Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/812 E., 2025/2 K. — ecrimisil, maddi tazminat

Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/812 · K. 2025/2 · 06.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği Ecrimisil Maddi tazminat

Kısa özet

İcra memurunun hatalı işleminden doğan zararın tazmini ile ecrimisil istenen davada ilk derece mahkemesi tazminat talebini kısmen kabul edip ecrimisili reddetti; bölge adliye mahkemesi tarafların istinafını esastan reddetti. Yargıtay, uyuşmazlıkta uygulanan hukuk kurallarının ve gerekçenin doğru olduğunu belirterek hem asıl kararı hem de ihbar olunan yönünden ek kararı onadı.

Bu özet yapay zekâ ile karar metninden sadeleştirilmiştir; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Bu dava, icra takibi sırasında taşınmazın payı yanlış gösterildiği için doğduğu ileri sürülen zarar ile taşınmazdan yararlanma karşılığı istenen ecrimisil (bir malın haksız kullanımı nedeniyle istenen bedel) hakkındaydı. Davacılar, icra müdürlüğünün hatalı işlemi yüzünden taşınmazlarının bir kısmını kaybettiklerini söyleyerek maddi tazminat ve ecrimisil istedi; davalı ise davanın süre aşımına uğradığını savundu.

İlk derece mahkemesi, zararın icra müdürlüğünün tapuya gönderdiği yazıdaki hatalı işlemden kaynaklandığını kabul etti ve tazminat istemini kısmen kabul etti; ancak ecrimisil için gerekli şartların oluşmadığını söyleyerek bu kısmı reddetti. Bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurularını kabul etmedi ve ilk kararın yerinde olduğuna karar verdi.

Yargıtay, dosyada hukuki ilişkinin doğru belirlendiğini, icra memurunun kusurlu işleminden doğan zararın tazmin edilmesi gerektiğini ve ecrimisil talebinin yerinde olmadığını kabul etti. Ayrıca ihbar olunan kişinin davada taraf olmadığı için temyiz hakkı bulunmadığını belirtti. Sonuçta önceki kararları onadı; bu da verilen hükmün geçerli kalması anlamına gelir.

Avukat için özet

Uyuşmazlık, İİK m. 5 kapsamında icra memurunun kusurlu işleminden doğan zararın tazmini ve ecrimisil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tazminat istemini kısmen kabul etmiş, ecrimisili reddetmiş; BAM, taraf vekilleri ile ihbar olunanın başvuruları hakkında istinaf aşamasında asıl kararı esastan reddetmiş, ihbar olunan vekilinin istinafı yönünden ayrıca usul işlemi tesis etmiştir.

Yargıtay incelemesinde öncelikle 6100 sayılı HMK m. 61’e dayanarak ihbar olunanın davanın tarafı haline gelmeyeceğini, taraf sıfatı ve aleyhine hüküm bulunmayan ihbar olunanın temyiz hakkı olmadığını belirtti; bu nedenle 17.01.2024 tarihli ek kararın onanması gerektiğine hükmetti. Esasa ilişkin olarak ise BAM kararında; uygulanacak hukuk kurallarının doğru belirlendiği, davacılar murisinin ihale konusu taşınmazdaki hissesinin miktarını eksik gösteren icra memurunun kusurlu olduğu, bu kusurlu davranış nedeniyle zararın tazmininin gerektiği, taşınmaz değerinin doğru belirlendiği, ecrimisil şartlarının oluşmadığı, vekâlet ücretlerinin usule uygun olduğu ve davanın zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı tespitine katıldığını açıkladı.

Bu gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarını reddederek BAM kararını, ihbar olunan vekilinin temyizi yönünden de ek kararı 6100 sayılı Kanun m. 370/1 uyarınca oy birliğiyle onadı.

Künye
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/812, K. 2025/2, T. 06.01.2025
Yargılama yolu
İlk derece: kısmen kabul · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davalı
Talepler
ecrimisil ve maddi tazminat
Savunma
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu işlemlerin sakat olduğu iddia edilen kısmında devletin kusur ve sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Temyiz sebepleri
1. Davacılar vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin resmi verilere göre belirlenmediğini, kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, objektif değer artış oranın düşük olduğunu, taşınmazın değerinin dava tarihi olan 2015 yılına göre değerlendirilmesi gerekirken satış…
2. Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ihale işlemine itiraz edilmediğini, bilirkişi raporunda taşınmazın sulu arazi olarak değerlendirilmesinin ve objekif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, davacıların varsa zararının ihale bedelleri ara…
3. İhbar olunan vekili; ihbar olunanın davalının yanında temyiz hakkı olmasına rağmen temyiz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra görevlilerine kusur izafe edilemeyeceğini, icra mahkemesine başvurmayan tarafın birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemişti…
Mevzuat
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davacılar murisinin ihale konusu taşınmazdaki hissesinin miktarını eksik gösteren icra memurunun kusurlu olduğu, icra memurunun kusurlu davranışı nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazmini gerektiği, taşınmazın değerinin doğru olarak…”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı kısmen kabul etti
    Bakanlığından talep etmekte haklı oldukları, davalının söz konusu hisse üzerinde fiili hakimiyetinden ve fiili hakimiyet iradesinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının davalıdan ecrimisil talebinin hukuki koşulları oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 392.896,85 TL tazminatın 05.03.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istem ile ecrimisil isteminin re…
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekili ve davalı vekili vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; asıl karara karşı, süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekili, 17.01.2024 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararına karşı, ihbar olunan vekili temyiz istemind…
  3. ✓
    Yargıtay 3. Hukuk DairesiOnama
    1.İhbar Olunan ... vekili tarafından temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli ek kararının 6100 sayılı kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davacılar murisinin ihale konusu taşınmazdaki hissesinin miktarını eksik gösteren icra memurunun kusurlu olduğu, icra memurunun kusurlu davranışı nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazmini gerektiği, taşınmazın değerinin doğru olarak…
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu işlemlerin sakat olduğu iddia edilen kısmında devletin kusur ve sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ihale işlemine itiraz edilmediğini, bilirkişi raporunda taşınmazın sulu arazi olarak değerlendirilmesinin ve objekif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, davacıların varsa zararının ihale bedelleri arasındaki fark olduğunu, taşınmaz değeri üzerinden değil ihale bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, zararın ortaya çıkmasında veya ağırlaşmasında davacıların murisinin de kusurunun bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.İhbar olunan vekili; ihbar olunanın davalının yanında temyiz hakkı olmasına rağmen temyiz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra görevlilerine kusur izafe edilemeyeceğini, icra mahkemesine başvurmayan tarafın birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karar metninin tamamı

3. Hukuk Dairesi 2024/812 E. , 2025/2 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/984 E., 2023/1572 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/696 E., 2023/661 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri ile ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli ek kararı ile ihbar olunan vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi üzerine, ek karar karar ihbar olunan vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; ... İcra Müdürlüğünün 2005/33 Esas sayılı takip dosyası üzerinden alacaklı Z.A. tarafından müteveffa ... aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesi ile adına kayıtlı tüm taşınmazlarına haciz konulduğunu, haciz konulan dava konusu taşınmazın icra müdürlüğü vasıtasıyla 09.11.2006 tarihinde kıymet takdirinin yapıldığını, kıymet takdirinde yer alan fen bilirkişi raporunda murisinin 429.300,00 m²'den oluşan taşınmazdan 57096/190080'lik hissesine tekabül eden 128.952,61 m² olması gerekirken hissesinin 33246/190080 olarak hatalı belirlendiğini ve bu hisse üzerinde davacıların dava konusu taşınmaz hissesine düşen miktarının 75.086,80 m² üzerinden kıymet takdiri yapıldığını, 10.09.2008 tarihli taşınmazın açık artırma ilanının da bu miktar üzerinden yapıldığını, ilanda Siirt İli, ... İlçesi, ... Köyünde kain 40 nolu parselde borçlu hissesine düşen 75.086,80 m² ve muhammen bedelinin 272.565,00 TL olarak belirlendiğini, alacaklı vekili tarafından 21.11.2008 tarihinde 2. açık artırmasında 40, 54, 57 ve 62 Parsel sayılı taşınmazların 202.100,00 TL bedel mukabilinde alacağına mahsuben cebri icradan satın alındığını, dava konusu 40 parsel sayılı taşınmazın gerek kıymet takdirinde ve gerekse taşınmazın açık artırma ilanında açıkça anlaşılacağı üzere taşınmazın 33246/190080 hisse üzerinden yani 75.086,80 m² üzerinden satışın yapıldığını ve kesinleştiğini, satışın kesinleşmesi üzerine davaya konu 40 nolu Parsel sayılı taşınmazın tamamı olan yani 429.300,00 m²'den oluşan taşınmazından 57096/190080'lik hissesine tekabül edilen 128.952,61 m²'lik kısmının tamamının Z.A. ... Tapu Sicil Müdürlüğünün 12.03.2009 tarihli ve 331 yevmiye numarası ile Z.A. adına tescil edildiğini, ... İcra Müdürlüğünün 2005/33 Esas sayılı takip dosyası ile dava konusu taşınmaz yönünden yapılmış olan hatalı işlem ve karar neticesinde davacıların murisi olan ...'in (128.952,61m²-75.086,80m²=53.865,81 m²) 53.865,81 m²'den oluşan sulu tarım arazisinin kaybedilmesine neden olunduğunu, müvekkillerince ... Tapu Sicil Müdürlüğünde yapılan araştırma sonucunda hatalı yapılan işlemden yeni haberdar olunduğunu ve dava konusu hissenin de tamamının üçüncü şahıslara satıldığını öğrendiklerini, dava konusu hissenin cebri icra yolu ile satışının yapılmış olması ve tapu kaydına güvenle edinilen taşınmazda iyi niyetli üçüncü kişinin iktisabının korunması nedeniyle satışı iptal ettirme imkanının bulunmadığını, ayrıca müvekkillerinin bu tarihten sonra taşınmazı kullanmadıklarından devir tarihinden dava tarihine kadar toplam 600,00 TL ecrimisil bedelini davalıdan talep ettiklerini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 5. maddesinde icra müdürleri ile yardımcılarının ve diğer görevlilerinin kusurlu hareketlerinden dolayı birinci derecede devletin sorumlu olduğunun belirtildiğini, ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... İcra Müdürlüğünün hatalı işlem ve kararı nedeniyle müvekkillerinin uğramış olduğu dava konusu Siirt ili, ... ilçesi, ... Köyünde kain 40 Parsel (101 Ada 40 Parsel ) sayılı taşınmazın alacaklıya fazladan devredilen 53.865,81 m²'lik sulu tarım arazisinin zararına karşılık olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tapuda yapılan ilk satış tarihi olan 05.03.2009 tarihinde itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığından tahsilini, 05.03.2009-21.10.2015 tarihleri arası olarak ecrimisil bedeline ilişkin olarak toplamda şimdilik 600,00 TL' nin her yıl için vade tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 01.02.2018 tarihli dilekçesiyle tazminat istemini 600.603,22 TL'ye ecrimisil istemini 139.385,74 TL 'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu işlemlerin sakat olduğu iddia edilen kısmında devletin kusur ve sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; meydana gelen zararın ihaleye çıkarılan taşınmazdaki hisse miktarından fazla olacak şekilde icra müdürlüğü tarafından tapu müdürlüğüne yazılan 05.03.2009 tarihli tescil yazısı ile meydana geldiği, davacıların bu zararlarını davalı ... Bakanlığından talep etmekte haklı oldukları, davalının söz konusu hisse üzerinde fiili hakimiyetinden ve fiili hakimiyet iradesinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının davalıdan ecrimisil talebinin hukuki koşulları oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 392.896,85 TL tazminatın 05.03.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istem ile ecrimisil isteminin reddine, 04.07.2023 tarihli ek kararı ile de ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri, ek karara karşı ihbar olunan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekili ve davalı vekili vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; asıl karara karşı, süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekili, 17.01.2024 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararına karşı, ihbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin resmi verilere göre belirlenmediğini, kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, objektif değer artış oranın düşük olduğunu, taşınmazın değerinin dava tarihi olan 2015 yılına göre değerlendirilmesi gerekirken satış tarihi olan 2009 yılına göre belirlendiğini 22/A uygulaması sonucu yapılan yenileme kadastrosundaki artış miktar oranının dikkate alınmadığını, ecrimisil bedeline ilişkin taleplerinin yoksun kalınan gelire ilişkin olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeni ile her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ihale işlemine itiraz edilmediğini, bilirkişi raporunda taşınmazın sulu arazi olarak değerlendirilmesinin ve objekif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, davacıların varsa zararının ihale bedelleri arasındaki fark olduğunu, taşınmaz değeri üzerinden değil ihale bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, zararın ortaya çıkmasında veya ağırlaşmasında davacıların murisinin de kusurunun bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.İhbar olunan vekili; ihbar olunanın davalının yanında temyiz hakkı olmasına rağmen temyiz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra görevlilerine kusur izafe edilemeyeceğini, icra mahkemesine başvurmayan tarafın birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 5. maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.İhbar Olunan ... temyizi yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmez. Davada taraf sıfatı olmayan ve hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın temyiz hakkı bulunmadığından ihbar olunanın temyiz dilekçesinin reddi gerekir. Bu itibarla, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda anılan Kanun hükmüne uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir. 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davacılar murisinin ihale konusu taşınmazdaki hissesinin miktarını eksik gösteren icra memurunun kusurlu olduğu, icra memurunun kusurlu davranışı nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazmini gerektiği, taşınmazın değerinin doğru olarak belirlendiği, somut olayda davacıların ecrimisil bedeli talep etme haklarının bulunmadığı, taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin mevzuata uygun olarak belirlendiği, davacılar murisinin vefatından sonra bir sene içinde zamanaşımı süresi dolmadan davanın açıldığı, davacılar murisinin zararın ortaya çıkmasında ve ağırlaşmasında kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.İhbar Olunan ... vekili tarafından temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli ek kararının 6100 sayılı kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 2.Taraf vekillerince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 83d0c6b0d00789ba8282517d6ccca3bb12b00c0b5dc150f4d3d8f91fb739c787

Son alınma: 31.10.2026 14:39 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış ecrimisil kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.