Bu davada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu ve davanın düşmesine karar verdi.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Yargıtay kararında birden fazla sonuç var (bozma ve davanın düşmesi); her biri farklı bir istem veya taraf içindir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/21019, K. 2025/185, T. 08.01.2025
Mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 223/8); 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun; 5237 sayılı Kanun; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (m. 321/1)
Hüküm
Bozma, Davanın düşmesi — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
↺
Yargıtay 8. Ceza DairesiBozma, Davanın düşmesi
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİ…
?Uyuşmazlık ve gerekçe
8. Ceza Dairesi 2024/21019 E. , 2025/185 K. Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, sanık ...'nın yüzüne karşı verilen 30.12.2010 tarihli kararda kanun yoluna başvuru süresinin "tefhimden itibaren" yerine, yanıltıcı biçimde “tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren” başlayacağının belirtilmesi karşısında; sanık ...'nın öğrenme üzerine 01.09.2023 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki temyiz isteminin süre yönünden reddine dair görüşe iştirak edilmeyerek yapılan ön incelemede;
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.
Atıf yapılan mevzuat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 223/8)
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun
5237 sayılı Kanun
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (m. 321/1)
¶Karar metninin tamamı
8. Ceza Dairesi 2024/21019 E. , 2025/185 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, sanık ...'nın yüzüne karşı verilen 30.12.2010 tarihli kararda kanun yoluna başvuru süresinin "tefhimden itibaren" yerine, yanıltıcı biçimde “tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren” başlayacağının belirtilmesi karşısında; sanık ...'nın öğrenme üzerine 01.09.2023 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki temyiz isteminin süre yönünden reddine dair görüşe iştirak edilmeyerek yapılan ön incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 15/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.12.2010 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.