Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3499 E., 2025/107 K.

Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/3499 · K. 2025/107 · 06.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği

Kısa özet

Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayalı olarak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, taşınmazın arsa ve üzerindeki yapı yönünden değerlemesinin ve vekâlet ücreti konusundaki değerlendirmenin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek kararı onamıştır.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dava, kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve taşınmazın yol olarak tapudan silinmesi istemiyle açılmıştır. Kamulaştırma, devletin ya da idarenin kamu yararı için bir taşınmazı bedelini ödeyerek almasıdır.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; yani taşınmaz için bedel belirlemiş ve tapuda yol olarak terkinine karar vermiştir. İstinaf (ilk kararın üst mahkemede tekrar incelenmesi) aşamasında bölge adliye mahkemesi, tarafların itirazlarını yerinde görmeyerek başvuruları esastan reddetmiştir.

Dosya Yargıtay’a taşınmıştır. Yargıtay, taşınmazın arsa kısmının emsal taşınmazlarla karşılaştırılarak, üzerindeki yapının ise resmî birim fiyatlar ve yıpranma payı dikkate alınarak değerlendirildiğini; ayrıca vekâlet ücreti konusunda da hukuka aykırılık bulunmadığını söylemiştir. Bu nedenle önceki kararı onamıştır. Pratikte bu, alt mahkemenin belirlediği sonucun geçerli kalması demektir.

Avukat için özet

Dava, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayalı kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Temyiz eden davacı idaredir.

Uyuşmazlık, bedel tespitinde arsa yönünden emsal karşılaştırmasının ve üzerindeki yapı yönünden 2942 sayılı Kanun’un 11/1-h bendinin uygulanmasının isabeti ile davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olup olmadığıdır. Yargıtay, 6100 sayılı HMK’nın 369, 370 ve 371. maddeleri çerçevesinde inceleme yapmıştır.

Daire; arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11/1-g bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslama yapılarak, yapı için ise 11/1-h bendi gereğince resmî birim fiyatlar esas alınarak yıpranma payı düşülmek suretiyle değer takdir edilmesini yerinde bulmuştur. Ayrıca AİHM’in 12055/17 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararını da gözeterek davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık görmemiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazları reddedilmiş ve bölge adliye mahkemesi kararı HMK 370/1 uyarınca onanmıştır. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Künye
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3499, K. 2025/107, T. 06.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Mevzuat
4650 sayılı Kanun; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 11, 10); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)
Gerekçe özü
“2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının…”
“4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılara zeminine, üzerindeki yapılara ise 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinin ve belirlenen bedelin bloke ettirilerek davalılara ödenmesine karar verilmesinde ve davanın nitel…
  3. ✓
    Yargıtay 5. Hukuk DairesiOnama
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının…
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, dava konusu ve emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz özellikleri tek tek incelenmeden eksik ve üstün yanları açıklanmadan, karşılaştırma yapmadan genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinilerek rapor hazırlandığını, raporun denetime kapalı olduğunu, arsa vasıflı olan taşınmazların bedelinin emsal satış değerine göre belirlendiğini, taşınmaza olabildiğince çok emsal karşılaştırması yapılması; emsal taşınmazların her birinin dava konusu taşınmaza uygunluğunun denetlenmesi; üstün ya da eksik yönlerinin tek tek belirtilmesi gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda tüm bu hususların göz ardı edilerek hazırlandığını, imar ve yol durumu, yapılaşma şartları, şehir merkezine yakınlığı gibi tüm özellikleri açısından karşılaştırma yapılmadığını mevcut özelliklerin her birinin değerlendirmede ne derece etkili olduğunun ifade edilmediğini belirtilerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ... ilçesi,... Mahallesi 876 ada 141 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 4650 sayılı Kanun
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (m. 11, 10)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 371, 370)

Karar metninin tamamı

5. Hukuk Dairesi 2024/3499 E. , 2025/107 K. MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1162 Esas, 2024/14 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/210 Esas, 2022/55 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ... ilçesi,... Mahallesi 876 ada 141 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Trabzon'da ... ... ... ...... ve ... de yapılan kamulaştırmalar ve kesinleşen kararlar dikkate alındığında taşınmazın m² değerinin düşük belirlendiğini, Yargıtay kararları ve Anayasa Mahkemesi kararı, emsal kararlar gözetilerek bedelin tespit edilmesi gerektiğini, düzenleme ortaklık payının müşterek metal alanın hesaplamaya katılması gerektiğini, davanın niteliği gereği davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden vekâlet ücretinin kamulaştırma bedelini azaltacağı ve mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğundan davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, dava konusu ve emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz özellikleri tek tek incelenmeden eksik ve üstün yanları açıklanmadan, karşılaştırma yapmadan genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinilerek rapor hazırlandığını, raporun denetime kapalı olduğunu, arsa vasıflı olan taşınmazların bedelinin emsal satış değerine göre belirlendiğini, taşınmaza olabildiğince çok emsal karşılaştırması yapılması; emsal taşınmazların her birinin dava konusu taşınmaza uygunluğunun denetlenmesi; üstün ya da eksik yönlerinin tek tek belirtilmesi gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda tüm bu hususların göz ardı edilerek hazırlandığını, imar ve yol durumu, yapılaşma şartları, şehir merkezine yakınlığı gibi tüm özellikleri açısından karşılaştırma yapılmadığını mevcut özelliklerin her birinin değerlendirmede ne derece etkili olduğunun ifade edilmediğini belirtilerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın m² fiyatının düşük hesaplandığını, takdir edilen bedelin Yargıtay kararları gereğince güncel, gerçekçi ve objektif olması gerektiğini, ...4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/285 Esas sayılı dosyasına konu 690 ada 27 parsel sayılı taşınmazın m²sine 6.475,00 TL takdir edildiğini, serbest piyasada davaya konu taşınmazların satışlarının çok daha fazla bedeller üzerinden yapıldığını, binada güçlendirme çalışmaları yapılmış olup bağımsız bölümlere ve ortak alanlara takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılara zeminine, üzerindeki yapılara ise 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinin ve belirlenen bedelin bloke ettirilerek davalılara ödenmesine karar verilmesinde ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: e891ee13feb15f26884877e894f409846c64683075551df545d093eab8c17b0c

Son alınma: 31.10.2026 10:21 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.