Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/904 · K. 2025/13 · 06.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Bu davada bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı bozdu; incelenen temel soru: ödünç sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Dava şu taleple açılmış:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya 07.04.2021 tarihinde 118 adet çeyrek altın ile 1.950,00 USD'nin 30.07.2022 tarihinde geri ödemek üzere verdiğini, davalının borcunu ödemediğini beyanla 118 çeyrek altının aynen, aksi takdirde 30.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talep etmiştir.
Karşı taraf davanın reddini istemiş.
İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.
Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.
Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: ödünç sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Yargıtay kararı bozmuş; yani önceki kararı hukuka aykırı bulmuş. Dosya, Yargıtay'ın gösterdiği doğrultuda yeniden incelenmek üzere geri gönderilir; dava henüz kesin olarak bitmemiştir.
Yargıtay'ın gerekçesinden:
Hâl böyle olunca taraflar arasındaki tutanağın yazılı delil olduğu, davalı tarafından 118 adet altının ve 1.950,00 USD'nin alınmadığının ispat edilmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Karar oy birliğiyle verilmiş.
§Avukat için özet
Künye
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/904, K. 2025/13, T. 06.01.2025
İlgili mahkemeler
Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Savunma
Davalı vekili; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Uyuşmazlık
ödünç sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Kanun (m. 373)
Gerekçe özü
“Hâl böyle olunca taraflar arasındaki tutanağın yazılı delil olduğu, davalı tarafından 118 adet altının ve 1.950,00 USD'nin alınmadığının ispat edilmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Hüküm
Kaldırma (bölge adliye mahkemesi kararı), Bozma — oy birliği
Pratik sonuç
Dosya kararı veren mahkemeye döner; mahkeme bozmaya uyarak yeniden karar verir ya da gerekçesini göstererek önceki kararında direnebilir.
→Yargılama süreci
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusununu esastan reddine karar verilmiştir.
↺
Yargıtay 3. Hukuk DairesiBozma
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı soruödünç sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Hâl böyle olunca taraflar arasındaki tutanağın yazılı delil olduğu, davalı tarafından 118 adet altının ve 1.950,00 USD'nin alınmadığının ispat edilmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafın delil olarak sunduğu belgede tarafların 118 adet altın ve 1.950,00 USD'nin verilmesi karşılığında tutanak tutacaklarını belirttikleri anlaşılmış olup söz konusu belgenin incelenmesi neticesinde bunun verme karşılığı kaleme alındığı anlaşılmıştır. Davalı vekili beyanında her ne kadar müvekkiline zorla boş kağıda imza attırıldığı savunmasında bulunsa da imzaya itiraz etmemiştir. Hâl böyle olunca taraflar arasındaki tutanağın yazılı delil olduğu, davalı tarafından 118 adet altının ve 1.950,00 USD'nin alınmadığının ispat edilmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı vekili; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın delil olarak sunduğu belge incelendiğinde davalıya alacak konusu talep edilen altın ve paranın teslim edildiğine ve davalının borcu teslim aldığına dair ibare bulunmadığı, bu nedenle belgenin kesin delil yerine delil başlangıcı olarak kabul edildiği, dinlenen davacı tanıklarının ise davacıyı destekler nitelikte beyan vermelerine rağmen davacının verdiği miktarı görmediklerinini beyan ettiği, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanmayacaklarını bildirdiği ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Kanun (m. 373)
¶Karar metninin tamamı
3. Hukuk Dairesi 2024/904 E. , 2025/13 K.
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1803 E., 2023/1894 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/276 E., 2023/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya 07.04.2021 tarihinde 118 adet çeyrek altın ile 1.950,00 USD'nin 30.07.2022 tarihinde geri ödemek üzere verdiğini, davalının borcunu ödemediğini beyanla 118 çeyrek altının aynen, aksi takdirde 30.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın delil olarak sunduğu belge incelendiğinde davalıya alacak konusu talep edilen altın ve paranın teslim edildiğine ve davalının borcu teslim aldığına dair ibare bulunmadığı, bu nedenle belgenin kesin delil yerine delil başlangıcı olarak kabul edildiği, dinlenen davacı tanıklarının ise davacıyı destekler nitelikte beyan vermelerine rağmen davacının verdiği miktarı görmediklerinini beyan ettiği, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanmayacaklarını bildirdiği ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusununu esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; yazılı delil başlangıcı olarak nitelendirilen tutanağın kesin delil olan senet niteliğinde olduğunu, senedin aksin davalı tarafça aynı kuvvette delil sunulmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, borç verme hususunun tanık beyanıyla da kanıtlandığını savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafın delil olarak sunduğu belgede tarafların 118 adet altın ve 1.950,00 USD'nin verilmesi karşılığında tutanak tutacaklarını belirttikleri anlaşılmış olup söz konusu belgenin incelenmesi neticesinde bunun verme karşılığı kaleme alındığı anlaşılmıştır. Davalı vekili beyanında her ne kadar müvekkiline zorla boş kağıda imza attırıldığı savunmasında bulunsa da imzaya itiraz etmemiştir. Hâl böyle olunca taraflar arasındaki tutanağın yazılı delil olduğu, davalı tarafından 118 adet altının ve 1.950,00 USD'nin alınmadığının ispat edilmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.