Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2282 E., 2025/122 K.
Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/2282 · K. 2025/122 · 07.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş. Yargıtay kararı bozdu; incelenen temel soru: İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava şu taleple açılmış:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını çalışanı Doğan Kurt'un babası ...'a 07.05.2015 tarihinde sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Bölge Adliye Mahkemesince borcun doğumu ile tazminat alacağının hüküm altına alınması kavramları karıştırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2282, K. 2025/122, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi · Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: kabul · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı ... vekili, tasarrufun borcun doğumundan önce gerçekleştiğini, müvekkilinin oğlunun borçlu yanında çalışmadığını, borçlu ile bir yakınlık ve akrabalığının olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık
İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Kanun (m. 371)
Gerekçe özü
“Bölge Adliye Mahkemesince borcun doğumu ile tazminat alacağının hüküm altına alınması kavramları karıştırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”
Hüküm
Bozma (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı kabul etti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ile davalılardan ... arasında Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/586 E 2015/348 Karar sayılı ilamından kaynaklı davacının alacaklı olduğu, Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13073 sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğu, davalı ...'nun üzerine kayıtlı Antalya Manavgat......., Mahallesi 595 ada 28 parsel sayılı arsa nitel…
↺
Yargıtay 4. Hukuk DairesiBozma
Davacı vekilinin temyiz sebebinin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı soruİİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince borcun doğumu ile tazminat alacağının hüküm altına alınması kavramları karıştırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, borcun doğum tarihinin davanın açıldığı tarih olarak kabulü gerektiğini, üçüncü kişinin ödemelerinin gerçek olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının takibe konu alacağının, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/586 E. 2015/348 K sayılı dosyasında verilen 02.07.2015 tarihli karar ile davacı lehine hükmedilen ilam vekalet ücreti, inkar tazminatı, yargılama gideri ve işlemiş faiz toplamına dayandığına göre alacağın doğum tarihinin, bu kararın kesinleşme tarihi olduğu, tasarrufun bu tarihten önce 07.05.2015 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, tasarrufun iptali davalarına özgü, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması dava şartının gerçekleşmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın ön koşul yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek "davanın usulden reddine" karar verilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Kanun (m. 371)
¶Karar metninin tamamı
4. Hukuk Dairesi 2022/2282 E. , 2025/122 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2901 E., 2021/2112 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/564 E., 2019/199 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını çalışanı Doğan Kurt'un babası ...'a 07.05.2015 tarihinde sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, tasarrufun borcun doğumundan önce gerçekleştiğini, müvekkilinin oğlunun borçlu yanında çalışmadığını, borçlu ile bir yakınlık ve akrabalığının olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ile davalılardan ... arasında Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/586 E 2015/348 Karar sayılı ilamından kaynaklı davacının alacaklı olduğu, Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13073 sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğu, davalı ...'nun üzerine kayıtlı Antalya Manavgat......., Mahallesi 595 ada 28 parsel sayılı arsa nitelikteki taşınmazdaki 1/2 hissesinin 07.05.2015 tarih 7937 yevmiye ile diğer davalıya devrettiği, bu devrin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olduğu, icra takibinde yapılan haciz işlemlerinde davalı ... üzerinde herhangi bir taşınmazın ve hacze kabil malın bulunmadığı, davalının aciz durumda olduğu, buna göre İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde belirtilen tasarrufun iptaline ilişkin koşulların olayda oluştuğu, diğer davalı ...'un davalı ...'nun durumunu bilmesine rağmen taşınmazı aldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının takibe konu alacağının, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/586 E. 2015/348 K sayılı dosyasında verilen 02.07.2015 tarihli karar ile davacı lehine hükmedilen ilam vekalet ücreti, inkar tazminatı, yargılama gideri ve işlemiş faiz toplamına dayandığına göre alacağın doğum tarihinin, bu kararın kesinleşme tarihi olduğu, tasarrufun bu tarihten önce 07.05.2015 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, tasarrufun iptali davalarına özgü, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması dava şartının gerçekleşmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın ön koşul yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek "davanın usulden reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, borcun doğum tarihinin davanın açıldığı tarih olarak kabulü gerektiğini, üçüncü kişinin ödemelerinin gerçek olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Alacak hakkı hukuki ilişki kurulduğu veya hukuki olay meydana geldiği anda, talep hakkı ise borcun muaccel olduğu anda doğar. Tasarrufun iptali davaları bakımından dava şartı olarak öngörülen husus borcun tasarruf tarihinden önce muaccel olması değil, tasarruf tarihinden önce doğmuş olmasıdır. Davaya konu alacağın dayanağını teşkil eden kötü niyet tazminatı icra inkar tazminatı gibi takip hukukuna özgü bir müessese olup amacı haksız ve kötü niyetli olarak takip yapan alacaklıyı cezalandırmaktır. Haksız ve kötü niyetli takibe maruz kalan kişi bu sebeple borçlu olmadığının tespiti ile birlikte kötü niyet tazminatı talebinde bulunabilir (İİK 72). Diğer şartları da varsa haksız fiil sebebiyle tazminat davası açabilir (TBK 49 vd). Ya da somut olayda olduğu gibi alacaklının açmış olduğu itirazın iptali davasında kötü niyet tazminatı talebinde bulunabilir (İİK 67). Takip borçlusu açısından kötü niyet tazminatı alacaklının buna ilişkin takibi başlatması ile dava ve talep edilebilir. Dolayısıyla kötü niyetli takip sebebiyle ortaya çıkan yasadan kaynaklı zarara ilişkin borcun doğum tarihi ve muacceliyet tarihi takip tarihidir. Bölge Adliye Mahkemesince borcun doğumu ile tazminat alacağının hüküm altına alınması kavramları karıştırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Şu halde borcun doğumunun tasarruftan önce olması lazım geldiğine ilişkin dava şartının gerçekleştiği gözetilmek suretiyle diğer dava şartları ve davanın esası bakımından istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz sebebinin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Son alınma: 07.11.2026 04:41 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 07.11.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.