MRHUKUK
Emsal ara
Büro / avukat girişi
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5106 E., 2025/122 K.

Yargıtay · 6. Ceza Dairesi · E. 2024/5106 · K. 2025/122 · 07.01.2025

Ceza Hukuku Oy birliği

Kısa özet

Tehdit, kasten yaralama ve daha önceden tehdit suçundan yürütülen yargılamada karar Yargıtay'a taşınmış. Yargıtay kararı bozdu.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/5106, K. 2025/122, T. 07.01.2025
Suç
Tehdit, Kasten yaralama ve Daha önceden tehdit
İlgili mahkemeler
Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesi
İncelenen karar
Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 13.04.2015 tarihli, 2015/55 E., 2015/369 K. sayılı kararı
Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 52/2, 1); 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 231/5, 231, 230, 309)
Hüküm
Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. ↺
    Yargıtay 6. Ceza DairesiBozma
    Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2015/55 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Uyuşmazlık ve gerekçe

6. Ceza Dairesi 2024/5106 E. , 2025/122 K.
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2015/55 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf yapılan mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 52/2, 1)
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m. 231/5, 231, 230, 309)

Karar metninin tamamı

6. Ceza Dairesi 2024/5106 E. , 2025/122 K. Tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın tehdit suçundan beraatine, kasten yaralama suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 35, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Salıpazarı Sulh Ceza Mahkemesinin 30.06.2009 tarihli ve 2008/184 Esas, 2009/33 Karar sayılı kararının 22.07.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 01.10.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanarak sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümle, 43/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2015/55 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 17.09.2024 gün ve 94660652-105-55-13107-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.09.2024 gün ve 2024/97838 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 1-5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği nazara alındığında; somut olayda, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanarak, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 35, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2-Sanığın daha önceden tehdit suçundan beraat ettiği ve hükmün kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, hüküm açıklanırken anılan suçtan yeniden hüküm kurulamayacağının gözetilmemesinde, 3-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1 ve 230. maddeleri gereğince Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması, hükmün gerekçe bölümünde, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanığın sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi ve tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2015/55 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 16f47cea46de66ab73e8d2b80e00f5ec19967507a50aa5f8bf0d1a24f6bd9444

Son alınma: 31.10.2026 06:26 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.