Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4383 E., 2025/114 K.
Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/4383 · K. 2025/114 · 06.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Dava, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine göre kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, taşınmazın net gelir esas alınarak değer biçilmesini ve bilirkişi raporuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranını yerinde bulup kararı onamıştır.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava, bir taşınmazın bir kısmının kamulaştırılması nedeniyle açılmıştır. Kamulaştırma, devletin ya da kamu idaresinin bir taşınmazı kamu yararı için bedelini ödeyerek almasıdır. Bu davada idare, taşınmazın 3.102,42 m²lik kısmı için bedelin belirlenmesini ve bu kısmın yol olarak tapudan silinmesini istemiştir.
Karşı taraf ise idarenin önerdiği bedelin düşük olduğunu söyleyerek mahkemenin gerçek bedeli belirlemesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş ve bedelin ödenmesine, kamulaştırılan kısmın da tapudan yol olarak terkinine karar vermiştir. Sonra taraflar bu kararı istinaf etmiş; istinaf, dosyanın bir üst bölge mahkemesinde yeniden incelenmesidir.
Bölge adliye mahkemesi, ilk kararın doğru olduğunu kabul ederek istinaf başvurularını reddetmiştir. Yargıtay da dosyada, taşınmazın arazi niteliği nedeniyle net gelir esas alınarak değer biçilmesini ve bilirkişi raporundaki faiz ile değer artış oranlarını uygun bulmuştur. Böylece Yargıtay, önceki kararı onamış; yani hukuka uygun bulup aynen bırakmıştır. Bu sonuç, kararın bu haliyle geçerliliğini koruması anlamına gelir.
§Avukat için özet
Uyuşmazlık, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayalı kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan kısmın yol olarak tapudan terkini isteminden kaynaklanmaktadır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi ise istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Temyiz eden davacı idaredir.
Temyizde 6100 sayılı HMK’nın 369, 370 ve 371. maddeleri ile 2942 sayılı Kanun’un 10, 11 ve 12. maddeleri uygulanmıştır. Davacı idare, objektif değer artış oranı ve kapitalizasyon faizinin hatalı belirlendiğini, ürün gelirinin yüksek alındığını ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi ise arazi niteliğindeki taşınmaza 11/1-f uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak bedel takdir edilmesini yerinde bulmuş; bilirkişi raporundaki ürün verilerinin resmi veriler ve münavebe sistemine uygun olduğunu, kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygun bulunduğunu belirtmiştir.
Yargıtay da HMK 371 kapsamında bozma nedeni görmemiştir. Kararda, temyiz incelemesinde tarafların iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, uygulanacak hukuk kuralları, hukuki nitelendirme, dava şartları ile yargılama ve ispat kurallarına göre hükmün usul ve kanuna uygun olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak bölge adliye mahkemesi kararı 6100 sayılı Kanun’un 370/1. maddesi uyarınca onanmış; karar oy birliğiyle verilmiştir.
Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4383, K. 2025/114, T. 06.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: idarece teklif edilen bedelin düşük olduğunu, teklif edilen bedeli kabul etmediklerini, Mahkemece kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.
Mevzuat
4650 sayılı Kanun; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“201 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.”
“4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ve yörenin münavebe sistemine uyumlu olup, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda da…
✓
Yargıtay 5. Hukuk DairesiOnama
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
201 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili,... ilçesi, ... 201 parsel sayılı taşınmazın 3.102,42 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan kısmının yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: idarece teklif edilen bedelin düşük olduğunu, teklif edilen bedeli kabul etmediklerini, Mahkemece kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, yatırım amaçlı bir taşınmaz olup objektif değer artışının da hatalı olduğunu, ürün giderlerini net gelirin 1/3'ünden fazla hesaplandığını, oluşacak kot farkı nedeni ile arta kalan kısımda değer düşüklüğünün hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
4650 sayılı Kanun
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 10, 11)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
¶Karar metninin tamamı
5. Hukuk Dairesi 2024/4383 E. , 2025/114 K.
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/184 Esas, 2024/447 Karar
DAVA TARİHİ : 14.07.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/90 Esas, 2023/457 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili,... ilçesi, ... 201 parsel sayılı taşınmazın 3.102,42 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan kısmının yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: idarece teklif edilen bedelin düşük olduğunu, teklif edilen bedeli kabul etmediklerini, Mahkemece kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranı ile kapitalizasyon faizinin hatalı belirlendiğini, taşınmazın arta kalan kısmında değer artışının hesaplanması gerektiğini, ürün geliri yüksek alınarak bedelin fahiş hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, yatırım amaçlı bir taşınmaz olup objektif değer artışının da hatalı olduğunu, ürün giderlerini net gelirin 1/3'ünden fazla hesaplandığını, oluşacak kot farkı nedeni ile arta kalan kısımda değer düşüklüğünün hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ve yörenin münavebe sistemine uyumlu olup, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun düştüğü, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, Mahkemece Dairenin iade kararı doğrultusunda yargılama yapıldığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu, 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki ...ili,... ilçesi, ... 201 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3.Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.