Hizmet tespiti, kıdem tazminatı ve ücret alacağı talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırıp davayı reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: dava konusu işçilik tazminat ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ve alacak davasından önce açılan hizmet tespit davasının zamanaşımının işlemesine etki edip etmeyeceğine ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Davacı bu davada hizmet tespiti, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talep etmiş.
Karşı taraf davanın reddini istemiş; özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuş.
İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp davayı reddetmiş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: dava konusu işçilik tazminat ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ve alacak davasından önce açılan hizmet tespit davasının zamanaşımının işlemesine etki edip etmeyeceğine ilişkindir.
Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/12524, K. 2025/124, T. 09.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: kaldırma ve ret · Temyiz eden: davacı
Talepler
hizmet tespiti, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Millî Eğitim Bakanlığı yerine, ....
Uyuşmazlık
dava konusu işçilik tazminat ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ve alacak davasından önce açılan hizmet tespit davasının zamanaşımının işlemesine etki edip etmeyeceğine ilişkindir
Mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 147, 440); 4857 sayılı İş Kanunu (m. 32); 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (m. 37); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür." düzenlemesi yer almakta ise de davacının müteveffa eşi ... ...’un, iş sözleşmesinin 18.06.2010 tarihinde sonlanmasından daha sonraki bir tarih olan 07.08.2010 tarihin…
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)Kararı kaldırıp davayı reddetti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuk giderinin yargılama giderine dâhil edilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle başvurunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine verilmiştir.
✓
Yargıtay 9. Hukuk DairesiOnama
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı sorudava konusu işçilik tazminat ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ve alacak davasından önce açılan hizmet tespit davasının zamanaşımının işlemesine etki edip etmeyeceğine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Uyuşmazlık, dava konusu işçilik tazminat ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ve alacak davasından önce açılan hizmet tespit davasının zamanaşımının işlemesine etki edip etmeyeceğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve hizmet tespit davasına ilişkin Mahkemenin 2018/483 Esas, 2021/113 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının müteveffa eşi ... ...’un davalı işyerinde 28.09.2007-18.06.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği, davacının talep ettiği işçilik tazminat ve ücret alacağı taleplerine karşı davalı tarafça süresi içinde zamanaşımı definde bulunulmuş olduğu, geniş anlamda ücret alacaklarının 6098 sayılı Kanun'un 147. maddesinin 1. bendi (818 sayılı BK. md. 126) ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddeleri uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi oldukları, eldeki dava 26.07.2022 tarihinde açılmış olmakla söz konusu ücret alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğu, yine, davacının müteveffa eşinin iş sözleşmesinin 18.06.2010 tarihinde sona erdiği gözetildiğinde, 26.07.2022 olan dava tarihi itibarıyla yıllık izin ve kıdem tazminatı yönünden de zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu, davacının müteveffa eşinin çalışma dönemi ve iş sözleşmesinin feshi tarihi dikkate alındığında, dava ve arabuluculuğa başvuru tarihi itibarıyla dava konusu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğramış olduğunun anlaşıldığı, yanı sıra 6098 sayılı Kanun'un "İşçinin ölümü" başlıklı 440. maddesinde; "Sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür." düzenlemesi yer almakta ise de davacının müteveffa eşi ... ...’un, iş sözleşmesinin 18.06.2010 tarihinde sonlanmasından daha sonraki bir tarih olan 07.08.2010 tarihinde vefat ettiği, buna göre iş sözleşmesinin ölüm nedeniyle sona ermemesi sebebiyle davalı Kurumun 6098 sayılı Kanun'un 440. madde hükmü uyarınca, ölüm tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 37. maddesinde düzenlenen cenaze yardımı ödemesinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmakta olduğu ve bu alacak kalemi yönünden husumetin Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmiş olması gerektiği, davalı Bakanlığın bu alacak kalemi yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 147, 440)
4857 sayılı İş Kanunu (m. 32)
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (m. 37)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
¶Karar metninin tamamı
9. Hukuk Dairesi 2024/12524 E. , 2025/124 K.
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1157 E., 2024/1231 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/332 E., 2022/682 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi olan müteveffa eşinin 2005-2010 tarihleri arasında davalı Nene Hatun İlköğretim Okulu'nda temizlik ve kalorifer işlerinde hizmetli olarak sigortasız şekilde çalıştırılmış olduğunu, davacının murisi olan eşinin defalarca davalı işvereninden istemde bulunmuş olmasına karşın her seferinde geçiştirildiğini, eşinin 07.08.2010 tarihinde vefat etmesinden sonra davacının davalı aleyhine Pazar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2013/599 Esas sayılı dosyasına kayıtlı hizmet tespiti davasını açtığını,açılan davanın reddedildiğini ancak kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.05.2015 tarihli ve 2014/16495 Esas, 2015/11957 Karar sayılı ilâmıyla bozma kararı verildiğini, Mahkemenin 2018/483 Esasına kaydedilen davanın bozma ilâmına uyularak yapılan yargılaması neticesinde bu defa davacının merhum eşinin davalı işyerinde 28.09.2007-18.06.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiğini ve kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2021/11396 Esas, 2022/1272 Karar sayılı ilâmı ile 27.01.2022 tarihinde onandığını, hükmün 22.03.2022 tarihinde kesinleştiğinin tasdik edildiğini, hâl böyle olmasına karşın müteveffanın mirasçılarına işçilik alacaklarının ödenmediğini, müteveffanın iş sözleşmesinin ölümle birlikte sona erdiği göz önüne aldığında müteveffanın mirasçılarına hak etmiş oldukları kıdem tazminatı, asgari ücretten eksik ödenen ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 440. maddesi uyarınca ölüm tazminatının ve cenaze ödeneğinin davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Millî Eğitim Bakanlığı yerine, .... Okul Aile Birliği Başkanlığı adına temsilen Millî Eğitim Bakanlığına karşı açıldığını, davanın bu şekilde açılmasının usulen doğru olmadığını, davanın doğrudan Millî Eğitim Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğinden davanın usulen reddinin gerektiğini, davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının merhum eşinin anaokulunda çalıştığını, ancak anaokulunda, müteveffanın fazla çalışma yapmasını gerektirir yoğunlukta bir işinin olmadığını, ayrıca herkesçe bilindiği üzere okulların ulusal bayram ve genel tatil günlerinde kapalı olduğunu bu nedenle davacının talep ettiği ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hiçbir dayanağının bulunmadığını, davacının eşinin işten ayrıldıktan sonra vefat etmiş olması nedeniyle müvekkili idarenin ölüm tazminatı ödeme yükümlülüğü altına sokulamayacağını, yine davacının cenaze yardımı talebini Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve hizmet tespit davasına ilişkin Mahkemenin 2018/483 Esas, 2021/113 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının müteveffa eşi ... ...’un davalı işyerinde 28.09.2007-18.06.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği, davacının talep ettiği işçilik tazminat ve ücret alacağı taleplerine karşı davalı tarafça süresi içinde zamanaşımı definde bulunulmuş olduğu, geniş anlamda ücret alacaklarının 6098 sayılı Kanun'un 147. maddesinin 1. bendi (818 sayılı BK. md. 126) ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddeleri uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi oldukları, eldeki dava 26.07.2022 tarihinde açılmış olmakla söz konusu ücret alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğu, yine, davacının müteveffa eşinin iş sözleşmesinin 18.06.2010 tarihinde sona erdiği gözetildiğinde, 26.07.2022 olan dava tarihi itibarıyla yıllık izin ve kıdem tazminatı yönünden de zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu, davacının müteveffa eşinin çalışma dönemi ve iş sözleşmesinin feshi tarihi dikkate alındığında, dava ve arabuluculuğa başvuru tarihi itibarıyla dava konusu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğramış olduğunun anlaşıldığı, yanı sıra 6098 sayılı Kanun'un "İşçinin ölümü" başlıklı 440. maddesinde; "Sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür." düzenlemesi yer almakta ise de davacının müteveffa eşi ... ...’un, iş sözleşmesinin 18.06.2010 tarihinde sonlanmasından daha sonraki bir tarih olan 07.08.2010 tarihinde vefat ettiği, buna göre iş sözleşmesinin ölüm nedeniyle sona ermemesi sebebiyle davalı Kurumun 6098 sayılı Kanun'un 440. madde hükmü uyarınca, ölüm tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 37. maddesinde düzenlenen cenaze yardımı ödemesinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmakta olduğu ve bu alacak kalemi yönünden husumetin Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmiş olması gerektiği, davalı Bakanlığın bu alacak kalemi yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuk giderinin yargılama giderine dâhil edilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle başvurunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
Davacının müteveffa eşi ... ...’un davalı işverence sigortasız çalıştırılması nedeniyle açılan hizmet tespiti davasında yargılama safahatleri sonucunda müteveffanın 28.09.2007-18.06.2010 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespitine karar verildiğini, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2021/11396 Esas, 2022/1272 Karar sayılı ilâmı ile 27.01.2022 tarihinde onandığını ve nihayetinde hükmün 22.03.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, eldeki alacak davasının hizmet tespitine ilişkin söz konusu davanın üzerine açıldığını ve hâliyle kesinleşmenin beklendiğini, süreler bakımından bu durumun ve kazanılmış hakların Mahkemece gözetilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu işçilik tazminat ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ve alacak davasından önce açılan hizmet tespit davasının zamanaşımının işlemesine etki edip etmeyeceğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 06:11 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
≈Benzer kararlar ve sorular
Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış hizmet tespiti kararlarının sayımı
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.