Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/835 · K. 2025/59 · 07.01.2025
Genel HukukOy birliği
≡
Kısa özet
Davacı, maden ruhsatının devrine ilişkin 23.03.2018 tarihli sözleşmelere dayanarak cezai şart ve zarar tazminatı istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi, resmi şekle uyulmayan sözleşmenin ve buna bağlı cezai şartın geçersiz olduğu, ayrıca zararın da ispatlanamadığı gerekçesiyle kararı kaldırıp davayı yine reddetti. Yargıtay, bu gerekçeyi isabetli bulup kararı onadı.
Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.
☺Vatandaş için açıklama
Bu dava, bir maden ruhsatının devri için yapılan sözleşmeden doğan anlaşmazlığa ilişkindir. Davacı şirket, karşı tarafın ruhsatı devralmaktan vazgeçtiğini söyleyerek sözleşmede yazan cezai şartı (önceden kararlaştırılan ceza) ve uğradığını iddia ettiği zararı istedi.
İlk derece mahkemesi davayı reddetti. Sonra dosya istinafa (ilk kararın üst mahkemede yeniden incelenmesi) gitti; bölge adliye mahkemesi de sözleşmenin maden ruhsatı devri için gerekli resmi şekle uygun olmadığını, bu yüzden geçersiz sayılacağını belirterek davayı yine reddetti.
Yargıtay, dosyada özellikle sözleşmenin resmi şekle uygun yapılmadığını ve bu nedenle sözleşmedeki cezai şart hükmünün de geçerli olmayacağını değerlendirdi. Ayrıca davacının zararını yeterince ispatlayamadığını kabul etti. Bu nedenle bölge adliye mahkemesinin kararını onadı.
Pratikte bu karar, resmi şekle uyulmadan yapılan ruhsat devri sözleşmelerinde, sözleşmeye konulan ceza ve tazminat hükümlerine dayanmanın mümkün olmayabileceğini gösterir.
§Avukat için özet
Uyuşmazlık, maden ruhsatının devrine ilişkin 23.03.2018 tarihli adi yazılı satış sözleşmelerinden kaynaklanan cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir. Davacı, sözleşmenin 7. maddesine dayanarak cezai şart ile menfi/müspet zarar talep etmiş; davalı ise maden haklarının devrinin kanunda özel şekle tabi olduğunu, yetkili memur huzurunda resmi şekilde yapılmayan sözleşmenin geçersiz bulunduğunu ve bu nedenle talep edilemeyeceğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporu doğrultusunda taraflara atfedilebilecek kusur bulunmadığı, davacının davalının kusurunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise maden ruhsatı devrinin resmi şekil şartına tabi olduğunu, bu şekle uyulmayan sözleşmenin geçersiz sayılacağını; geçersiz sözleşmeden ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iade talep edilebileceğini, ayrıca geçersiz sözleşmedeki cezai şart ve tazminat hükümlerinin de geçersiz olacağını belirterek ilk derece kararını kaldırıp davayı yeniden reddetmiştir.
Temyizde davacı vekili, cezai şartın taraf iradeleriyle kararlaştırıldığını ve davalının kusurlu olduğunu ileri sürmüşse de Yargıtay, temyiz olunan BAM kararındaki gerekçeyi benimsedi. Özellikle resmi şekil şartına uygun olmayan maden ruhsatı devri sözleşmesinin ve buna bağlı cezai şart hükmünün geçersiz olduğu, ikinci sözleşmenin de ruhsat devrinin gerçekleşmesine bağlı bulunduğu ve davacının zararını ispat edemediği vurgulandı. HMK m. 370 uyarınca onama kararı verildi; karar oy birliğiyle çıktı.
Künye
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/835, K. 2025/59, T. 07.01.2025
İlgili mahkemeler
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: kaldırma ve ret · Temyiz eden: taraflar
Savunma
Davalı vekili; maden haklarının devrinin kanunda özel şekle bağlandığını, sözleşmenin Maden İşleri Genel Müdürlüğünde yetkili memurun önünde düzenlenmesinin geçerlilik şartı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bu şekle uyulmadan hazırlanması nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulamayacağını, davacı şirketin 23.03.2018 tarihli satış sözleşmesindeki edimlerini yer…
Uyuşmazlık
maden ruhsatının devrine ilişkin satış sözleşmelerine dayalı cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir
Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 370)
Gerekçe özü
“Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve özellikle resmi şekil şartına uygun olmayan maden ruhsatı devrine ilişkin sözleşmenin ve dolayısıyla sözleşmede yer alan cezai şarta ilişkin hükmün geçersiz olmasına, taraflar arasında düzenlenen ikinci sözleşmenin de ruhsat devir işleminin gerçekleşmesine bağlı olduğunun ve davacının zararını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilin…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.
→Yargılama süreci
1
İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporu doğrultusunda tarafların edimlerinin yerine getirilmesi hususunda taraflara atfedilecek bir kusurunun bulunamadığı, başka bir ifadeyle davacının davalının kusurlu olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
2
Bölge adliye mahkemesi (istinaf)Kararı kaldırıp davayı reddetti
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 23.03.2018 tarihli sözleşme ile belirtilen ruhsat bilgileri çerçevesinde devir işleminin yapılması hususunda cezai şart içeren adi yazılı sözleşme akdedildiği, maden ruhsatının devrinin yet…
✓
Yargıtay 3. Hukuk DairesiOnama
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
?Uyuşmazlık ve gerekçe
Yargıtay'ın cevapladığı sorumaden ruhsatının devrine ilişkin satış sözleşmelerine dayalı cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve özellikle resmi şekil şartına uygun olmayan maden ruhsatı devrine ilişkin sözleşmenin ve dolayısıyla sözleşmede yer alan cezai şarta ilişkin hükmün geçersiz olmasına, taraflar arasında düzenlenen ikinci sözleşmenin de ruhsat devir işleminin gerçekleşmesine bağlı olduğunun ve davacının zararını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilin…
Uyuşmazlık, maden ruhsatının devrine ilişkin satış sözleşmelerine dayalı cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve özellikle resmi şekil şartına uygun olmayan maden ruhsatı devrine ilişkin sözleşmenin ve dolayısıyla sözleşmede yer alan cezai şarta ilişkin hükmün geçersiz olmasına, taraflar arasında düzenlenen ikinci sözleşmenin de ruhsat devir işleminin gerçekleşmesine bağlı olduğunun ve davacının zararını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 23.03.2018 tarihli sözleşme ile belirtilen ruhsat bilgileri çerçevesinde devir işleminin yapılması hususunda cezai şart içeren adi yazılı sözleşme akdedildiği, maden ruhsatının devrinin yetkili memur huzurunda resmi şekilde düzenlenmesi gerektiği, resmi şekil geçerlilik şartı olup aksi halde yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların ancak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceği, geçersiz sözleşmelerde kararlaştırılan tazminat ve cezai şart hükümlerinin de geçersiz olduğu, bu kapsamda davacının sözleşmede yazılı cezai şart alacağını talep etmesinin mümkün olmadığı, dosya kapsamı uyarınca davacının menfi ve müspet zarar talebinin de ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Atıf yapılan mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 370)
¶Karar metninin tamamı
3. Hukuk Dairesi 2024/835 E. , 2025/59 K.
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1739 E., 2023/1398 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/355 E., 2022/416 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 23.03.2018 tarihli sözleşmeler ile Konya İli Selçuklu İlçesi ... Kalker Ocağı 78890 Ruhsat nolu alana ilişkin sözleşmede belirtilen ruhsat bilgileri çerçevesinde devir işleminin yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, davacı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın haklı bir sebep olmaksızın devir almaktan ve gerekli işlemleri yaparak faaliyete geçmekten kaçındığını, taraflar arasında imzalanan 23.03.2018 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde satın alan ya da devir yapan firmanın sözleşme hükümlerinden herhangi birine uymaması veya yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmemesi veya her iki taraftan birinin devir işleminden vazgeçmesi halinde vazgeçen tarafın karşı tarafa 500.000,00 TL ceza bedeli ile birlikte tüm zarar masraf ve gelir kayıplarını ödemesinin kararlaştırıldığını, davacının sözleşme tarihinden itibaren alanı kullanamadığını ve söz konusu ruhsat ile ilgili maddi beklentilerinin karşılanmadığını ileri sürerek; 23.03.2018 tarihli sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeler nedeniyle davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesiyle davacının uğradığı zarar için şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; maden haklarının devrinin kanunda özel şekle bağlandığını, sözleşmenin Maden İşleri Genel Müdürlüğünde yetkili memurun önünde düzenlenmesinin geçerlilik şartı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bu şekle uyulmadan hazırlanması nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulamayacağını, davacı şirketin 23.03.2018 tarihli satış sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmeden, maliki olduğu ve devrini gerçekleştireceği maden sahasını kullanıma hazır hale getirmeden davalı şirketten edimlerini yerine getirmesini beklediğini, devir işleminin tamamlanmamasına davacı şirketin sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporu doğrultusunda tarafların edimlerinin yerine getirilmesi hususunda taraflara atfedilecek bir kusurunun bulunamadığı, başka bir ifadeyle davacının davalının kusurlu olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 23.03.2018 tarihli sözleşme ile belirtilen ruhsat bilgileri çerçevesinde devir işleminin yapılması hususunda cezai şart içeren adi yazılı sözleşme akdedildiği, maden ruhsatının devrinin yetkili memur huzurunda resmi şekilde düzenlenmesi gerektiği, resmi şekil geçerlilik şartı olup aksi halde yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların ancak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceği, geçersiz sözleşmelerde kararlaştırılan tazminat ve cezai şart hükümlerinin de geçersiz olduğu, bu kapsamda davacının sözleşmede yazılı cezai şart alacağını talep etmesinin mümkün olmadığı, dosya kapsamı uyarınca davacının menfi ve müspet zarar talebinin de ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Yargıtay kararlarına göre tarafların serbest iradelerini yansıtarak kararlaştırdığı cezai şartların geçerli olduğunu, davalı tarafın devirden vazgeçtiği ve kusurlu olduğu hususunun dosya kapsamı ve dava öncesindeki ihtarnameler ile sabit olduğunu, zira Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 21.01.2020 tarihli yazısında ruhsatın 21.01.2020 tarihi itibariyle devrine engel hukuki bir durum bulunmamakla birlikte söz konusu ruhsat 09.11.2020 itibariyle iptal edildiğinden halihazırda ruhsatın herhangi bir devir işlemine konu edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini, sözleşme konusu maden işletme ruhsatının devrinin gerçekleşmesine yönelik hukuki sürecin usulüne uygun bir şekilde müvekkili şirket tarafından başlatılmış olduğunu ve devire hazır hale getirildiğini, ancak davalı şirketin üzerine düşen edimleri haklı bir neden olmaksızın yerine getirmekten kaçındığını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Konya İl Müdürlüğünün 28.12.2021 tarihli yazısında "ÇED Gerekli Değildir" kararının bulunduğunu, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkilinin ÇED raporu veya GSM ruhsatı alma gibi bir ediminin de bulunmadığını, davalının ÇED raporu alınmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı gibi ruhsatın devrine engel teşkil eden davaların olduğu iddialarının da doğru olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, maden ruhsatının devrine ilişkin satış sözleşmelerine dayalı cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve özellikle resmi şekil şartına uygun olmayan maden ruhsatı devrine ilişkin sözleşmenin ve dolayısıyla sözleşmede yer alan cezai şarta ilişkin hükmün geçersiz olmasına, taraflar arasında düzenlenen ikinci sözleşmenin de ruhsat devir işleminin gerçekleşmesine bağlı olduğunun ve davacının zararını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Son alınma: 31.10.2026 14:36 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026
Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.
Kararı veren kurum: T.C. Yargıtay Başkanlığı. Kararın sadeleştirilmiş özeti ve açıklamalarının yayıncısı MRHUKUK Hukuk Editörlüğüdür; bu açıklamalar resmî karar metninin yerine geçmez.
Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.
Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?
Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.
Avukata danışın
Uzman hukukçularımıza danışın
Adınızı ve bulunduğunuz yeri bırakın; bölgenizdeki bir avukat veya hukuk bürosu sizinle iletişime geçsin.
Talep göndermek ücretsizdir; avukatlık ücreti avukatla aranızda belirlenir.
Bilgileriniz yalnızca talebinizin atandığı avukat veya büroyla paylaşılır.
Çerez tercihiniz
MRHUKUK, sitenin güvenli çalışması için zorunlu çerezler kullanır. İzin verirseniz hangi sayfaların ziyaret edildiğini ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamak için Google Analytics analiz çerezlerini de kullanırız. Reklam çerezi kullanmıyoruz ve arama metinleriniz Google'a gönderilmez. Ayrıntılar için KVKK aydınlatma metni.