Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/5032 E., 2025/447 K.

Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/5032 · K. 2025/447 · 13.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Bu davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı bozdu; incelenen temel soru: 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Dava şu taleple açılmış:

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacının yanında bulunan komşu taşınmazın maliki olduğunu, davalının haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın bu iki taşınmazın bahçesini birbirinden ayıran ve kendi kullanım alanını genişletecek şekilde bahçe duvarı inşa ettiğini, taşınmazın vaziyet planında bahçe duvarının olmadığını, duvarın yapılması için Dikili Belediyesinden izin alınması gerekt…

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Temyiz eden taraf özetle şunları ileri sürmüş: asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek asıl dava yönünden kararın bo… ve asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ayrıca dava konusu duvarın ki….

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

2. Dosyanın incelenmesinde, davacının (karşı davalının) ortak alanlara müdahalesi ile mimari projeye aykırılıkların bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, bilirkişi raporunda davaya konu B1 nolu bağımsız bölüm etrafı için krokide açık ... renk ile gösterilen kısmın ortak alana müdahale etmekte olup, bu imalatın kalinin gerektiği, krokide mavi renk ile gösterilen kısmın ise projeye göre ada içi yol…

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/5032, K. 2025/447, T. 13.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
1.Asıl davada davalı karşı davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taşınmazı satın aldığında uyuşmazlık konusu duvarın davacı tarafından yapıldığını, herhangi bir şekilde davacının davalıyı uyarmadığını, davacının iyniyetli olmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını ileri sürmüştür.
Temyiz sebepleri
1. Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek asıl dava yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ayrıca dava konusu duvarın kim tarafından inşa edildiği tespit edilmeden varsayıma dayanarak hüküm kurulduğunu, müvekkilin taşınmazını çevreleyen duvarları aynı zamanda…
Uyuşmazlık
634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir
Mevzuat
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (m. 16, 19); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)
Gerekçe özü
“2. Dosyanın incelenmesinde, davacının (karşı davalının) ortak alanlara müdahalesi ile mimari projeye aykırılıkların bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, bilirkişi raporunda davaya konu B1 nolu bağımsız bölüm etrafı için krokide açık ... renk ile gösterilen kısmın ortak alana müdahale etmekte olup, bu imalatın kalinin gerektiği, krokide mavi renk ile gösterilen kısmın ise projeye göre ada içi yol…”
Hüküm
Kaldırma (bölge adliye mahkemesi kararı), Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; yapılan keşifte görüldüğü üzere taraflara ait taşınmazların arasındaki bahçede beton duvar inşa edilmiş olduğu, bu duvarın ortak alanda yer aldığı ve anataşınmazın tüm hissedarlarının ortak alanlardan yararlanmalarına engel olduğu, bu durumun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun)16 ncı maddesine aykırı olduğ…
  3. ↺
    Yargıtay 5. Hukuk DairesiBozma
    1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı soru634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Dosyanın incelenmesinde, davacının (karşı davalının) ortak alanlara müdahalesi ile mimari projeye aykırılıkların bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, bilirkişi raporunda davaya konu B1 nolu bağımsız bölüm etrafı için krokide açık ... renk ile gösterilen kısmın ortak alana müdahale etmekte olup, bu imalatın kalinin gerektiği, krokide mavi renk ile gösterilen kısmın ise projeye göre ada içi yol…
Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu ve 33 üncü maddeleri. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; yapılan keşifte görüldüğü üzere taraflara ait taşınmazların arasındaki bahçede beton duvar inşa edilmiş olduğu, bu duvarın ortak alanda yer aldığı ve anataşınmazın tüm hissedarlarının ortak alanlardan yararlanmalarına engel olduğu, bu durumun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun)16 ncı maddesine aykırı olduğu, tanık beyanlarından anlaşıldığına göre bu duvarın davalı tarafından yaptırıldığı, onaylı mimari projeye göre bloklar arasında orta aksta 100 cm boyunda limon servi ve çit bulunabileceği ancak projede duvar bulunmadığı, bu duvarın ortak alana yapılması konusunda usulüne uygun olarak alınmış kat malikleri kurul kararı veya kat maliklerinin yazılı rızaları da bulunmadığı gerekçesiyle ayrıca davalı karşı davacı tarafından istinaf dilekçesinde her ne kadar söz konusu imara ve projeye aykırılıkların taşınmaz edinildiğinde bulunduğunu ileri sürülmüş ise de halihazırda taşınmazda tasarruf edenin sorumlu olduğu hususu gözetildiğinde ileri sürülen istinaf talebinin kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, karşı dava yönünden ise yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, karşı davalının maliki olduğu bağımsız bölümün üç tarafında ortak alana inşa edilmiş duvar bulunduğu, B Blok 1 No lu bağımsız bölüm ile A Blok 1 No lu bağımsız bölüm arasında kalan duvarın ise ortak alanda yer aldığı ve anataşınmazın tüm hissedarlarının ortak alanlardan yararlanmalarına engel olduğu, bu durumun 634 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesine aykırı olduğu, onaylı mimari projeye göre bloklar arasında orta aksta 100 cm boyunda limon servi ve çit bulunabileceği ancak projede duvar bulunmadığı, A Blok 1 nolu bağımsız bölüm malikine ulaşılamadığı ancak karşı davalının maliki olduğu taşınmazın etrafında olan bu duvarların kendi hüküm ve tasarrufunda bulunduğu, üçüncü bir kişinin bu duvarların yaptırmasının o kişiye bir fayda sağlamayacağı anlaşıldığından bu duvarların karşı davalı tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı ve bu duvarlarla ilgili ortak alana yapılması konusunda usulüne uygun olarak alınmış kat malikleri kurul kararı veya kat maliklerinin yazılı rızaları da bulunmadığı gerekçesiyle davacı karşı davalının istinaf yolu başvurusu yönünden ise toplanan deliller, keşif, bilirkişi raporu karşısında aykırılıklar sabit olup, davacı karşı davalı tarafça taşınmazın tasarruf edilmesi karşısında itirazlarının kabul edilebilir bir yanı bulunmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (m. 16, 19)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371)

Karar metninin tamamı

5. Hukuk Dairesi 2024/5032 E. , 2025/447 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/147 Esas, 2024/347 Karar DAVACI / KARŞI DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI / KARŞI DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 13.12.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/955 Esas, 2023/964 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkin asıl ve karşı davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacının yanında bulunan komşu taşınmazın maliki olduğunu, davalının haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın bu iki taşınmazın bahçesini birbirinden ayıran ve kendi kullanım alanını genişletecek şekilde bahçe duvarı inşa ettiğini, taşınmazın vaziyet planında bahçe duvarının olmadığını, duvarın yapılması için Dikili Belediyesinden izin alınması gerektiğini belirterek ortak yerlere yapılan müdahalenin önlenmesine ve taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiştir. 2.Karşı davada davacı asıl davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; karşı davada davacının iddia ettiğinin aksine iki taşınmazı ayıran bahçe duvarını kendisinin değil davacının yaptığını, bu duvarın kendisinin kullanım alanını genişletmediğini, aksine davacının kullanım alanını genişlettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ayrıca karşı dava açarak davacı-karşı davalının taşınmazının etrafına duvar inşa ederek ortak alanlara müdahale ettiğini belirterek müdahalenin önlenmesini ve eski hale getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı karşı davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taşınmazı satın aldığında uyuşmazlık konusu duvarın davacı tarafından yapıldığını, herhangi bir şekilde davacının davalıyı uyarmadığını, davacının iyniyetli olmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını ileri sürmüştür. 2. Asıl davada davacı karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu duvarın 2015 yılında asıl davada davalı tarafından yapıldığını, duvarın inşasından uzun yıllar önce inşa edilen ve 2015 yılında davalı tarafından yıkılan bahçe duvarının bulunduğunu, ancak davalının izin almaksızın eski duvarı yıkarak kendi bahçesini genişletmek amaçlı yeni duvar inşa ettiğini belirterek karşı davanın reddini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı karşı davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl dava yönünden usul ve kanuna aykırı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, tanık beyanlarından anlaşıldığına göre bu duvarın davalı tarafından yaptırıldığı şeklinde gerekçe kurulduğunu, asıl dava konusu duvarın davacı tarafça yapıldığını, dosya kapsamında toplanan delillerin bu duvarın davacı yanca yapıldığını gösterdiğini, tanık anlatımları irdelendiğinde mahkemenin takdirinin hatalı olduğunu, davacı iddiasının aksine iki taşınmazı ayıran bahçe duvarının kendisi tarafından yapıldığını, davacı tanık anlatımlarının çelişkili olduğunu, davacı yanca arsa payını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. 2.Karşı davada davacı asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstinaf kaldırma kararında belirtilen eksikliklerin asıl dava yönünden tamamlandığını, karşı davanın kabulü yönünden ise mahkeme kararının hatalı olduğunu, eksik incelemeye dayanarak hüküm kurulduğunu, istinaf kaldırma kararında karşı dava yönünden tespit edilmesi gerektiği belirtilen hususlarn tamamlanmadığını, karşı davanın konusu imalatların yaptığına dair delil toplanmadan karar verildiğini, karşı davanın tefrik edilerek başka bir esasa kaydedilmesi ve delillerin toplanmasının gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; yapılan keşifte görüldüğü üzere taraflara ait taşınmazların arasındaki bahçede beton duvar inşa edilmiş olduğu, bu duvarın ortak alanda yer aldığı ve anataşınmazın tüm hissedarlarının ortak alanlardan yararlanmalarına engel olduğu, bu durumun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun)16 ncı maddesine aykırı olduğu, tanık beyanlarından anlaşıldığına göre bu duvarın davalı tarafından yaptırıldığı, onaylı mimari projeye göre bloklar arasında orta aksta 100 cm boyunda limon servi ve çit bulunabileceği ancak projede duvar bulunmadığı, bu duvarın ortak alana yapılması konusunda usulüne uygun olarak alınmış kat malikleri kurul kararı veya kat maliklerinin yazılı rızaları da bulunmadığı gerekçesiyle ayrıca davalı karşı davacı tarafından istinaf dilekçesinde her ne kadar söz konusu imara ve projeye aykırılıkların taşınmaz edinildiğinde bulunduğunu ileri sürülmüş ise de halihazırda taşınmazda tasarruf edenin sorumlu olduğu hususu gözetildiğinde ileri sürülen istinaf talebinin kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, karşı dava yönünden ise yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, karşı davalının maliki olduğu bağımsız bölümün üç tarafında ortak alana inşa edilmiş duvar bulunduğu, B Blok 1 No lu bağımsız bölüm ile A Blok 1 No lu bağımsız bölüm arasında kalan duvarın ise ortak alanda yer aldığı ve anataşınmazın tüm hissedarlarının ortak alanlardan yararlanmalarına engel olduğu, bu durumun 634 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesine aykırı olduğu, onaylı mimari projeye göre bloklar arasında orta aksta 100 cm boyunda limon servi ve çit bulunabileceği ancak projede duvar bulunmadığı, A Blok 1 nolu bağımsız bölüm malikine ulaşılamadığı ancak karşı davalının maliki olduğu taşınmazın etrafında olan bu duvarların kendi hüküm ve tasarrufunda bulunduğu, üçüncü bir kişinin bu duvarların yaptırmasının o kişiye bir fayda sağlamayacağı anlaşıldığından bu duvarların karşı davalı tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı ve bu duvarlarla ilgili ortak alana yapılması konusunda usulüne uygun olarak alınmış kat malikleri kurul kararı veya kat maliklerinin yazılı rızaları da bulunmadığı gerekçesiyle davacı karşı davalının istinaf yolu başvurusu yönünden ise toplanan deliller, keşif, bilirkişi raporu karşısında aykırılıklar sabit olup, davacı karşı davalı tarafça taşınmazın tasarruf edilmesi karşısında itirazlarının kabul edilebilir bir yanı bulunmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek asıl dava yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ayrıca dava konusu duvarın kim tarafından inşa edildiği tespit edilmeden varsayıma dayanarak hüküm kurulduğunu, müvekkilin taşınmazını çevreleyen duvarları aynı zamanda parsel üzerinde komşu diğer taşınmaz maliklerince kullanılmakta ve faydalanılmak olduğunu, bu haliyle yalnızca karşı davalının bu duvarları inşa etmekte bir faydasının bulunduğu tespitinin hatalı olduğunu belirterek karşı dava yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu ve 33 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyanın incelenmesinde, davacının (karşı davalının) ortak alanlara müdahalesi ile mimari projeye aykırılıkların bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, bilirkişi raporunda davaya konu B1 nolu bağımsız bölüm etrafı için krokide açık ... renk ile gösterilen kısmın ortak alana müdahale etmekte olup, bu imalatın kalinin gerektiği, krokide mavi renk ile gösterilen kısmın ise projeye göre ada içi yol olarak projelendirildiği ve yol yan kısımlarında duvar gösterimi bulunduğu tespit edilerek söz konusu imalatın kali gerekmediği, bu bölümde ortak alana müdahale yapıldığının düşünülmediğinin tespit edildiği buna karşın mahkemece krokide açık ... renk ile gösterilen kısım hakkında hüküm kurulmadığı, krokide mavi renk ile gösterilen kısım hakkında ise eski hale getirilmesine karar verildiği anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu ile mahkeme kararı arasında çelişki oluştuğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı-karşı davalıdan ve davalı-karşı davacıdan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 71b1346b8c34aa17b7205953525352dfc0b19762d8921a807714b6ad96f3bdb6

Son alınma: 07.11.2026 10:43 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.

Avukata danışın

Uzman hukukçularımıza danışın

Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.

  • Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
  • Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.