Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1081 E., 2025/75 K.
Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/1081 · K. 2025/75 · 07.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Davacı, paydaşı olduğu taşınmaza davalının ambar, duvar ve ev yaparak el attığını ileri sürüp el atmanın önlenmesi ve kâl istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti; Yargıtay ise bozma sonrası verilen kabul kararını usul ve kanuna uygun bularak onadı, çünkü temyizde ileri sürülen nedenler bozma sebebi oluşturmadı.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu davada taşınmaz üzerinde kimin ne kadar hakkı olduğu ve bir kişinin oraya yapı yaparak müdahale edip etmediği tartışıldı. Davacı taraf, ortak oldukları araziye davalının ambar, duvar ve ev yaparak müdahale ettiğini söyleyerek bu müdahalenin durdurulmasını ve yapılanların kaldırılmasını istedi.
İlk derece mahkemesi davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi de bu kararı uygun buldu ve istinaf (ilk karara karşı üst mahkemeye başvuru) başvurusunu esastan reddetti.
Dosya Yargıtay’a geldiğinde, Yargıtay önceki aşamalarda verilen ve bozma sonrası kurulan kararı inceledi. Yargıtay’ın baktığı temel mesele, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl (yapının kaldırılması) isteminin doğru şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğiydi.
Yargıtay, kararda hukuka aykırılık görmedi ve onama (kararı doğru bulma) kararı verdi. Bu, temyiz edilen kararın geçerli kalması ve dosyanın o şekilde sonuçlanması anlamına gelir.
§Avukat için özet
Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı, dava tarihi itibariyle davalının çekişmeli taşınmazda pay sahibi olduğu gerekçesiyle reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. İlk temyiz incelemesinde Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, davalının 13.11.2015 tarihinde pay satın alarak paydaş olduğu, ancak paydaş olmadan önce inşaata başladığı; ayrıca davalıya ait hissenin açılan önalım davası sonucunda iptal edilip kararın kesinleştiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını bozmuştur.
Bozma sonrası ilk derece mahkemesi, davalının işgalci konumunda bulunduğu kabulüyle davanın kabulüne; 86 parsel üzerindeki el atmanın önlenmesine ve fen bilirkişi raporunda B harfi ve sarı renk ile boyalı 110,09 m²’lik ev, D harfi ve yeşil renk ile boyalı 389,89 m²’lik ambar ile bunları çevreleyen duvarın kâline karar vermiştir.
Davalı vekili temyizde, taşınmazın kadim taksimle kullanıldığını, yerin köylülerin kullanımına terk edilen alanda kaldığını ve davacıların çekişmesiz kullandıkları yer bulunması nedeniyle hukuki yararın olmadığını ileri sürmüştür. Yargıtay, 6100 sayılı HMK m. 371 çerçevesinde inceleme yaparak temyiz olunan kararın bozmaya uygun olduğunu, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığını ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına oluşan kazanılmış hak yönlerinin yeniden incelenemeyeceğini belirterek temyiz itirazlarını reddetmiş; kararı oy birliğiyle onamıştır. Karşı oy bulunmamaktadır.
Künye
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1081, K. 2025/75, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Kırıkhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davalı
Savunma
Davalı vekili, davacıların anılan taşınmazda tasarruf ve zilyetliklerinin bulunmadığını, bina ve arsanın tamamını dava dışı üçüncü şahıslar ... ve ...’dan harici olarak satış suretiyle temlik aldığını, 13.11.2015 tarihinde dava konusu taşınmazın bir kısım hissesini dava dışı üçüncü şahıstan satın almak suretiyle taşınmazda hissedar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık
çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
Gerekçe özü
“Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.”
“Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.”
“Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görül…”
Hüküm
Onama — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/228 Esas 2019/110 Karar sayılı kararıyla dava tarihi itibariyle davalının çekişmeli taşınmazda pay sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
✓
Yargıtay 7. Hukuk DairesiOnama
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı soruçaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görül…
b. Davacıların ve diğer paydaşların paylarına karşılık çekişmesiz olarak kullandıkları yer bulunması nedeniyle açılan davanın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, hukuki yararın bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
7. Hukuk Dairesi 2024/1081 E. , 2025/75 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin hissedar oldukları dava konusu taşınmaza davalının ambar, duvar ve ev yapmak suretiyle el attığını belirterek el atmanın önlenmesi ve kâl talep etmiş, davacılardan ... ve ... yargılama devam ederken davadan feragat etmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
¶Karar metninin tamamı
7. Hukuk Dairesi 2024/1081 E. , 2025/75 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/405 E., 2022/194 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkillerinin hissedar oldukları dava konusu taşınmaza davalının ambar, duvar ve ev yapmak suretiyle el attığını belirterek el atmanın önlenmesi ve kâl talep etmiş, davacılardan ... ve ... yargılama devam ederken davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacıların anılan taşınmazda tasarruf ve zilyetliklerinin bulunmadığını, bina ve arsanın tamamını dava dışı üçüncü şahıslar ... ve ...’dan harici olarak satış suretiyle temlik aldığını, 13.11.2015 tarihinde dava konusu taşınmazın bir kısım hissesini dava dışı üçüncü şahıstan satın almak suretiyle taşınmazda hissedar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/228 Esas 2019/110 Karar sayılı kararıyla dava tarihi itibariyle davalının çekişmeli taşınmazda pay sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, davalının 13.11.2015 tarihinde dava konusu taşınmazın hissedarlardan olan ... ’ndan hisse satın alarak paydaş olduğu, tanık beyanından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaz üzerine paydaş olmadan önce davalı tarafından inşaat yapımına başlandığı, davacılar tarafından davalı aleyhine Kırıkhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/106 Esas ve 2017/61 Karar sayılı ön alım davası açıldığı ve davanın kabul edilerek davalı adına kayıtlı hissenin iptaline karar verildiği, kararın 07.04.2017 tarihinde kesinleştiği, dava tarihinde taşınmazda paydaş olan davalı payının yargılama sırasında iptal edildiği, bu bağlamda dava tarihinden sonra davalının taşınmazda fuzuli işgalci konumuna düştüğü, davalı üçüncü kişi kabul edilerek davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda, davalı dava konusu yerde işgalci konumunda bulunduğundan davanın kabulüne, davalının 86 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki vaki el atmasının önlenmesine, 15.07.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen B harfi ve sarı renk ile boyalı 110.09 metrekarelik ev ile D harfi ve yeşil renk ile boyalı 389,89 metrekarelik ambar ile raporda belirtilen A, B, C ve D harfi ile gösterilen ilgili yerlerin etrafını kaplayan duvarın kâl'ine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Dava konusu taşınmazın kadimden beri paydaşlar arasında yapılan taksime göre kullanıldığını, dava konusu yerin köylülerin kullanımına terk edilen yerde kaldığını,
b. Davacıların ve diğer paydaşların paylarına karşılık çekişmesiz olarak kullandıkları yer bulunması nedeniyle açılan davanın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, hukuki yararın bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 31.10.2026 13:23 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.