Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24647 E., 2025/398 K.

Yargıtay · 8. Ceza Dairesi · E. 2024/24647 · K. 2025/398 · 14.01.2025

Ceza Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Suç uydurma, iftira ve maddesinde düzenlenen iftira suçundan yürütülen yargılamada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Somut olayda, sanığın suç tarihinde cep telefonunun pazar yerinde kaybettiğini ya da düşürdüğünü iddia ederek Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, sanığın başvurusu üzerine kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan soruşturmaya başlandığı anlaşılmakla, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'ndan gelen cevabi yazı sonrası, cep telefonunu mağdur L.K namına aldığını ancak L.K'nin cep…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24647, K. 2025/398, T. 14.01.2025
Suç
Suç uydurma, İftira ve Maddesinde düzenlenen iftira
İlgili mahkemeler
Derece Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesi · Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesi
Mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 302/2); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 267)
Gerekçe özü
“2023/504 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; suç vasfına yönelik temyiz kanun yoluna başvurulması halinde ceza miktarı itibari ile temyize tabi olmayan hükümlerin temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, Cumhuriyet savcısının temyizinin "suç vasfına" ilişkin olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi mümkün olmadığından Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin reddine da…”
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 271. maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunun oluşabilmesi için failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir.”
“Uydurulan suçun isnad edildiği kişilerin belirlenebilir olması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu oluşacaktır.”
“Somut olayda, sanığın suç tarihinde cep telefonunun pazar yerinde kaybettiğini ya da düşürdüğünü iddia ederek Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, sanığın başvurusu üzerine kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan soruşturmaya başlandığı anlaşılmakla, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'ndan gelen cevabi yazı sonrası, cep telefonunu mağdur L.K namına aldığını ancak L.K'nin cep…”
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 8. Ceza DairesiBozma
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli, 2023/650 Esas, 2024/438 Karar sayılı kararının, istinaf incelemesi aşamasında aleyhe istinaf başvurusu olmadığı gözetilerek, ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’y…

Uyuşmazlık ve gerekçe

2023/504 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; suç vasfına yönelik temyiz kanun yoluna başvurulması halinde ceza miktarı itibari ile temyize tabi olmayan hükümlerin temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, Cumhuriyet savcısının temyizinin "suç vasfına" ilişkin olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi mümkün olmadığından Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin reddine da…
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 271. maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunun oluşabilmesi için failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir.
Uydurulan suçun isnad edildiği kişilerin belirlenebilir olması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu oluşacaktır.
Somut olayda, sanığın suç tarihinde cep telefonunun pazar yerinde kaybettiğini ya da düşürdüğünü iddia ederek Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, sanığın başvurusu üzerine kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan soruşturmaya başlandığı anlaşılmakla, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'ndan gelen cevabi yazı sonrası, cep telefonunu mağdur L.K namına aldığını ancak L.K'nin cep…
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli, 2023/650 Esas, 2024/438 Karar sayılı kararının, istinaf incelemesi aşamasında aleyhe istinaf başvurusu olmadığı gözetilerek, ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2023 tarihli ve 2022/540 E. 2023/504 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; suç vasfına yönelik temyiz kanun yoluna başvurulması halinde ceza miktarı itibari ile temyize tabi olmayan hükümlerin temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, Cumhuriyet savcısının temyizinin "suç vasfına" ilişkin olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi mümkün olmadığından Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 302/2)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 267)

Karar metninin tamamı

8. Ceza Dairesi 2024/24647 E. , 2025/398 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Suç uydurma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan, 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20 Ceza Dairesinin, 26.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık hakkında iftira suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2023 tarihli ve 2022/540 E. 2023/504 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; suç vasfına yönelik temyiz kanun yoluna başvurulması halinde ceza miktarı itibari ile temyize tabi olmayan hükümlerin temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, Cumhuriyet savcısının temyizinin "suç vasfına" ilişkin olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi mümkün olmadığından Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 271. maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunun oluşabilmesi için failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir. Uydurulan suçun isnad edildiği kişilerin belirlenebilir olması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu oluşacaktır. Somut olayda, sanığın suç tarihinde cep telefonunun pazar yerinde kaybettiğini ya da düşürdüğünü iddia ederek Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, sanığın başvurusu üzerine kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan soruşturmaya başlandığı anlaşılmakla, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'ndan gelen cevabi yazı sonrası, cep telefonunu mağdur L.K namına aldığını ancak L.K'nin cep telefonun taksitlerini ödemediğini ifade etmesi karşısında, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan şikayet edilen şahsın belirlenebilir olması nedeniyle sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi karşısında; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinde düzenlenen iftira suçundan mahkumiyeti yerine suç vasfından hataya düşülerek suç uydurma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli, 2023/650 Esas, 2024/438 Karar sayılı kararının, istinaf incelemesi aşamasında aleyhe istinaf başvurusu olmadığı gözetilerek, ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 4e7d7fbb4d0fbb71a39f262b4073a1e725cd343437431d726392903d0616e50c

Son alınma: 03.11.2026 05:20 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 03.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.