MRHUKUK
Emsal ara
Büro / avukat girişi
Doğrulanmış emsal kaydı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3678 E., 2025/16 K. — itirazın iptali

Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/3678 · K. 2025/16 · 06.01.2025

Genel Hukuk Oy birliği İtirazın iptali

Kısa özet

İtirazın iptali talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş. Yargıtay kararı onadı; incelenen temel soru: taraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine göre ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bu özet karar metninden otomatik çıkarılmıştır; esas olan karar metnidir.

Vatandaş için açıklama

Davacı bu davada itirazın iptali talep etmiş.

Karşı taraf davanın reddini istemiş.

İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş.

İstinaf aşamasında bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuş.

Bu karar davacı tarafından Yargıtay'a taşınmış.

Yargıtay'ın cevapladığı temel soru: taraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine göre ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Yargıtay kararı onamış; yani önceki kararı hukuka uygun bulmuş. Böylece önceki kararın sonucu geçerliliğini korur.

Yargıtay'ın gerekçesinden:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda açıklanan nedenlere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Karar oy birliğiyle verilmiş.

Avukat için özet

Künye
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3678, K. 2025/16, T. 06.01.2025
İlgili mahkemeler
Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi · Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargılama yolu
İlk derece: ret · İstinaf: esastan ret · Temyiz eden: davacı
Talepler
itirazın iptali
Savunma
Davalı vekili; protokolün Avukat ... tarafından imzalanmadığını, davacı tarafın protokolü kefil sıfatıyla imzaladığını, ilgili protokol incelendiğinde kefalet sözleşmesi yönünden şekle aykırılık olduğunu, davacı tarafın 20.07.2023 tarihinde 1.100.000 TL'nin ödendiği beyan edilmiş ise de Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2019/43474 E. sayılı dosyasına alacaklı tarafça haricen tahsil bildiriminde bulunulmadığını savunar…
Uyuşmazlık
taraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine göre ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir
Mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Gerekçe özü
“"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.”
“Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü düzenlenmiştir.”
“Dava dosyasının incelenmesinde; davalının vekili olarak Avukat ... 'a verdiği vekaletnamede Avukat ...'ın davadan feragat, sulh ve tevkil konusunda yetkisinin olduğu, davalının vekili Avukat ... 'ın protokolün yapıldığı sürecin tüm aşamalarında davacı ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı vekili ile dava konusu yapılan tüm hususlarda mutabık kaldığı, bu hususun whatsapp yazışmaları ve e-posta yazışmaları ile doğrulandığı,…”
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda açıklanan nedenlere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.”
Hüküm
Onama (bölge adliye mahkemesi kararı) — oy birliği
Pratik sonuç
Hüküm onandı; temyiz edilen karar bu haliyle kesinleşir.

Yargılama süreci

  1. 1
    İlk derece mahkemesiDavayı reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin 2023/71509 E. sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 1.100.000,00 TL asıl alacak ve 3.797,26 TL faiz yönünden iptaline, takibin bu alacak miktarı üzerinden işleyecek %9 faiz ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının d…
  2. 2
    Bölge adliye mahkemesi (istinaf)İstinaf başvurusunu esastan reddetti
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
  3. ✓
    Yargıtay 3. Hukuk DairesiOnama
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Uyuşmazlık ve gerekçe

Yargıtay'ın cevapladığı sorutaraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine göre ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; davalının vekili olarak Avukat ... 'a verdiği vekaletnamede Avukat ...'ın davadan feragat, sulh ve tevkil konusunda yetkisinin olduğu, davalının vekili Avukat ... 'ın protokolün yapıldığı sürecin tüm aşamalarında davacı ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı vekili ile dava konusu yapılan tüm hususlarda mutabık kaldığı, bu hususun whatsapp yazışmaları ve e-posta yazışmaları ile doğrulandığı,…
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda açıklanan nedenlere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine göre ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. TBK.nın Dış üstlenme başlıklı 196. maddesinde; "Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur. İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir.
Davalı vekili; protokolün Avukat ... tarafından imzalanmadığını, davacı tarafın protokolü kefil sıfatıyla imzaladığını, ilgili protokol incelendiğinde kefalet sözleşmesi yönünden şekle aykırılık olduğunu, davacı tarafın 20.07.2023 tarihinde 1.100.000 TL'nin ödendiği beyan edilmiş ise de Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2019/43474 E. sayılı dosyasına alacaklı tarafça haricen tahsil bildiriminde bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Atıf yapılan mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Karar metninin tamamı

3. Hukuk Dairesi 2024/3678 E. , 2025/16 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1360 E., 2024/1484 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/522 E., 2024/223 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2020/255227 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, bu takip çerçevesinde 1/2 hissesi .... San. A.Ş., 1/2 hissesi .... San. Tic. A.Ş.'ye ait olan Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde ... Ada, ... Parseldeki taşınmaza ait tahsis hakkına haciz konulduğunu, yine aynı taşınmaza ait tahsis hakkında başkaca icra dosyalarında da haciz bulunması nedeniyle İcra Müdürlüğü tarafından sıra cetveli düzenlendiğini, 12.05.2023 tarihli sıra cetveline karşı dava dışı Kayseri Sanayi Odası ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/159 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine sıra cetveline itiraz davası açıldığını, davalının vekilleri ile yapılan sulh görüşmeleri neticesinde 19.07.2023 tarihli protokol düzenlendiğini, ilgili protokol neticesinde Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/159 E. sayılı sıra cetveline itiraz davası ile ilgili feragat hususunda mutabık kalındığını, protokol hükümleri gereğince müvekkili tarafından 1.100.000 TL'nin 20.07.2023 tarihinde dava dışı Kayseri Sanayi Odası ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansına ödendiğini, protokol gereğince yapılan ödemenin davalıdan talep edildiğini, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; protokolün Avukat ... tarafından imzalanmadığını, davacı tarafın protokolü kefil sıfatıyla imzaladığını, ilgili protokol incelendiğinde kefalet sözleşmesi yönünden şekle aykırılık olduğunu, davacı tarafın 20.07.2023 tarihinde 1.100.000 TL'nin ödendiği beyan edilmiş ise de Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2019/43474 E. sayılı dosyasına alacaklı tarafça haricen tahsil bildiriminde bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin 2023/71509 E. sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 1.100.000,00 TL asıl alacak ve 3.797,26 TL faiz yönünden iptaline, takibin bu alacak miktarı üzerinden işleyecek %9 faiz ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli ek kararıyla; davacı vekili tarafından katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulduğu, daha sonra davacı vekilinin 02.05.2024 tarihli dilekçe ile istinaf haklarından feragat ettiklerini bildirir dilekçe sunduğu anlaşılmış olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davalı vekilinin genel dava vekaletnamesi ile müvekkili borç altına sokabilecek böyle bir kefalet sözleşmesi düzenlemesi mümkün olmadığını, davacı tarafın protokolü kefil sıfatıyla imzaladığını, ilgili protokol incelendiğinde kefalet sözleşmesi yönünden şekle aykırılık olduğunu, ilgili protokolün 10. maddesinin varlığı mevcut iken müvekkilin yapacağı ödemenin sebebinin anlaşılamadığını, yapılan protokolün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 27. maddesi gereği kesin hükümsüz olduğunu, davacı vekilince 03.01.2024 tarihinde dava konusu olan protokolün Av. ... tarafından e-imza ile imzalanmış hali ve Av. ... tarafından Av. ...'a verilen yetki belgesi sunulduğunu, davacı vekili tarafından sunulan yetki belgesinde zorunlu unsurların yer almadığını, yetki belgesinin hangi müvekkil için verildiği, yetki belgesinin kapsamı, vekaletnameye ilişkin bilgilerin hiç biri yetki belgesinde bulunmadığını, kanunun emredici hükmünü ihtiva etmeyen yetki belgesinin geçerli kabul edilmeyeceğini, bu yetki belgesine istinaden imzalanan protokolün de geçerli kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine göre ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. TBK.nın Dış üstlenme başlıklı 196. maddesinde; "Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur. İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir. Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır." ve yine 197. maddesi; "Borcun üstlenilmesine ilişkin öneri alacaklı tarafından her zaman kabul edilebilir. Ancak, üstlenen veya önceki borçlu, kabul için bir süre koyabilir. Alacaklı bu sürenin bitimine kadar susarsa, öneri reddedilmiş sayılır. Önerinin alacaklı tarafından kabul edilmesinden önce yeni bir iç üstlenme sözleşmesi yapılır ve bu ikinci üstlenmeye ilişkin olarak alacaklıya öneride bulunulursa, ilk öneride bulunan, önerisi ile bağlı olmaktan kurtulur." ve yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesinde; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü düzenlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinde; davalının vekili olarak Avukat ... 'a verdiği vekaletnamede Avukat ...'ın davadan feragat, sulh ve tevkil konusunda yetkisinin olduğu, davalının vekili Avukat ... 'ın protokolün yapıldığı sürecin tüm aşamalarında davacı ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı vekili ile dava konusu yapılan tüm hususlarda mutabık kaldığı, bu hususun whatsapp yazışmaları ve e-posta yazışmaları ile doğrulandığı, söz konusu sözleşmenin borcun dış üstlenilmesi niteliğinde olduğu, yetki belgesi usulüne uygun olarak düzenlenmemişse de yetki belgesinin bu işleme yönelik olarak gönderildiğinin yazışmalarla sabit olduğu, davalının mail ve yazışmalara itiraz etmediği, sözleşme hükümleri yerine getirildikten sonra usuli eksikliğin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda açıklanan nedenlere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr · Metin SHA256: 59b8370db0d0600f0b0a8d8628c7ae86154bc9be258879a05652fbb3a5fe852c

Son alınma: 31.10.2026 09:47 · İnceleme: doğrulandı · Yayın: 31.10.2026

Metin, kaynağın PDF/HTML dosyasının değişmez kopyası değil; kaynak bağlantısı üzerinden doğrulanması gereken metin aktarımıdır.

Benzer kararlar ve sorular

Bu konuda sık sorulanlar · yayımlanmış itirazın iptali kararlarının sayımı

Anlamca en yakın 5 karar

Bu sayfadaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti değildir.

Benzer bir durum mu yaşıyorsunuz?

Olayı kendi cümlelerinizle yazın; doğrulanmış Yargıtay kararları arasında anlamına göre arayalım.