliğin tespitinde ise piyasanın anlayışı ile halkın karıştırması ihtimali esas alınmalıdır. Aynı mallarda karıştırma tehlikesi yüksek olduğu gibi mallar arasında benzerlik oranı yükseldikçe karıştırma oranı da yükselecektir. Ortalama tüketici, markaları aynı anda incelemeye tabi tutmadığı gibi küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde inceleyemez. Sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışır. Ortalama alıcı kitlesinin tamamı karıştırma tehlikesine maruz kalmasa bile bir kısmının bu risk altında bulunması dahi karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğinin kabulü için yeterlidir. Ancak; ortalama tüketicinin dikkat düzeyi, mal ve/veya hizmetlerin türüne göre değişebilmektedir. Eğer söz konusu olan mal ve/veya hizmet, kitlesel tüketim mal veya hizmetleri ise, ortalama tüketici makul derecede iyi bilgilendirilmiş ve bu derecede tedbirli, dikkatli kimsedir. Söz gelimi çiklet, çikolata, bisküvi gibi fiyat bakımından ucuz ürünlerin satın alınmasında tüketiciden beklenen dikkat düzeyi düşük olacaktır. Aynı şekilde, nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerin alınması sırasında gösterilen özenin düşüklüğü, markalar arasında daha açık farklılıklar bulunmasını gerektirir. Yani, “ortalama tüketici”nin seviyesi, ilgili mal ve/veya hizmetlerin hangi tüketici kitlesine hitap ettiğinin tespit edilmesiyle bulunur. Mal/hizmetlerin günlük tüketim niteliği, hızlı alım satıma konu olması, ucuz olması ve önceki markanın hafızada bıraktığı izin tüketicinin tercihinde önemli etken olması gibi faktörler, ilgili “ortalama tüketici”nin seviyesinin belirlenmesinde önem arz eder. Somut olayda da; dava konusu edilen 21. Sınıftaki emtialara ve bunların 35. Sınıf altında satışı hizmetlerine bakıldığında; bunların nispeten ucuz fiyata satılan ve satın alınmadan önce ayrıntılı bir araştırmaya/incelemeye tabi tutulmayan, gündelik olarak kullanılan emtialar olduğu göz önüne alındığında, tüketicilerin bu ürünleri satın aldığı anda seçicilik/bilinç/dikkat/ algı/özen seviyelerinin yüksek olmadığı değerlendirilmiştir. Davacının markasının tescilli olduğu, “elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, kap-kacak” emtiaları ile davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen emtiaların aynı olduğu, sadece farklı kelimelerle ifade edilmiş olduğu söylenebilecektir. Ayrıca; her ne kadar davacının markası, 35. Sınıfa giren satış hizmetleri yönünden tescilli değil ise de, bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtialar olduğu, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir. Zira; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.” Neticede, taraf markalarının kapsamına giren ve dava konusu edilen emtiaların tamamı açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkışında mal ve hizmetler arasındaki daha az bir benzerliğin markalar arasındaki daha yüksek bir benzerlik düzeyi ile dengelenebileceği kabul edilmektedir. Somut olay açısından bakıldığında; değerlendirilen taraf markalarında esas/tek unsur konumunda kullanılmış olan “...” ve “...” kelimelerinde, sadece 5. sırada yer alan sesli harfin farklı olduğu, ibarelerin diğer tüm harflerinin, dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olduğu anlaşıldığından, taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, bu benzerliğin; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davacının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulması ihtimalini doğuracağı değerlendirilmiştir. Ayrıca; davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği ve bu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/ özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı da gözetildiğinde; yakın benzer özelliklerdeki bu işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılmasının tüketicilerin/ alıcıların söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma ihtimalini yarattığı, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davalının markasının, kapsamına giren ve dava konusu edilen emtialar yönünden, davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği; neticede, dava konusu edilen emtiaların tamamı yönünden, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin/ karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, yani somut olayda markalar arasında karıştırılma ihtimalinden doğan hükümsüzlük nedeninin dava konusu edilen emtiaların tamamı açısından mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Neticede, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Değerlendirilen taraf markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği tüketici/alıcı kesiminin, bilgi/bilinç/ dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı, bu nedenlerle, değerlendirilen taraf markaları arasında, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden, karıştırılma ihtimalinden doğan hükümsüzlük nedeninin bulunduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kabulüne, Davaya konu .... sayılı markanın 21. Sınıfa giren "ev veya mutfak kap kacakları; kurabiye kavanozları" ve 35. Sınıfın altında "ev veya mutfak kap kacakları; kurabiye kavanozlarının satışı hizmetleri" bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen ....’e gönderilmesine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 37.321,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 916,00.-TL Bilirkişi Ücreti : 8.000,00.-TL P.P : 28.405,00.-TL TOPLAM : 37.321,00.-TL

Kaynak: emsal.uyap.gov.tr · Metin SHA256: 920906e1b81ed0b3e16217d2522d01d8f97fae5ffa05920c45c5b64bf0168216

Son alınma: 06.11.2026 19:53 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 06.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.